EFSANE

Eric J. Sharpe - Dinler Tarihinde 50 Anahtar Kavram


10. EFSANE (MYTH)

Efsane insan, dünya veya tanrı hakkındaki basit cümlelerle yeteri kadar ifade edilemeyen bir inancı hayali şekilde ifade etmeyi amaçlayan bir hikaye türüdür. Efsaneler çok çeşitli olduklarından ve din tarihinde pek çok farklı fonksiyonlar icra ettiklerinden, bir kural olarak "efsane" konusunda genelleme yapmak sakıncalıdır. Araştırmacı, genel olarak asılsız olan şeyi tanımlamak için efsane kelimesini yaygın olarak kullanmaktan da sakınmalıdır. Mitoloji geçmişte belirli bir bölge veya gelenekteki efsanelerin tamamını ifade eden ortak bir isim olarak kullanılmıştır: mitolojinin doğru anlamı, '"efsanelerin incelenmesi dir.

Ringgren, son zamanlarda aşağıdaki iki faktörün, mukayeseli dinde efsanelerin incelenmesinde uygun olduğuna işaret etmiştir. Birincisi, efsane bir olay veya fenomenin bir açıklaması olarak inanılan ve ciddiye alınan bir şey olmalıdır. Bu şekilde inanılmayan bir hikaye, menkıbe olarak sınıflandırılmalıdır. Ve İkincisi, efsanenin dini bir faaliyette yer alan bir unsur olduğu veya olması gerektiği kabul edilmelidir. Efsanenin orijinal anlam ve fonksiyonu işte bu çerçevede araştırılmalıdır. Zamanın akışı içerisinde pek çok efsane kendi ayinsel çatısından koparılmış olup bu çatının mahiyetinin ne olduğunu bilmek her zaman mümkün de değildir; Bazen basit bazen son derece tafsilatlı olabilmiş, fakat pek çok durumda bir efsanenin anlamı ancak onun orijinal muhitinin keşfedilmesi halinde açık olabilecektir.

Farklı başlıklar halinde zikredilebilecek efsane türleri şunlardan ibarettir:

a) Yıldızlarla ilgili efsaneler. Bunlar güneş, ay ve yıldızların gücüne ve etkisine dair inançları ihtiva eder,

b) Tabiat efsaneleri. Bunda tabii fenomen şahıslaştırılmıştır,

c) Çeşitli kurumların menşeini açıklayan sosyal efsane,

d) Genel olarak kökenleri açıklayan aitiological efsaneler.

Mitoloji, mukayeseli din tarihinde yoğun bir inceleme alanı olmaya yüz tutmuştur. Max Müller, efsanelerin menşeini, bir cinse de delalet ettikleri için, fırtına, şafak vs. gibi kelimelerin şahıslaştırıldığı dil hastalığı olarak açıklamıştır. (Tylor, Lang gibi) antropolojik okul ise, efsaneleri, dinden ayrı ilkel kalıntılar olarak açıklamıştır. Daha sonraları, (Levi-Strauss gibi) diğer bilim adamları efsanenin fonksiyonunu izah etme konusu üzerinde yoğunlaştıkları halde, ''efsane ve ayin okulu' efsane ve kült arasındaki bağa işaret etmiştir. Çoğunlukla bir efsane, tarihi süreci içerisinde çeşitli şekillerde yorumlanmış ve özellikle kutsal metinle birleştirildiğinde pek çok fonksiyonu yerine getirmiş olacaktır. Bu, daha ileri bir tarihi ve yoruma dayalı inceleme türünü mümkün kılmaktadır; Yaratılış (Tekvin) Kitabı'ndaki yaratılış hikayesi buna bir örnek olabilir.

Efsane kavramının sınırları hakkında hala açık bir soru kalmış olmalıdır. Schweitzer, Churchill veya Che Guevarayı birer efsane olarak kabul edip onlar hakkında konuşmak, bu kişilerin tarihi şahıslar olmaktan daha fazla bir şey ifade ettikleri anlamına gelir ve bu terimin onlar hakkında kullanılmasının doğruluğunu göstermek belki de mümkündür. Ve psikolojik seviyede iyi ve kötü arasındaki çatışmayı sembolize eden ve hayali bir bağlılık merkezi sağlayan iyi bir hikayeyi bir efsane konumuna yükseltmek, bugün, Tolkien'in “The Lord of the Rings” (Yüzüklerin Efendisi ) isimli eserinin bazı yerlerinde yapılan kullanımda ve Gandalf figüründe görülür.

Efsaneler açıkça dini anlatımın temel şekillerinden biridir ve onların tarihi, psikolojik, sosyolojik ve diğer sahalar boyunca incelenmesi bugün ihtiyacın da ötesinde bir şeydir.

Eric J. Sharpe - Dinler Tarihinde 50 Anahtar Kavram







Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM