DÜNYA TARİHİ

Clive Ponting - Dünya Tarihi


1.3 İlk İnsanlar

Modern insanların doğrudan atası olan Homo türlerinin 2 milyon yıl kadar önce ortaya çıkmış olmaları olası görünüyor. Aynı çevrelerden yararlanıp ve onlardan yavaş yavaş yolları ayrılarak Australopithecine' lerin yanı sıra yaşamış olmalılar. Belirleyici, ancak çözüme kavuşmamış temel soru, bir veya iki Homo türünün aynı zamanda yaşamış olup olmadığıdır. Keşfedilen ilk ipucu, Kuzey Tanzanya'daki Serengeti ovasında tarihi 2 milyon yıl kadar geriye giden, eski bir göl yatağının yer aldığı Olduvai Gorge denen bir boğazda bulundu. 1960'ların başlarında Richard Leakey, alet kullanımıyla ilişkilendirdiği için Homo habilis dediği bir iskelet buldu. iskelet Australopithecus cifricanus tipine çok yakındı ve 1 metreden biraz daha kısa olduğu izlenimi veriyordu. Can alıcı fark, kuyruksuz maymunlarınkine daha az benzeyen, insan dişine daha yakın dişlere sahip ve yaklaşık 650 santimetreküplük beyin hacmiyle bir şempanzeninkinden daha büyük olan kafatasındaydı. Leakey buna dayanarak bu yaratığın insanların doğrudan atası olduğuna karar verdi. Ancak, Turkana Gölü yöresinde ve Omo ve Koobi Fora mahallerinde yapılan daha sonraki keşifler, özellikle de hayal gücünü kullanarak ER-1470 diye adlandırılan bir kafatası, çok daha büyük - 800 santimetreküp kadar - bir beyin kapasitesi ve daha uzun bir boyu olan bir yaratığa işaret ederek manzarayı karmaşıklaştırmıştır. Bunun Homo habilis ile aynı tür olmadığına dair iddialar, 1986'da Olduvai'da Homo habilis'in pek de insana benzemediğini akla getiren 300 parçalık bir iskeletin (OH 62) keşfedilmesiyle güçlenmişti. Bu dişi, 1 milyon yıldan daha uzun bir süre sonra yaşamış olmasına rağmen, "Lucy" den pek farklı görünmüyordu; boyu sadece 90 cm idi, ağaçlara tırmanmak için çok uzun kollara sahipti ve cinsel dimorfızm hala çok belirgin bir şekilde görülüyordu. Sadece olası beyin büyüklüğü, ayaklar, çene ve dişler daha insana benzer bir yaratığı akla getirmektedir.

Gerçekten Homo habilis denen bir türün var olup olmadığına dair elle tutulur şüpheler söz konusudur. Bu türe ait olduğu iddia edilen örneklerin en azından yarısı, bazı uzmanlar tarafından başka türlere atfedilmiştir. Şayet yaşadıysa, beyin büyüklüğünde de dikkat çekici farklılıklar gösteriyordu. Ayrıca çok uzun bir süre de var olmuş olamaz, çünkü Homo cinsine ait olan ilk fosiller şüpheye yer bırakmayacak şekilde 1 ,6 milyon yıl kadar öncesine tarihlendirilmiştir. Bunlar da Turkana Gölü yöresindendi. Koobi Fora mahallinde çok iyi durumda bulunmuş olan bir kafatası (KNM-ER 3733) , modern insanların doğrudan atasına – Homo Erectus - ait olduğu bilinen ilk fosil olarak teşhis edilmişti. Yaklaşık 900 - 1100 santimetreküplük beyin hacmi bir şempanzeninkine göre iki-üç kat büyüktü ve üst limitleri modern insanlarınkine eşitti. Bu insana benzer yaratığın 1, 65 metreye yakın bir boya ve çok gelişmiş bir görme yeteneğine sahip olması olasıdır. Aynı yöreden başka bir fosil (WT- 15000) , ayaklar altında çiğnenerek ölmüş, 11 yaşındaki bir erkek çocuğa aitti. İskeletin yapısı çok moderndi ve çocuğun boyu, yetişkin bir Australopithecus'tan bile uzun olduğunu gösteren 1 metre 60 santimetreye ulaşmıştı.

Homo erectus, yerini modern insanlar almadan önce 1 milyon yıldan çok daha uzun bir süre var olmuş, çok dayanıklı bir türdü. Bu zaman zarfında beynin büyüklüğü yavaş yavaş arttı ve cinsel dimorfızm oranı azaldı; dişiler erkeklerden ortalama olarak % 12-15 kadar daha küçüktü. Beyin büyüklüğündeki önemli büyüme neredeyse kesin olarak "insan" özelliği olarak görülen birçok özelliğin - sistematik olarak alet yapmak, avlanmak, "yurt mahalleri" veya kamplar ve ateş kullanmak - ilk defa benimsenmesiyle bağlantılıdır. Bununla birlikte, bu tekniklerin benimsenmesi modern insanların atalarının Afrika'dan ilk defa çıkmalarına imkan sağladı. Yakın zamanlara kadar Homo erectus, sınıflandırma için nispeten basit bir tür ve ilkinden çok ikincisine daha yakın olmakla birlikte, açıkça Australopithecinesler ile modern insanlar arasındaki ara kademe olarak görülüyordu. Bugün bazı şüpheler oluşmaya başlamıştır. Bu şüpheler özellikle, Endonezya'da Solo Nehri boyunda yer alan Mojokerto ve Sangiram mahallerinde bulunmuş olan ilk Asya örnekleriyle ilgilidir. (Gerçi daha önce ileri sürüldüğü üzere 1, 6 milyon yıl öncesi gibi komik gelen erken bir tarihe ait değiller.) Bu örnekler, Avrupa'da bulunmuş olan en erken fosil kalıntılarından önemli ölçüde farklıdır ve her ikisi de Afrika'da bulunmuş olan 500.000 yıl öncesine ait Homo erectus iskeletlerine benzemez. En son teoriler, sadece Afrika tiplerinin evrim geçirip modern insanlara dönüştüklerini ileri sürüyor: Homo sapiens..

Clive Ponting - Dünya Tarihi






Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM