TESLA, Zamanın Ötesindeki Deha

Margaret Cheney - TESLA, Zamanın Ötesindeki Deha


13. YILDIRIMLAR YARATAN

Leonard Curtis'in Colorado Springs'den gönderdiği cevap dahi iyi haberler veremezdi: "Her şey ayarlandı, araziyi ücretsiz temin edebileceğiz. Alta Vista Oteli'nde kalacaksın. Şehir Enerji Şebekesi ile olan ilişkilerim sayesinde elektriği de bedava kullanabileceksin."

Tesla zevkten dört köşe olmuş, kendisini hazırlıkların ayrıntılarına, özellikle de gemiye yüklenecek ekipmanın düzenlenmesine kaptırmıştı. Bu arada Scherff ve asistanı da laboratuvar malzemelerinin taşınmasında kendisine neredeyse yirmi dört saat boyunca yardımcı oluyorlardı.

İşin en önemli kısmı mali kaynaklarının yeniden organize edilmesiydi. Adams'ın hisse karşılığında Tesla'ya verdiği 40 bin dolar çoktan harcanmış bulunuyordu. Ünlü maden mühendisi John Hays Hammond'dan aldığı on bin dolarlık destek fonu Elektrik Fuarı için hazırladığı telsiz ve robotlar için harcanmıştı. Ama tekstil firması işleticileri Simpson ve Crawford'dan devam eden araştırmaları için aldığı 10 bin dolar ve Waldorf Astoria Oteli'nin sahibi Albay John Jacop Astor'un Colorado Springs'deki yeni laboratuvarı için kendisine hibe ettiği 30 bin dolar hala bir köşede duruyordu.

Colorado'ya yerleşir yerleşmez Tesla tüm enerjisini çift hedefli bir çalışmaya vakfedecekti: Marconi'den önce dünya çapında bir telsiz sistemi kurmak, dünyanın dört bucağına bol ve ucuz enerji nakledebilmenin yollarını bulmak. Dünyada hiç kimse, bugüne kadar geliştirdiği kendi bilgileri dışında, bu konuda ona yol gösterecek bilgiye sahip değildi.

Çalışmalarının yoğun olduğu bu dönemde, yine arkadaşlarına zaman ayırıyor, yeni dostlar edinmeye bile vakit bulabiliyordu. Katharine'nin kıskançlıkları ve Marguerite adının bir piyon olarak kullanılması devam ediyordu. Artık Waldorf Astoria oteline taşınmıştı ve Wall Street beyefendilerinin akın ettiği bu şık ortamda bulunmaktan gayet memnundu.

18 Mayıs'ta Colorado Springs'e vardı. Alta Vista Oteli'nin 207 No.lu odasına yerleşti (oda numarası üçe bölünebiliyordu). Kendisine tahsis edilen arazi Colorado Springs'in doğusunda, Pike Tepesi'nin gölgesindeydi. Burası aslında kasabanın çobanınca otlak olarak kullanılmaktaydı. En yakın komşusu bir sağır ve dilsizler okuluydu ki bu da oldukça sağduyulu bir seçime işaret etmekteydi. Rakım 2 metre, hava temiz, kuru ve statik elektrik yüklü idi.

Şehre vardığında çevresini saran muhabirlere 1900 yılı sergisinde Pike Tepesi'nden Paris'e bir telsiz mesajı göndermeyi planladığını bildirecekti. Muhabirler bununla mesajları tepeden tepeye nakledeceğini mi kastettiğini sorduklarında, kibirli bir şekilde Colorado'ya akrobatlık yapmak için gelmediğini söyleyecekti.

Son on yıl içerisinde telsiz enerji ve mesaj iletileri konusunda yüksek frekans ve voltaj üreten temel ekipmanlar başta olmak üzere tüm gerekli aygıtların patentlerini almıştı. 4 milyon voltluk bir bobin yapmıştı bile ve bunu küresel iletiler gönderebilecek bir seviyeye kadar geliştirmek istiyordu. Testler büyük bir gizlilik içinde - ya da en azından bu dağlık bölgede esrarlı aletlerle deneyler yapan ünlü bir mucidin sağlayabileceği maksimum gizlilik içinde - yürütülüyordu.

Tesla'ya yerel bir marangoz olan Joseph Dozler tavsiye edilmişti, deney istasyonunun planlarını alan marangoz da hemen işine koyulmuştu. Bunun üzerine Tesla, New York'taki Scherff'e ardı arkası kesilmeyecek telgraf mesajlarından ilkini gönderecekti. Fritz Lowenstein'ın, genç bir mühendis olan asistanının Batı'ya doğru yola çıkmasını istiyordu: "Yapının gidiş hattını takip etmek ve ekipmanın yerleştirilmesini sağlamak üzere burada olması gerekiyor."

Bozkırın ortasında yükselmeye başlayan tuhaf yapının çevresi çitle çevrilmişti ve yer yer üzerinde "Dikkat! Ölüm tehlikesi, yaklaşmayın" yazılı uyarı tabelaları yerleştirilmişti. Yapı tamamlandıktan sonra kapıya Dante'nin Inferno'sundan, öncekinden daha da meşum bir alıntı iliştirilmişti: "Her kim ki buraya girer, umudu ardında bırakır." Tesla'nın aletlerinin tek bir şimşekle yüz kişiyi birden öldürebileceği haberi çevreye yayılmakta gecikmemişti.

Başlangıçta kare şeklinde bir ahıra benzeyen deney istasyonu yapımı tamamlandıktan sonra uzun merteği ile bir gemiyi andırır olmuştu. Çatının açık bir bölmesinden çıkan kule yerden üç metre kadar yükseğe tırmanıyordu. Bundan da dört metre daha yukarıya bir diğer metal direk uzanıyordu. En tepede uçta ise doksan santimetre çapında bir bakır top duruyordu.

Makineler gelir gelmez monte edilmeye başlanmıştı. Çeşitli boyutlarda ve güçlerde bobinler ya da yüksek frekans transformatörleri kurulmuştu. New York'tan Houston Street'teki laboratuvarında özel olarak ürettiği çift devirli bir ana devre de getirtilmişti. Bu alet açıp kapayıcıları ile manyetik vericiyi devreye sokacaktı.

Colorado'da geliştirdiği bu vericinin en büyük icadı olduğunu iddia edecekti sonradan. Gerçekten de Tesla'nın bu icadı modern meslektaşlarının had safhada hayranlığını kazandığı bir çalışmasıdır. Ne zaman ve nerede olursa olsun çok düşük frekanslardaki radyo sinyallerinin neden olduğu bir fenomen tespit edilse bunun Tesla etkisi olduğundan bahsedilir. Bir ara Ruslar'ın dev bir Tesla manyetik vericisi kullanarak hava durumunu etkilediğinden, devasa buzullar ve büyük kuraklıklar yarattıklarından bile söz edilmişti. Kanada ve ABD'de radyo iletişimi ile beyin dalgalarının sık sık kesiştiği ve bunun anlaşılamayan psikolojik rahatsızlıklar yarattığı üzerinde durulmuştu. Gerçekten de yıldırım topu ile nükleer füzyon çalışmalarını birleştiren Robert Golka bu konuda başarılı adımlar atmıştır.

Peki bu etki tam olarak neydi? Tesla bunu Electrical Experimenter'daki yazısında genç okuyucuların da anlayabileceği bir şekilde açıklamaya çalışmıştı. Karmakarışık anlatımı da muhtemelen okuyucularının kafasını iyiden iyiye karıştırmıştı. "Evvela bunun, içinde yüksek voltaj yüklü bölgelerin hayli yer tuttuğu ve uygun yarıçap eğrisine sahip ideal sarmal yüzeylerdeki alanlarda düzenlenmiş, belirli espaslarda yer eden ve bu sayede de kondüktör çıplak olsa dahi kaçak olmasını engelleyecek şekilde her alanda az yoğunluklu bir elektrik yüzeyi teşekkül eden karbon molekülleri muhteva eden rezonant bir transformatör olduğunu vurgulamak gerekir. Bu, çok yüksek frekanslardan en düşüklerine kadar uyum sağlayabilen bir sistemdir, devasa hacimlerde ve ortalama gerilimlerde akımlar ya da daha düşük amperli ve çok büyük elektromotiv enerji üretebilir. Maksimum elektrik gerilimi, elektrik yüklü elementlerin bulunduğu yüzeylerin eğrilik derecelerine bağlıdır."

Yüz milyon voltluk bir akımın mümkün olabileceğini söylüyordu. Böylesi bir devre her türlü itmeye, düşük frekanslara dahi duyarlı olacak ve alternatörlerde olduğu gibi sürekli sinüs eğrisi titreşimleri yaratabilecekti.

"Eğer terimi en temel özelliği ile açıklamak gerekirse" diyerek sözlerine devam ediyordu, "bu rezonant transformatör tüm sayılan niteliklerinin yanı sıra, tamı tamına küreye uygun oranlara sahiptir, elektriksel sabitleri ve özellikleri tasarımı sayesinde telsiz enerji naklinde en etkili sistemi oluşturmaktadır. Uzaklık bu şekilde tamamıyla bir engel olmaktan çıkarılmakta, nakledilen gerilimlerin yoğunluğunda bir kayıp meydana gelmemektedir. Hatta belirli bir matematik kanununa dayanılarak hareketliliğin mesafe arttıkça çoğaltılması mümkün olabilmektedir."

Bu güçlü cihaz kurulduktan ve denemeler yapılmaya başlandıktan sonra mucit en sert dağ fırtınalarını bile gölgede bırakacak elektrikli havai fişekler yaratabilmeye başlamıştı. Verici çalışırken kırk kilometre uzaklıktaki paratonerler dahi doğal yıldırımdan çok daha güçlü ve sürekli ateşli arkların etki alanına giriyorlardı.

Tesla, hayatında ilk defa araştırmalarının ayrıntıları üzerine eksiksiz bir günlük tutuyordu. Görsel efektlerin yarattığı dehşetin yanı sıra çok daha yararlı yönleri olduğuna inandığından fotoğrafik deneyler de yürütmekteydi.

Tesla üzerinde çalıştığı aygıtın ticari amaçlı olarak kullanılabileceğini umuyordu. Ama öncelikle binlerce deney ve uyarlama yapılmalıydı. Bu kadar geniş bir bilgiyi emanet edebilecek denli güvenmiyordu hafızasına. Günlük notları sürekli beklendiği şekilde gelişmeyen deneylere atıfta bulunuyor ve kendi kendine "neden?" diye soruyordu. Bu işlemin hayatı boyunca uyguladığına taban tabana zıt olduğunun farkındaydı. Şimdi orta yaşlı bir adamdı ve hafızasının kendisine yavaş yavaş ihanet etmeye başladığını fark ediyordu. Hiç şüphesiz kendisine tanıdığı sürenin baskısını hissediyordu omuzlarında.

Colorado gazetesinde mucidin hayatı boyunca görsel efektlere hayranlık duyduğunun altı çizilmişti. Dramatik bir şekilde hayatı boyunca şahit olduğu zihinsel parlak ışıklardan bahsediliyor ve matematik formülleri arasından sivrilen renkleri ve görkemli Colorado fırtınalarını, ayrıntılı, sevgi dolu, neredeyse erotik bir tarzda tanımlaması vurgulanıyordu.

Manyetik verici ile deneylerin yapıldığı gecelerde gökyüzü bir ışık ve ses tufanına kapılıyordu. Toprak bile canlı bir çehreye bürünüyor, elektrik atlamalarının sesleri kilometrelerce uzaktan duyulabiliyordu. Kelebekler, verici bobininin çapı neredeyse iki metreyi bulan girdabına kapılıyordu. Meraklı seyirciler şaşkınlıkla samanlar arasında ve yürürken de ayakları ile yer arasında kıvılcımlar uçuştuğunu gördüklerini anlatıyordu. Yüz metre ötedeki metal nesnelerden uzunluğu bir metreyi bulan kıvılcımların yayıldığını görebildiklerini söylüyorlardı. Daha bir iki kilometre ötede uysallıkla otlayan atlar bölgeye girdiklerinde metal nallarında hissettikleri şokla şaha kalkıyor, dört nala kaçışıyorlardı.

Gök gürültüleri ve yıldırımlar arasında gecenin bir yarısı işlerinin başında bulunan mucit ve asistanları kulaklarını pamukla tıkıyor, ayakkabılarının altına kalın mantar ya da kauçuk tabanlıklar giyiyorlardı. Tesla kulaklarındaki dokunuşları hissedebildiğini ve kulak zarlarının zarar görmesinden korktuğunu söylüyordu. Genellikle bir acı ve vınlama deneylerden saatlerce sonra bile kulaklarını ağrıtıyordu.

Hertz'in 1888 yılındaki, Maxwell'in dinamik elektromanyetik saha teorisini doğrular nitelikteki araştırması bilim insanlarını elektromanyetik dalgaların, ışık dalgaları gibi düz çizgiler halinde yayıldığı konusunda ikna etmişti. Buna göre dünyanın yüzeyinin radyo dalgalarının iletilmesini engelleyeceği düşünülüyordu. Bildiğimiz gibi Tesla, sadece dünyanın iyi bir iletken olduğuna inanmakla kalmayıp "atmosferin, deniz seviyesinin çok da yukarılarında olmayan, ulaşılabilir üst tabakalarının, tüm deneylerin de işaret ettiği gibi, mükemmel bir iletken olduğunu" düşünüyordu.

İlerleme raporları ve yeni yükleme talimatları Scherff ile Tesla arasındaki telgraf tellerini sürekli titretiyordu. Normal kargo mucit için fazla yavaştı, bu nedenle ekipmanların daha pahalı olan tren ile gönderilmesini istiyordu. Kolman Czito'nun varlığı tam bir nimetti. Tesla, Scherff'e Czito'nun maaşının yüzde on beş oranında artırılması ve farkın karısına ödenmesi talimatını vermişti. Kısa bir süre sonra şu mesajı yollayacaktı: "Czito sonunda geldi ve tanıdık bir yüzü yeniden görmek beni çok mutlu etti. Ama bu iş için de biraz fazla şişmanlamış."

Bu arada Tesla'nın ısmarladığı iki yüz adet şişe ve Mr. Myers'in rüzgarlı, havalarda beklenen yüksekliğe çıkamayacak olmasından endişe ettiği balonlar hakkında da bir tartışma sürüp gidiyordu iki adam arasında. Balonlar yükseklerdeki ince havaya istasyon antenleri yerleştirmek için ısmarlanmıştı. Bu balonlar elli dolar karşılığında uzman bir tasarımcıya yaptırılmıştı ve ağır yüklerle patlamaması için ancak üçte iki oranında doldurulması (muhtemelen hidrojen ile) gerekiyordu.

Tesla'nın dört gözle yeni haberler beklediğini bilen Scherff onu her türlü gelişmeye ilişkin, özellikle de mali destekçisi Albay Astor ile ilgili olanlar hakkında bilgilendiriyordu. Marconi ve Tesla'nın Avrupa patentleri hakkında haberler ulaştırmayı da ihmal etmiyordu.

Bu oldukça meşgul iki adam arada sırada dedikodu yapma zevkinden de mahrum etmiyorlardı birbirlerini. "Mr. L dükkanı bayağı sarhoş bir şekilde açtı, bu arada her şeyi de eline yüzüne bulaştırdı." "Lütfen Mr. Uhlman mektuplarını 'Her zaman sizin olan' diye değil, 'Tüm içtenliğimle' diyerek imzalasın" diyordu Tesla ve kendisi de Scherff'e gönderdiği mektubu bu şekilde imzalıyordu. "Dostum JJA (Astor) neler yapıyor?" diye sormayı da hiçbir zaman ihmal etmiyordu.

Genişlettiği güvenlik önlemlerinden ve ulaşacağı kesin zaferden dem vuruyordu: "Çıkarlarımı gözeterek her adımını büyük bir akıllılıkla atmalısın ve gazetecilere söylediğim sözlerin hiçbirini, benim onayladıklarım dışında aktarmamalısın. Sanırım döndüğüm zaman söyleyecek çok sözüm olacak... Her zaman kendimden bir parça gibi görüyorum seni ve o zaman seni de kendimle birlikte başarının doruğuna çıkartacağım."

16 Ağustos'ta "Sevgili Luka'm"a şiiri için teşekkür etmek üzere bir mektup gönderecekti. "Senin de Colorado Springs teki kar tanelerini ve buzdağlarını görebilmeni isterdim! Havada uçuşanları kastediyorum. Senin şiirlerinle birlikte her şey harika Luka, dünyanın en güzel şeyleri!"

Ama kısa bir süre sonra Johnson'a daha az sanatsal bir mektup daha gönderecekti. "Telsiz torpido sahneye çıkmakta sadece bir an gecikti ve Dewey tarihe büyük fatih olarak geçti. Ama neredeyse on ikiden vuruyordum. Luka, her seferinde zamanımızın bizim için çok geri olduğunu hissediyorum. Benim telsiz telgraf sistemim bilim cemiyetlerinin hasırlarının altına süpürüldü ve senin şiirlerin de kurban edildi; düşmanlarım başkalarının fikirlerini kullandığımı iddia ediyorlar, tıpkı kahramanının senin kurbanın olduğunu söyledikleri gibi!

Ama asil çabalarımızdan vazgeçmemeliyiz, dostum... Gün gelecek ben sistemimi Arşimet'e anlatıyor, sen de şiirini Homeros'a okuyor olacaksın."

Scherrf, New York Herald'ın Marconi'yi şişirmeye devam ettiğini yazıyordu.

Tüm bu amansız yarışa karşın Tesla, Colorado'daki havadan büyük bir zevk alıyordu. Her zaman için akut olan görme ve işitme duyuları da temiz havaya olağanüstü olumlu tepki veriyorlardı. İklim, çalışmaları için son derece uygundu. Güneş ışınları yoğun, hava kuru ve devam eden yıldırımlar da gürültülüydü.

Haziranın ortasında ekipmanını ve deneyler için yarattığı ortamı yeryüzünün elektrik potansiyelini ölçmek için kullanmaya karar verdi. Titizlikle hazırlanmış bir plan doğrultusunda periyodik ve tesadüfi iniş-çıkışlarını saptamak istiyordu.

"Yeryüzünün" diye yazacaktı Tesla sonradan hazırladığı raporunda "elektrik titreşimleri ile tam anlamıyla canlı olduğu saptandı; kısa süre içinde bu ilginç incelemenin içine çekilmiş hissettim kendimi. Bu tip bir araştırma için bu kadar uygun bir ortamın başka bir yerde daha bulunabileceğini zannetmiyorum."

Colorado'nun bu bölgesindeki yıldırım boşalmaları çok sık meydana geliyordu ve bu bazen çok şiddetli oluyor, bazen iki saat içinde yirmi bin deşarj gerçekleşiyordu ve hepsi de Tesla'nın laboratuvarının yakın bir çevresinden gözlenebiliyordu. Birçoğu dalları tersyüz olmuş devasa ağaçları andırıyordu. Haziran ayının sonlarına doğru Tesla ilginç bir olayın farkına varacaktı: Aletleri uzaklarda meydana gelen deşarjlardan, yakınlarda olanlara nazaran daha çok etkileniyordu. "Bu kafamı iyiden iyiye karıştırdı" diye yazıyordu, "bunun nedeni ne olabilir?"

Bir gün gökyüzünde soğuk yıldızlar parlarken yürüyüşe çıktığı sırada aklına bir açıklama geldi. Aynı fikirler yıllar önce bazı konferanslar için hazırlanırken de aklına gelmişti ama o zaman bunları saçma bulmuş, bir kenara itmişti. "Yeniden aklımı kurcalamaya başladı" diye yazıyordu "Bir şekilde içgüdülerim harekete geçmişti ve büyük bir buluşun eşiğinde olduğumu hissetmiştim."

Margaret Cheney - TESLA, Zamanın Ötesindeki Deha






Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM