Aşkta Kaybeden Büyük Filozoflar

Andrew Shaffer - Aşkta Kaybeden Büyük Filozoflar


HENRY WARD BEECHER (1813-1877)

"Evlilik aşkı öldürür."

Henry Ward Beecher, zina ile suçlandığı sırada Amerika’nın en ünlü papazıydı. Yürek yakan ağıtları o döneme hâkim olan ve cehennem azabını hatırlatan Eski Ahit retoriğinden keskin bir kopuşa işaret ediyordu. İmzası, Tanrı’nın sevgisinin koşulsuz olduğu öğretisine dayanan “Sevginin İncil’i” felsefesiydi ve bu teori 19. yüzyıl Amerika’sında epey ilerici bir felsefeydi. Binlerce insan onun vaazlarını dinleyebilmek için her pazar Plymouth Kilisesi’ne akın ediyordu.

Karısı Eunice, bir yandan hamileliğinin sonlarına yaklaşıyor bir yandan da sahip olduğu 10 çocuğun bakımıyla uğraşıyordu. Beecher da epey meşguldü. Karizmatik vaizin adı kariyeri boyunca bir türlü kanıtlanamamış türlü cinsel ilişki dedikodusuna karışmıştı. Bunların arasında şair Edna Dean Proctor ve komşusu Chloe Beach de vardı. Hatta Beach sonradan Beecher’dan gayri meşru bir çocuk sahibi olmuştu. Ancak Beecher’ın asıl çöküş nedeni cemaatinden biri olan Elizabeth Tilton ile girdiği ilişkiydi.

Elizabeth, Beecher’ın yakın arkadaşı Theodore Tilton’ın karısıydı. İlk temasları, Bayan Tilton’ın “uzun bir ahlaki direniş”ten sonra Beecher’ın girişimlerine “teslim olmasıyla” 1868’in Ekim ayında başladı. Beecher, Bayan Tilton’ı aşklarının “saf” olduğuna ve tanrının gözünde “lekesiz ve iffetli” kalacağına ikna etti. Elbette bu “saf” bir zırvalıktı. Beecher’ın her pazar, hakkında vaazlar verdiği İncil’de, mesele zinaya geldiğinde “aşkın saflığı”ndan bahseden tek bir paragraf bile yoktu. Yine de hoş ama boş lafları Bayan Tilton üzerinde etkili oldu; en azından bir süre. Bayan Tilton 1870 yılında kocasına günahlarını itiraf etti. Theodore, Beecher’ı affettiyse de ilişkiyi gizli tutma şansı yoktu.

Bu gayri meşru ilişkiyi duyanlar arasında hayalkırıklığına uğramayanlar da vardı. Kadın hakları savunucusu Victoria Woodhull. Özgür Aşk’ hareketinin lideriydi. “Özgür Âşıklar,” kadınları içinde hapsoldukları aşksız evliliklerden ve “cinsel kölelik”ten kurtarmayı hedefliyordu. Ancak, zamanın dini liderleri tarafından da sert bir şekilde eleştiriliyorlardı. Beecher da bunlardan biriydi. Fakat Beecher’ın seks kaçamakları, Woodhull’a toplumsal kurum olarak evlilik müessesesinin bütünlüğünü savunan bir vaizi değil, kapana kısılmış bir “Özgür Âşığı” hatırlatıyordu. Dahası Woodhull, Beecher’m özel bir görüşmede evliliğin “aşkı öldürdüğünü” söylediğini biliyordu. Beecher’ın yasak ilişkisi, Özgür Âşıklar’ın neden kamusal tartışmalarda kadın haklarını yüksek ahlaki değerlerin önüne koyması gerektiğini net bir şekilde kanıtlıyordu. Woodhull, Beecher’ın gayri ahlaki davranışını Ekim 1872’de gazetede yazdığı yazıyla geniş kitlelere duyurdu. Beecher’ın iki yüzlü bir papaz olduğunu ifşa etmeyi umuyordu. Ardından kızılca kıyamet koptu.

Bayan Tilton hikâyenin kendi versiyonunu anlattı ve papazla yatmadığını, kocasından ayrıldığını ancak zina yapmadığını iddia etti. Beecher, Plymouth Kilisesi tarafından yürütülen bir soruşturmayla aklandı. Bayan Tilton ise aforoz edildi.

Theodore Tilton baştaki af kararından caydı ve Beecher’ı karısıyla “suç öğesi içeren konuşmalar” yaptığı için (zina 19. yüzyıl Amerika’sında suç idi) dava etti. Altı ay süren dava büyük ses getirdi ve pek çok kişi tarafından 1800’lü yılların en büyük skandalı olarak kabul edildi. Beecher mahkemede ifade verirken İncil’e el basarak yemin etmeyi reddetti. Çelişkili ve derme çatma savunması, izleyenleri ve 12 kişilik jürinin dokuz üyesinin kendisinin suçlu olduğuna inandırmaya yetti. Ancak oybirliğine varılamadığı için dava bitmedi. Eunice Beecher kocasını desteklemekten asla vazgeçmedi. Üç yıl sonra Bayan Tilton gerçekte Beecher ile beraber olduğunu söylediğinde bile kocasının yanında kaldı.

Skandal papazı büyük ölçüde gözden düşürdü. 8 Mart 1887’de kalp krizi nedeniyle öldü. Bu zorlu sürece rağmen evlilik müessesesi ve Hıristiyanlık dini hem Özgür Aşk hareketinin hem de Henry Ward Beecher’ın serbest aşk ilişkilerinin üstesinden gelmeyi bildi.

KENDİ SÖZLERİYLE

Beecher çok ama çok kötü bir şey yaptı.

“Aşkta erkeğin ilgisini gençliğin tazeliği ve albenisi çeker. İlk aşkın en iyisi olduğu söylenir ama aslında en fukarası budur. İnsan, yaşamın disiplinini hissetmeden sevmenin ne olduğunu bilemez. Genç aşk bir alevdir, çok güzel, çoğu zaman ateşli ve azgındır. Ancak ateşi narin ve titrektir. Yaşlı ve hizaya gelmiş bir kalbin aşkı ise kömür alevi gibidir. Derinden yanar ve kolay kolay sönmez.” Beecher’ın yasak aşka kapılan “kalbi” ne kadar “hizaya gelmişti” bilinmez, ancak “derinden yandığı ve kolay kolay sönmediği” kesin.

Andrew Shaffer - Aşkta Kaybeden Büyük Filozoflar






Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM