Eğlenceli Dünya Tarihi

Dave Rear - Eğlenceli Dünya Tarihi


Neolitik Çağ: MÖ 8000

MÖ 8000 yılının bir sabahında Cro - Magnon insanı erkenden uyanıp sağlamca kurduğu yuvarlak çadırından dışarı çıkıp şöyle dedi: “Eeeee... sevgilim, o kadar buzla n’apıyorsun?” Üzerinde teyellerle tutturulmuş incecik deri parçalarından başka bir şeycik olmayan karısı, sekiz milenyum sonunda ilk gülümseyen kadın oldu. “Sonunda,” dedi. “Artık kabaklarımı ekebilir ve fidanlarımı hazırlayabilirim. ” Sonra hiç durmaksızın toprağı adımlamaya koyulurken, kocası da içeri dönüp en sevdiği ok ve yayını aldı. Bir mamut, olmazsa geyik ya da yaban domuzu - şansın ne getireceğini kim bilebilirdi ki - ya da hiç olmazsa hâlâ hayatta kalabilmiş bir Neanderthal avlamayı düşlüyordu. “Ben dışarı çıkıyorum sevgilim,” dedi soğuk bir sesle. “Akşam yemeğine dönerim.” Karısının karşılığı ise ona bir torba uzatmak oldu. “Ne? Burada bellenecek bu kadar şey varken mi?”

Yeni Taş Devri, erkek kısmısı tarafından hoşnutsuzlukla karşılandı. Gün ortasında yataktan kalkmak, arkadaşlarıyla deri parçacıkları ve teyeller hakkında kısa bir laflamaya girişmek ve sonra da bir şeyler öldürmek varken, erkekler nasıl olduğunu bile anlayamadan kendilerini çalışmak, bahçeyi bellemek ve ürünleri toplamak zorunda buluverdiler. Genel düş kırıklığı dışında neolitizmin ilk habercilerinin başında hayvanların evcilleştirmesi geliyordu. Erkekler, kılıç dişli kaplanlara yem olma korkusuyla yiyeceklerini avlamaktansa, kendi arka bahçesinde yetiştirdiği yaratıkları yemeyi tercih eder olmuştu ve bu da en güzel ifadesini antropolog Bichard Leakey’in sözünde bulan bir gelişmeydi: “uslu nonoş”. Etleri için avlanmaktan kurtulduklarını sanan mamutlar, bir anda kendilerini çitlerle çevrili alanlarda otlamaya ve ağıllarda yaşamaya mahkûm buluverdiler ve bu da türlerin kendi kendilerini yok edişinin bilinen ilk uygulamasıydı.

Çok geçmeden neolitik aileler geçici konutları olan mağaralarından ve barakalarından çıkıp kendilerine evler yapmaya başladılar ve bu da paleolitik dönemin (yontma taş dönemi) yarı göçebe hayat tarzının sonu oldu. Dahası, o zamanlar IKEA gibi alışveriş merkezlerini kurmayı akıl edemediklerinden, kendi çanak-çömleklerini, kavanozlarını ve mızraklarla uçları zehirli oklardan çok daha az çekici olan diğer nesnelerini kendileri yapıyorlardı. Bu hiç eğlenceli değildi ve insanların daha otuz beşlerindeyken çoğu zaman da kendi arzularıyla ölüp gitmelerinin sebebi de zaten buydu.

Son “ilerleme” giyim kuşam bağlanımda gerçekleşti. Besicilik teknikleri gelişip tarım da ilerledikçe neolitik insanlar da çalışabilecekleri daha fazla lif üretmeyi başardılar. Çok geçmeden de bunları örmeyi öğrenip elbiseler yapmaya giriştiler. Bu da yepyeni modalara yol açtı ve insanoğlu 1980'lerdeki deri pantolon modası gibi kısa ve çok sıkıcı bir dönem dışında bir daha asla geri adım atamadı. Hâlâ o eski moda deri parçalarıyla evden çıkmaya cüret eden neolitik kadınlar da alay konusu olmaktan kurtulamadılar. “Aman Tanrım! ” diye haykırıyordu insanlar dehşet içinde. “Eski Taş Devri kadar eski.”

Fakat dünya, her şeye rağmen dönüyordu.

Dave Rear - Eğlenceli Dünya Tarihi







Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM