YOK OLUŞ

David M. Raup - Yok Oluş


SÖZCÜK HAKKINDA BİR ÇİFT SÖZ

İlginçtir, yok olmuş (extinct) sözcüğü bir sıfattır. Türlerin yok olmuş olduğunu ya da yok oluşa uğradıklarını söyleriz. Edilgen çatılı bu sözcük, tükenişi ifade eder. Her ne kadar yok olmuş sözcüğü İngilizcede etken çatılı bir fiil olarak kullanılmışsa da, bu kullanım 17. yüzyıldan itibaren İngilizcedeki geçerliliğini yitirmiştir. Bitkiler ve hayvanlar her türden etken eylemde bulunurlar: Mücadele ederler, yerler, göç ederler, ürerler, hatta türleşirler. Fakat bir tür öldüğünde, yok oluşa uğramıştır. Belki de yok oluş, tıpkı türlerin ölümü gibi, az biraz korkutucudur ve biz de farkında olmadan etken çatı kullanmaktan kaçınmışızdır. Belki de bu kullanım, türlerin dış etkenlere cevaben, denetimleri dışında yok oluşa uğradıklarını ima eder. Akıllıca; zira herhangi bir türün intihara meyilli olduğunu düşünmek için, kimi bireyleri gerçekten öyle de olsa, hiçbir sebep yoktur.

Yok oluş hakkında araştırmalar yapan meşhur Kanadalı paleontolog Digby McLaren, kitlesel yok oluş yerine kitlesel ölüm terimini savunuyor. Bunu yapmasının nedeni tekil hayvanların ölümünü türlerin ölümünden ayırt edebilmek. McLaren, kitlesel yok oluşun en çarpıcı özelliğinin çok sayıda bireyin ani ölümü olduğuna kanaat getirmiş. Ona göre türlerin yok oluşu, aslında, ölümlerin bütünü kapsadığı durumlarda ortaya çıkan bir yan ürün. Bu yüzden McLaren farklı bir kelime önermiyor; bunun yerine vurgunun türlerden bireylere aktarılmasını savunuyor.

Yeni yayımlanmış birkaç makalemde, biraz daha ileri giderek, yok olmuş ve yok oluş kelimeleri yerine ölü ve ölüm kelimelerini önerdim. Biraz da arsızca, bekliyorum, bakalım meslektaşlarım bu kullanımı benimseyecekler mi? Hiç olmazsa Digby McLaren’la nefis bir sohbete zemin hazırlar diye umuyorum.

David M. Raup - Yok Oluş








Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM