Bir Nefeste Dünya Mitolojisi

Mark Daniels - Bir Nefeste Dünya Mitolojisi


4. BÖLÜM

ÇİN MİTOLOJİSİ

ANTİK ÇİN

Antik bir kültür olarak Çin Mitolojisi birçok dini ve kültürel inanç sisteminden etkilenmiştir. Çin mitolojisinin binlerce yıldır dolaşımda olan hikayeleri Çin halkının doğuşunu, efsanevi önderlerini ve gelenekleri ile dinlerinin gelişimini anlatır. Çin yazısının günümüzde var olan en eski örneği, M.O. yaklaşık 1200 yılından kalma kemik parçalarına kazınmıştır. Bununla birlikte, en eski hanedanın bu tarihten yaklaşık bin sene önce, M.O. 2100 yıllarından itibaren Sarı Nehir vadisi boyunca hüküm süren Xia Hanedanı olduğu tahmin edilmektedir; bu da bu uygarlığı tanımlayan hikaye ve inançların bu zamanlarda doğduğuna işaret eder.

MÖ yaklaşık 485 yılından itibaren Çin, birkaç rakip devlete bölünmüştür. Bunların arasından Qin Hanedanı M.Ö. 221 yılında kurulmuş ve Çin’in ilk birleşik imparatorluğunu oluşmuştur. Bu hanedan M.Ö. 207 yılına kadar yaşamış olsa da modern Çin’in yaklaşık sınırlarını çizmiş ve hâlâ kullanımda olan temel yönetim sistemlerini oluşturmuştur. Böylesine eskiye dayanan bir başlangıçtan sonra Çin - yönetimi altındaki, sayıları giderek çoğalan ve dünya nüfusunun beşte birini oluşturan 1.3 milyar insan ile - bugün dünyanın en büyük ülkesine dönüşmüştür.

Bai She Zhuan (Beyaz Yılan Kadın)

Hangzhou’nun Batı Gölünde yaşayan bir yeşil bir de beyaz yılanın ruhlarını konu edinen Beyaz Yılan Kadın efsanesi yüzlerce yıldır anlatılır. Birçok Çin tiyatro oyununa, romanına, operasına ve hatta film ve bilgisayar oyunlarına konu edilmiş bu efsane, yine çeşitli versiyonlar olarak anlatılmıştır.

Şimdiki ismiyle Bai She Zhuan olarak bilinen Beyaz Yılan ve Xiaoqing olarak bilinen Yeşil Yılan, ölümsüzlük arayışı içinde Taoist büyülere başvurur ve bir süre sonra kendilerini güzel kadınlara dönüştürecek güce erişirler. Birgün Bai She Zhuan ile Xu Xian isimli genç bir adam gölün üzerindeki kırık köprüde karşılaşırlar. Xu Xian'ın yağmurda tuttuğu şemsiyesinin altında birbirlerine âşık olan çift zaman içinde evlenip yakın bir kentte bir eczane açar. Ancak Xu Xian daha sonra Fa Hai adında Budist bir rahiple tanışır; rahip, Xu Xian ın karısının aslında bir yılan olduğunu sezer ve onu uyarır. Fai Han, Ejderha Gemisi Festivali’nde Xu Xian ı karısına arsenik vermeye ikna eder. İlk çocuğuna hamile olan Bai She Zhuan ın büyülü güçleri zayıflar ve beyaz bir yılan görünüşünü ele verir. Xu Xian ise şaşkınlığın etkisiyle birdenbire ölüverir.

Özel bir bitkiyle yeniden geri dönen Xu Xian’ın talihi, Fa Hai tarafından karısından zorla ayrılıp bir tapınağa hapsedilmesiyle tekrar tersine döner. Bai She Zhuan, Fa Hai'yi dışarı sürüklemesi ümidiyle tapınağı su baskınına uğratarak hapis kocasını kurtarmaya çalışır. Bir çatışma çıkar, ancak yeşil yılan Xiaoqing, imdada yetişir ve Bai She Zhuan ve Xu Xian ın rahibi alt etmelerine yardım eder. Âşıklar kırık köprünün üzerinde geçici olarak bir araya gelir, ancak Fa Hai, bir oğlan doğuran Bai She Zhuan ı yakalayıp Lei Feng tapınağında hapis eder.

Seneler sonra, yeşil yılan, Bai She Zhuan ı hapishaneden kurtarmak üzere geri gelir. Bu sırada Bai She Zhuan’ın oğlu büyüyüp Çinli bir memur olmuştur. Hikayenin farklı sonları vardır. Bir sona göre Bai She Zhuan a ölümsüzlük verilmiş, ancak kocası ve oğlundan sonsuza dek ayrı bırakılmıştır; söylentiye göre uzun, alçak kırık köprünün üzeri karla kaplandığında ruhu hâlâ ortaya çıkmaktadır.

Bu hikayenin çözümlemeleri okuduğunuz versiyona göre değişir, ancak bu uyarlamanın altında yatan fikir, toplumsal ahlakın bireysel arzulara karşı kazandığı zaferdir. Yılan ve genç adamın aşkı uygunsuz görülmüş ve bilge rahibin rızasına karşı geldikleri için çift cezalandırılmıştır. Bununla birlikte, çiftin uygun görülen davranışı mükafatlandırılmıştır: Asil bir görev için çalışmışlardır, oğulları da iyi bir eğitim almış ve babaya sadık kalmıştır. Bai She Zhuan, ancak oğulları toplumsal bir başarıya ulaştığında serbest bırakılacak ve batıdaki göle geri dönebilecektir.

Kua Fu

Kua Fu, bir devler takımının önderidir ve hikayesi en eski Çin masallarından biridir. Birtakım jeolojik özelliklerin kaynakları hakkında bilgi veren ve aynı zamanda bize tevazünün önemini gösteren etiyolojik bir masaldır.

Olağanüstü sıcak bir yazda, toprak yanıp orman kavrulmuşken, devler kendilerini hareket edemeyecek kadar yorgun hissederler. Etrafını serinletme çabası içindeki Kua Fu Güneş’i kovalayıp yakalayacağına ve dize getireceğine ant içer. Dokuz gün dokuz gece boyunca ülkenin bir ucundan diğer ucuna koşabildiğince hızlı koşar ve koştukça sandaletlerinden silkelediği tozlarla büyük tepeler oluşur. Gece yemek pişirdiği tenceresinin altındaki üç taştan da üç büyük dağ yaratır.

Kua Fu sonunda Güneş’e yetiştiğinde Güneş’in sıcaklığı dayanılmaz hale gelir, dolayısıyla boş yere de olsa susuzluğunu gidermek için Sarı Nehre koşar. Dili damağı hâlâ kupkuru olan Kua Fu onun yerine Wei Nehri’nden su içer, ancak bu da susuzluğunu dindirmez. Kua Fu başarmak için son bir teşebbüsle Büyük Göl’e gider; ama heyhat, bütün bunların hepsi ona çok fazla gelir ve nefes nefese, su dilenerek ölür.

Kua Fu nun hikayesi bize önderliğin önemini hatırlatır, ancak kibirliliğin tehlikelerine karşı da açık bir uyarıdır. İlginçtir ki Güneş’e yaklaştıkça gücünü yitiren kahraman örneği Yunan miti İkarus’ta da görülür (Bkz. sayfa 166).

HAYVANLAR ve YARATIKLAR

Bu kitapta incelenen diğer hikayelerdeki gibi, canavarlar ve diğer yaratıklar Çin mitolojisinde önemli bir rol oynar.

Ejderhalar

Günümüzdeki Çin festivallerinde uzun, yılansı kuklalar şeklinde, dünyanın çeşitli yerlerinde Çin esintili binaların tasarımlarında ve en sevdiğimiz Çin restoranlarının tabelalarında görünen ejderha, en sık rastlanan Çin simgelerinden biridir. İngiliz efsanelerindeki ateş soluyan ve kız kaçıran canavarın aksine, Çin ejderhası iyi niyetli ve uğurlu bir yaratıktır; zarif uçuşu ve sihirli güçleri onu saygı duyulan bir refah alameti haline getirmiştir. Birkaç hayvanın melezi olması (kaplanın pençesi, tavşanın gözü, geyiğin boynuzları, sazan balığının yüzgeçleri, vb.) onu ulu bir güç ve bereketlilik simgesine dönüştürür. Eski önderler hâkimiyetlerini göstermek için kendilerini ejderhalarla özdeşleştirirlerdi.

Her ne kadar Batıklar ejderhaları ateş püskürtmekle ilişkilendirseler de Çin ejderhaları akla nem, yağmur ve bulutları getirir. Nefeslerinin bulutları yarattığı, sarmal uçuşlarının hortumları oluşturduğu ve gazaplarının, keyiflerine bağlı olarak, sel basmasına sebep olduğu yahut kuraklık getirdiği söylenir. Onlar havanın, mevsimlerin ve hatta gece ve gündüzün bekçileridir.

Sanatta, heykelcilikte ve süslemelerde, Çin ejderhası bir inci tanesini kavramışken ya da ona uzanırken tasvir edilir. Bu, ejderhanın ulaşmak istediği çok gizemli bir gerçeği yahut bilgiyi, her şeyi dengeleyen ve bütün varlıkların evrensel yaratıcısı olan enerjiyi {chi) simgeler. Bazen bu inci tanesi, dünya olarak da tasvir edilir.

Çin Yeni Yılı

Yalnızca zamanın geçişinin kutlamasından ibaret olmayan Çin Yeni Yılı’nda, aynı zamanda etkileyici bir mitsel hikayede de anılır.

Zamanında, Nian (‘sene’) kendisini her yılın son gecesi insanları yeme arzusuna kaptıran korkunç bir canavardır. Dolayısıyla her yeni yılda insanlar köylerinden kaçar ve çapulcu canavar gidene kadar dağlarda saklanırlar.

Yıllardan bir yıl, köy sakinleri o yılbaşı gecesi henüz köyü terk etmeden evvel yaşlı bir dilenci köye sallanarak girer. Yaşlıca bir kadına gece onun evinde kalmak için yalvarır. Kadınsa her sene tekrar eden vahşeti anlatır ve adama onlarla birlikte dağlara kaçmasını salık verir. Ancak onu kimse yerinden kıpırdatamaz, yaşlı adam onun yerine bir gecelik barınmanın karşılığında kana susamış Nian’ı yenilgiye uğratacağına ant içer.

Nihayet geceyarısı, Nian bir sonraki avını bulmak üzere köye geldiğinde gördüğü manzara karşısında şaşırır kalır. Yaşlı kadının evini kırmızıya boyanmış, alevlerle çevrilmiş olarak, gökyüzünü de patlayan fişeklerin gürültüsüyle inlerken bulur. O anda, yaşlı kadının evinin kapısı açılır ve kırmızı bir elbise giymiş, etrafı alevlerle bezenmiş yaşlı dilenci ortaya çıkar. Bu temaşadan korkan Nian, korku içinde köyden kaçar.

Çin Halkı günümüzde hâlâ Yeni Yıl akşamı bütün gece uyanık kalır ve bu korkunç canavarı savmak için ateşler yakar, havai fişekler patlatır ve evlerini kırmızıyla donatır.

Çin Astrolojisi

Birçok diğer kültürdeki gibi, antik Çin halkı da bazı astrolojik olaylarla insanların kişiliklerinin farklı yanları arasında bağlantı kurardı. Çin Takvimi’nin her yılı, toplam on iki tane olmak üzere kendine has özellikleri olan ve o sene doğan herkese bu özellikleri aktaran farklı bir hayvanla bağdaştırılırdı. Aynı hayvanlar ayrıca (ikişer saatlik on iki dilim halinde) günün saatlerini isimlendirmek için de kullanılırdı.

1936, 1948, 1960, 1972, 1984, 1996, 2008

Fareler zeki, popüler ve komiktirler. Çok sadık ve mücadelecidirler, ancak para hırsına ve açgözlülüğe de kapılabilirler.

1937, 1949, 1961, 1973. 1985, 1997. 2009

Öküzler güvenilir ve iradeli olurlar, liderlik vasıfları da güçlüdür. İnatçı bir damarları vardır ve bazen kendilerini yalnız hissedebilirler.

1938, 1950, 1962, 1974, 1986, 1998, 2010

Kaplanlar sakin ve otoriter önderlerdir. Hırslı, cesur ve düşüncelidirler, ancak değişken ve gergin de olabilirler. Pençelere dikkat!

1939, 1951, 1963, 1987, 1999, 2011

Tavşanlar aile ve arkadaşları arasında olmayı seven evcimen yaratıklardır. Dürüst bir kişilikleri vardır, oldukça güvenilirdirler ve çekişmelerden olabildiğince kaçarlar; bu da onları kolay lokma yapar.

1940, 1952, 1964, 1976, 1988, 2000, 2012

En güçlü Çin burçlarından biri olan ejderhalar çok şanslıdırlar. Liderlik içlerinde vardır ve çok kişiliklidirler. Zirveye yükselmek için de her şeyi yapabilirler.

1941, 1953, 1965, 1977, 1989, 2001, 2013

Yılanlar akıllı insanlardır. Parayla uğraşmayı iyi bilirler, çekici ve alımlıdırlar. Kıskançlığa yatkındırlar ve hafif tehlikeli bir yanları vardır.

1942, 1954, 1966, 1978, 1990, 2002, 2014

Atlar çalışkan ve girişken, alımlı ama sabırsız insanlardır. Seyahat etmeyi çok severler, ancak bu geçici, istikrarsız kişiler oldukları şeklinde de yorumlanabilir.

1943, 1955, 1967, 1979, 1991, 2003, 2015

Keçiler yaratıcı kişilerdir. Zihinleri kendi iç dünyalarının derinliklerine yolculuk edebilir, bu da onları büyük düşünür ve felsefeciler yapar. Ancak keçiler aynı zamanda endişeye ve güvensizliğe de eğilimli oldukları için güvensizliklerinin giderilmesine de muhtaçtırlar.

1944, 1956, 1968, 1980, 1992, 2004, 2016

Maymunlar zinde ve canlıdırlar. İyi birer dinleyicidirler, ancak anı yaşamayı sever ve kendi menfaatlerini ön plana koyarlar. Eğlencelidirler, ancak uzun süreli ilişkilerde zorlanabilirler.

1945, 1957, 1969, 1981, 1993. 2005, 2017

Horozlar açık sözlü ve pratiktir, her konuyu enine boyuna düşünürler. Mükemmeliyetçi ve çalışkandırlar, bu yüzden bazen aşırı titiz oldukları söylenebilir.

1946, 1958, 1970, 1982, 1994, 2006, 2018

Köpekler mert ve dürüsttürler. İş yaşamında başarılıdırlar, ancak arada bir yalan söylemekten yahut kapris yapmaktan da çekinmezler.

1947, 1959, 1971, 1983, 1995, 2007, 2019

Domuzlar çok iyi arkadaşlardır ve başkalarına yardımcı olmayı severler. Kusursuz bir zevke, araştırmacı bir ruha sahiptirler. İş bitirici ve akıllıdırlar. Ancak onları fazla sınamayın, tepki gösterirler.

Mark Daniels - Bir Nefeste Dünya Mitolojisi






Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM