Yaşamın Tarihi

Deniz Şahin - 50 Soruda Yaşamın Tarihi



1. Bölüm

BİLİMSEL YÖNTEM NEDİR?

1. Bilimsel yöntem nedir? Nasıl bir yol izler?

“Bu, sadece bir teoridir.”

Yukarıda okuduğunuz bu cümleyi belki her gün duyuyor olabilirsiniz. Günlük konuşmalarınızda, televizyonlardaki tartışmalarda ya da internette gezinirken karşınıza mutlaka çıkmıştır. Genel olarak bu ifade, kesin olmayan, kâğıt üzerinde mümkün ancak pratikte mümkün olmayan durumlar için kullanılır ve kaçınılmaz olarak da siz teori kelimesini her duyduğunuzda, aklınızda, “yetersizlik” içeren bir durum oluşacaktır. Bu durum çoğu yerde sizi yanlışa sürükleyecek bir sonuç oluşturmayabilir, ancak söz konusu durum bilimsel bir konu olduğunda, durum hakkında yanlış fikirlere kapılabilir, bilimsel olarak sunulan bir gerçek karşısında şüpheye düşebilirsiniz. Terimleri yanlış yorumladığınızda da, verilen bilgiyi kavramanız zorlaşacaktır.

Okuduğunuz bu kitap yaşam üzerine sorulmuş sorulara verilen bilimsel cevapları içeriyor. Bu cevaplar, sayısız bilim insanının türlü zorluklara karşı yürüttükleri çalışmalarının sonuçlarıdır. Yüzlerce yıl boyunca sınanmış, birikerek günümüze ulaşmış ve aklımızı meşgul eden temel sorulara cevap olarak karşımıza çıkmışlardır. Bilimin kendine özgü bir dili ve çalışma şekli vardır ve cevapların daha iyi kavranması için bilimsel yöntemden bahsetmek yararlı olacaktır. Aşağıda “teori” kelimesinin bilimsel kullanımındaki anlamını da göreceksiniz. Böylece, terimlere günlük kullanımda nasıl farklı anlamlar yüklenebildiğini de görmüş olacaksınız.

Bilimsel yöntemin izlediği yol

Bilim insanının en temel özelliklerinin başında meraklı olması geliyor diyebiliriz. Çevresinde olup biten doğal süreçleri, büyük bir merakla takip eder. Onları gözlemler, notlar alır, farklı gözlemleri birbiriyle karşılaştırır. Kısacası, bilgi toplar. Yapılan her gözlem ile birlikte, kaçınılmaz olarak, cevaplanacak sorular da beraberinde gelir. Bilim insanı da karşılaştığı bu sorunun çözümü için bilimsel yöntem adını verdiğimiz temel adımları takip eder. O halde bilimsel bir sorunun çözülmesine giden yoldaki ilk basamak olarak “gözlem” yapmayı sayabiliriz. (Şekil 1)


Gözlemle birlikte gelen sorunun çözülmesi için de elde edilen tüm bilgi kullanılarak, sorunun çözümüne yönelik bir fikir ileri sürülür. İşte bu fikir de “hipotez” olarak adlandırılır. Eldeki verilere uygun olmalıdır. Doğru ya da yanlış olabilir; ancak önemli olan nokta, hipotezin yapılacak deneylerle sınanabilir olmasıdır. Bir sorunun çözümü için birçok farklı hipotez ortaya sürülebilir.

Bir sonraki adım ise öne sürülen hipotezden “çıkarımlar” yapılması ve her çıkarımın da bilimsel deneylerle test edilmesidir. Yaptığınız her deneyle, öne sürdüğünüz hipotezi sınamış olursunuz. Deney grubu ile karşılaştırma yapabileceğiniz bir kontrol grubu kullanmanız, deney sonuçlarının sağlıklı şekilde elde edilmesini sağlayacaktır. Bilim insanları bilimsel makalelerinde yaptıkları deneylerin detaylarını da yazarlar. Farklı kişiler aynı deney şartlarını uyguladıklarında aynı sonuçları elde etmelidir. Bu, deneyinizin doğruluğunu gösterir.

Deney sonuçları hipoteziniz ile uyumlu olmak zorunda değildir. Tutarsız sonuçlar karşısında, tekrar hipotez aşamasına dönülerek hipotez gözden geçirilir ve gerekli düzeltme yapılır. Sonuçlara göre hipotez tamamıyla da terk edilebilir. Tutarlı sonuçlar elde edildiğinde ise deneylere devam edilir. Farklı bilim insanları tarafından uygulanan farklı yöntemler ile hipotez sınanmaya devam eder. Elde edilen her tutarlı sonuç ile hipotez teori olma yolunda ilerler.

“Teori” ise, yapılan kontrollü bilimsel deneylerle sürekli olarak doğrulanmaya devam eder. Teori, kendisini yanlışlayan bir sonuç elde edilmediği sürece, güçlenmeye devam edecektir. Sadece bir kısım bilim insanının değil, tüm bilimcilerin kabul edeceği somut deney sonuçlarına gerek duyar. Örnek vermek gerekirse, hücre teorisi canlıların hücrelerden oluştuğunu, atom teorisi maddelerin atomlardan oluştuğunu anlatır. Benzer şekilde evrim teorisi de canlıların ortak bir atadan gelerek nasıl çeşitlendiğini anlatır.

Örnek hipotez

Yöntemin daha iyi anlaşılabilmesi için basit bir örnek üzerinden devam edelim. Diyelim ki, mutfağa geldik ve buzdolabını açtığımızda çok kötü kokular almaya başladık. Bu yapmış olduğumuz gözlem sonucunda elde ettiğimiz bir veri. Kokunun nereden kaynaklandığını düşünmeye başladığımızda aklımıza süt geliyor. Hem gözlemlerimiz hem de daha önceki deneyimlerimiz, bize sütün bozularak dolabı kokutmuş olabileceğini düşündürtüyor. O halde hipotezimiz, “Dolaptaki süt bozulmuş ise dolaptaki kötü kokuya neden olmuştur” şeklinde kurulabilir. Şimdi ise yapmamız gereken hipotezimizi sınamak. Yapacağımız en basit deney, sütün kapağını açarak koklamak. Eğer dolaptan aldığımız kokunun aynısını almıyorsak, hipotezimizi terk edebiliriz. Bu durumda farklı bir hipotez kurmamız gerekecektir. Ancak süt kutusundan da benzer kokuları alıyorsak, hipotezimizi sınamaya devam etmeliyiz. Örneğin, diğer yiyecekleri kontrol ederek kokunun onlardan da gelip gelmediğini anlamaya çalışabiliriz. Yaptığımız her test hipotezimizi sınayacaktır. Hipotezimiz testleri geçtiği sürece de güçlenecektir.

Bilimsel teoriler de hipotezlerin sayısız testten geçmesi sonucu ortaya çıkarlar. Burada temel olarak giriş yaptığımız bilimsel yöntemin ve ilgili terimlerin doğru şekilde kavranması, kitap boyunca karşımıza çıkacak konuları daha rahat kavramamızı sağlayacaktır.

Deniz Şahin - 50 Soruda Yaşamın Tarihi







Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM