Yaşamın Tarihi

Deniz Şahin - 50 Soruda Yaşamın Tarihi


2. Bölüm

YAŞAM NEDİR?

2. Canlı Nedir?

Ortalama ömrü 60-80 yıl arası olan biz insanlar için milyarlarca yıllık bir zaman dilimini kavramak kolay bir iş değil. Kısıtlı bir zamanda, kısıtlı bir çevrede yaşıyoruz ve bu yüzden olsa gerek, edindiğimiz bilgi ve deneyim, yaşamın dünya üzerindeki yolculuğunu tam olarak kavramamızı zorlaştırıyor. İlk canlılar, insanlar dünya üzerinde ortaya çıkmadan milyarlarca yıl önce ortaya çıktılar. Aradan geçen zaman ile milyonlarca farklı türe evrilerek dünya üzerinde yayılmadık çok az bir yer bıraktılar. Canlı çeşitliliği öyle büyük boyutlara ulaştı ki, çok farklı vücut yapılarına sahip türleri çok küçük bir alanda gözlemlemek mümkün oldu. Bütün bu farklılaşmaya karşı, bazı özellikler tüm canlılarda ortak olarak görülmeye devam etti. Peki, tüm canlılarda ortak olarak gözlenen bu özellikler nelerdir? Canlı ile cansızı birbirinden ayıran nedir? Kısacası canlı neye denir?

Canlının ne olduğu sorusu bilim dünyasının uzun zamandır cevabını aradığı sorulardan birisidir. Ortaya konulan hipotezler, yaşamın tanımını yaparken farklı özellikleri ön plana çıkarmışlardır. Ancak bilim dünyasında kabul gören genel görüşe göre aşağıda sayacağımız temel özellikler canlı ile cansızı birbirinden ayırmaya yarayacaktır:

1) Canlı bir ya da daha çok hücreden oluşan bir “organizasyona” sahiptir. Kurduğu bu organizasyon sayesinde kendi devamını sağlayabilir.

2) “Homeostaz” adı verilen bir iç düzeni vardır. Canlı dış dünyadan gelen etkiler karşısında iç dengesini koruyabildiği sürece yaşamını sürdürecektir.

3) Sahip olduğu iç dengeyi koruyabilmenin temelinde, dış çevreden gelen uyanlara “tepki verebilme” kabiliyeti bulunur. Çevreden gelen etkileri algılayıp belirli tepkiler verirler. Bu tepkiler büyük sıklıkla hareket şeklinde olabilir. Çiçek yapraklarının güneşe doğru yönelmeleri örnek verilebilir. Verilen tepkilerin sonucu olarak da çevreye uyum gösterilir (adaptasyon). Bu da canlının evrilmesinin temelinde yatan gerekliliktir.

4) “Metabolizmaya” sahiptir. Başka bir deyişle, hücre içinde yapım ve yıkım işlerini sürdürür. Hücre içi kısımların yapımı için (anabolizma) enerji ve kimyasallar kullanır ve gerektiğinde hücre içindeki organik materyalin yıkımını gerçekleştirir (katabolizma). Bu kimyasal tepkimeleri düzenli bir şekilde gerçekleştirebilmek için enerji kullanır.

5) Canlılar “büyürler” ve “çoğalırlar”. Organizmayı oluşturan her parça zaman içerisinde boyut olarak büyür. Belirli bir zamandan sonra sayısal olarak da artarlar. Bunu aseksüel olarak yani bölünerek ya da seksüel olarak yani başka bir organizma ile genetik materyalini birleştirerek gerçekleştirebilirler.

6) Canlılar DNA ve/veya RNA olarak bilinen “nükleik asitleri” taşır. Bu moleküllerde depolanan bilgiler yeni nesillerin meydana getirilebilmesi için kullanılır ve nesilden nesile aktarılır.

7) Genetik yapısında değişiklik geçirir (mutasyon) ve bunun sonucunda da zaman içerisinde “doğal seçilime” uğrar.

Bununla birlikte bu özelliklerin her birini ayrı ayrı gerçekleştiren cansız sistemler de bulabiliriz. Bu yüzden de canlıyı tanımlarken bu özelliklerin çoğunu bir bütün olarak almak daha mantıklı olacaktır. Yaşam bütünleşik bir sistem (biyosfer) oluşturur. Bu sistemin hafızası vardır, yönlenerek hareket eder, üreyerek çoğalır, metabolizmaya sahiptir ve enerji akışını düzenler. Fizik açısından yaşamın tanımını yapmaya çalışırsak şöyle diyebiliriz: Yaşam, sistem ile çevresi arasındaki bir etkileşim ya da bir oyun sürecinin sonucudur. Oyun süresince sistem daha önceki turdaki kazanç ve kayıpları hatırlayacak bir kabiliyet geliştirmeli ve bu şekilde de bir sonraki tura kalabilme şansı yakalamalıdır.

Virüsler canlı mıdır?

Çok sık olarak sorulan sorulardan biri de virüslerin canlı olup olmadıklarıdır. Virüsler, genetik malzemeye sahiptir, doğal seçilim yoluyla evrilir ve kendilerini çoğaltabilirler. Ancak kendi içlerinde metabolizmaya sahip değildirler ve bunun için de konak bir organizmaya ihtiyaç duyarlar. Tek başlarına bakıldığında bir canlıdan çok kimyasal bir yapı gibidirler. İç kısımda DNA ya da RNA’dan oluşan genetik materyal, dış kısımda protein kılıf ile çevrilidirler. Bu anda bir canlının özelliklerini gösterdikleri söylenemez. Ancak hücre içerisine girdikleri andan itibaren, hücrenin olanaklarını kullanarak aktif bir canlı gibi çalışır ve kendi kopyalarını oluştururlar. Bu yüzden çoğu bilim insanı virüsleri, “canlılar ile cansızlar arasındaki sınır noktasında” şeklinde tanımlar.

Deniz Şahin - 50 Soruda Yaşamın Tarihi






Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM