Gülümseyin

Jason Carrier - Hayattan Almanız Gereken 100 Ders


6. Gülümseyin.

Reklam ajansında çalışmaya başlayalı tam üç hafta olmuştu. Hafta sonunun nasıl geldiğini anlayamadığı üçüncü cumaydı bu! Çok karışık, çok eksik, çok yeni, çok içinden çıkılmaz gibi gelen bir sürü işin altından kalkabilmek için tüm dikkatini sadece işine vermiş, başarabileceğine inanmaya başlamıştı.

Dört patronu vardı ve ortaklardan sadece üçüyle tanışmıştı. Patronlarından biriyle sadece telefonda konuşuyor, onu ajansta hiç görmüyordu. Adam ya işe çok geç, herkes gittikten sonra geliyor, ya da işlerini evden hallediyordu.

Cuma günü kahvesiyle işe geldiğinde yapması gereken işlerden ilki olan gazetelerden müşteri arşivi için kupür kesmeye yoğunlaşmak için sabırsızlanıyordu. Yapmayı en sevdiği görevi buydu.

Kapı açılıp içeri birinin girdiğini gördüğünde başını kaldırdı ve gülümsedi. Geleni tanımıyordu. Adam bankonun önüne yaklaştı ve genellikle işe gelmeyen patronunu görmek istediğini söyledi. Gülümsemesine hiç ara vermeden kendisinin bugün ajansa gelmeyeceğini belirtti. Buna rağmen adam arkasını dönüp patronlarının bulunduğu kata çıkan merdivenleri tırmanmaya başladı.

Genç kız ne yapacağını şaşırmış bir halde adama yetişip "Benim yanımda beklemek istemez misiniz, gelip kendisini görmek istediğinizi kendisine bildireyim;" dedi gülümseyerek. Adam umursamazca tırmanmaya devam ederken kız engel olamayacağını anlamış, biraz öne geçip patronunun kapısına ulaşmıştı. Kapıyı adama kendisi açtı. "Buyrun; " dedi yine gülümseyerek, "madem ısrarcısınız, size bir kahve ikram edebilir miyim? "

Adam yine şaşırtıcı bir şekilde kendinden emin, patronunun masasına yönelip koltuğuna oturdu. Genç kız iyice ne yapacağını şaşırmış olmasına rağmen gülümsemekten bir an olsun vazgeçmemişti.

"Beni zor durumda bırakıyorsunuz, size nasıl yardım edebilirim. Arayıp geldiğinizi haber vermem için kim olduğunuzu söyler misiniz? " dedi bir yandan telefonun ahizesini eline alıp gülümsemekten vazgeçmeksizin.

Adam adını söyledi. Genç kız telefonu yerine bıraktı. Gülümsemesi yine kaybolmamıştı. "Çok şakacısınız, efendim;" dedi.

Hiç görmediği patronu, "Eğer gülümseyen bir eleman olmasaydın, buraya çıkmama izin verdiğin için işinden olabilirdin, biliyorsun değil mi? " dedikten sonra kahvesini sütsüz ve şekersiz içtiğini belirtti.

Bir hafta sonra ikisi adamın erken geldiği sabahlarda birlikte kahve içip adamın ofiste olmadığı sırada neler olduğu hakkında sohbet etmeye başlamışlardı. Sonraki hafta kızın sorumluluklarına müşterilerin arşiviyle ilgilenmekten başka talep listelerinin oluşturulması görevi de eklendi. Maaşının yükselmesi için ne yapması gerektiğini sordu güler yüzle patronuna; samimi öğütlerle ayrıldı adamın odasından.

Yılın başında kendine ait bir odası ve altından kalkacağına dair hiç şüphesi olmayan sorumlulukları vardı. Terfi etmeden önceki yerine eleman alımı sırasında fikri sorulduğunda, görüşmeler sırasında en güler yüzlü olanının seçilmesi gerektiğini savundu.

Kendi başarısının anahtarının gülümsemesi olduğundan emindi!

Jason Carrier - Hayattan Almanız Gereken 100 Ders







Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM