Einstein'in Buzdolabı

Steve Silverman - Einstein'in Buzdolabı


BALONLA YOLCULUK

UÇAN HALIMLA UZAKLARA

Yüzlerce televizyon kanalında bir tane bile seyretmeye değer program bulamadığınız geceler oldu mu hiç? O gecelerden birinde Çöplük Savaşları: Uçan Makineler adlı bir şov programına rastladım. Programda bir grup çamaşır makinesi tamircisi ile bir grup psikolog en iyi uçan makineyi yapabilmek için yarışıyorlardı. Kurallar son derece basitti. Her ekibin çöplükte buldukları malzemelerden bir uçan makine yapmak için on saati vardı. Bir insanı en uzun süre havada tutmayı başaran ekip yarışmayı kazanıyordu.

Beni bir düşüncedir aldı. On saat içinde bir uçak yapmayı başardığımı farz edelim. Öyle bir şeyin içine binerek hayatımı riske atmak ister miydim? Hiç sanmıyorum. Daha sonra Larry Walters adlı adamı düşünmeye başladım. Yıllar önce kendi uçuş cihazını üretmiş ve gökyüzünde alışılmadık bir yolculuğa çıkmıştı.

Çöplük ekiplerinden farklı olarak, Larry, tüm yaşamını bu uçuşu planlayarak geçirdi. Her şey 9-10 yaşlarındayken ailesi onu Disneyland'e götürdüğünde başlamıştı. Larry, bir çalışanın elinde gördüğü kocaman Mickey Mouse balonlarından büyülenmişti. O an, günün birinde böyle balonlarla birlikte gökyüzünde uçmak istediğine karar verdi.

Gençlik yılları boyunca, hidrojen gazı doldurduğu küçük balonlarla deneyler yaptı. (Hatırlarsanız, Hindenburg hidrojen ile doldurulduğu için patlamıştı. O yaştaki bir genç için hiç de güvenli bir şey sayılmaz.) Daha sonra Vietnam'da ordu aşçısı olarak görevini yaparken planını tamamladı.

2 Temmuz 1982 tarihinde, yıllar süren bekleyişin ardından, planını uygulamaya karar verdi. Inspiration (ilham) adını verdiği aracını, California'nın Long Beach bölgesindeki varoşlarda yaşayan kız arkadaşının annesinin evinin arka bahçesinde inşa etmeye başladı. Elli beş helyum silindiri kullanan Larry, yerel bir ordu mağazasından tedarik ettiği iki metre çapında kırk iki adet balon şişirdi. Yerden elli metre yükseklikte gezinen balonların nasıl bir manzara oluşturduğunu gözlerinizin önüne getirin! Şahane bir manzara olsa gerek.

Bu uçuşa yıllar boyunca hazırlandığı için Larry her türlü acil duruma karşı da hazırlıklıydı. Pusulası, altimetresi (Yüksekliği gösteren alet), radyosu, el feneri, ilk yardım çantası, çakısı, her şeyi vardı. Larry çok yaratıcıydı, içi su dolu sekiz plastik kabı denge için gemisinin kenarlarına takmıştı. Bir başka deha ürünü olarak, yere yumuşak bir iniş yapabilmek amacıyla tek tek balonları vurmak için yanına silah da almıştı.

Muhtemelen Larry 'nin uçan makinesinin en tuhaf yanı, sepetinin tasarımıydı. Doğrusunu isterseniz, insanın dikkatini asıl çeken, bir sepetin olmayışıydı. Larry bunun yerine Sears'tan 109 dolara aldığı tahta iskemleyi tercih etmişti.

Larry sırtına paraşütünü geçirdi ve İlham'ına atladı. Aracı iple bir arkadaşının otomobiline bağlamıştı. Amaç, Larry'nin yüksekliğinin bir buçuk metreyi aşmamasını sağlamaktı. Bağımsız bir şekilde uçmadan önce aracını sınamış olacaktı. Ancak Larry'nin yükselişi beklediğinden daha hızlı olunca ip koptu. Larry gökyüzüne doğru yönelmişti! Asıl uçuş planı, en fazla üç bin metre irtifada Mohave çölüne doğru yaklaşık beş yüz kilometre yol kat etmekti. Ancak beklediğinden çok daha hızlı yükselince planlarını değiştiren Larry, yolculuğun keyfini çıkarmaya karar verdi. Arada görüşünüzü engelleyen uçağın duvarları olmadan o yükseklikten nasıl bir manzara izleyebileceğinizi düşünün! İnanılmaz olmalı.

Larry'nin endişe ettiği nokta iniş değil, havanın soğuyacağı ve nefes almanın zorlaşacağı kadar yükseğe çıkmaktı. Yaklaşık 45 bin metreye çıktığında, biraz alçalma zamanının geldiğine karar verdi. Önceden planladığı gibi, balonlara ateş etti ve yedi tanesini patlattı. O sırada, tam altimetresine bakmak için biraz eğilmişken şiddetli bir rüzgar sandalyesini salladı ve silah kucağından düşüverdi. Yere düşen silahın uzaklaştıkça ufalışını izlemekten başka elinden gelen bir şey yoktu. (Birinin kafasına düşse nasıl bir davaya sebep olabileceğini düşünsenize!) Her ne kadar aracını her türlü olasılığa karşı hazırlıklı tasarlamışsa da Larry silahını kaybedebileceğini hiç düşünmemişti. Silahı telle araca bağlamış olsaydı hiç sorun yaşamayacaktı halbuki.

Yine de, silahını kaybetmek bile Larry'nin moralini bozmadı. Aracı biraz daha yükseldi. Elli bin metreye çıkmıştı. Kafanızdan ufak bir matematik hesabı yaparsanız Larry ve tahta sandalyesinin yerden elli kilometre yükseklikte olduğunu anlayacaksınız. Larry bir ara Los Angeles Havaalanı'nın sahasına bile girdi ve hem Delta hem de TWA pilotları tarafından fark edildi.

Bir süre sonra İlham yavaş yavaş alçalmaya başladı. Her nedense, son altı yüz metrede hızı da artmaya başladı. Larry tüm ağırlıkları atarak hızını azaltmaya çalışıyordu. Sonunda bir evin çatısına çarptı ve oradan yuvarlanıp aracının ipleri elektrik tellerine takılınca da yerden iki buçuk metre yükseklikte asılı kaldı, indirilmesi için bölgede elektriklerin yaklaşık yirmi dakika süreyle kesilmesi gerekti. Çarpılmadığı için şanslıydı. Larry sandalyesini daha sonra mahallesinden bir çocuğa verdi ve balonlarının parçalarını imzalayarak dağıttı.

Larry uçuşunu başarıyla ve kazasız belasız atlatmış olsa da, Federal Havacılık İdaresi durumdan memnun değildi. 17 Aralık tarihinde, Larry'yi - uçuş belgesi olmayan bir araçla havalanmak dahil - dört uçuş kuralını ihlal etmekten dört bin dolar para cezasına çarptırdılar. Tüm birikimini bu uçuşa harcamış olan Larry cezayı ödeyebilecek durumda değildi. Pazarlıklar sonunda, FHİ ceza tutarını, sadece güvenli olmayan bir araçla uçmak suçunun karşılığı olarak, bin beş yüz dolara indirdi. (Bundan sonra Wright Kardeşlere özenip deneysel uçak tasarımları yapmaya kalkacak kimse çıkmaz herhalde.)

Uçuşuyla ilgili haberler tüm dünyaya yayıldıkça Larry kısa sürede şöhret oldu. Çeşitli televizyon programlarına katıldı. Fakat uçuşu ona hiçbir maddi getiri sağlamadı. Internet ortamında hikayesi yayıldı. 1997 yılında, 'Lüzumsuz yere gösterdiği aptallık' için internet üzerinden verilen Darwin ödülüne layık görüldü.

Ne yazık ki, Larry 1993 yılının Ekim ayında intihar etmişti. Hiçbir intihar notu bulunmadı ama yıllar önce gerçekleştirdiği uçuşun bununla bir ilgisi olduğu sanılmıyor.

Bu öyküyle ilgili üzücü bir ayrıntı daha: Larry teorik olarak balonla yapılan uçuşlar için yükseklik rekorunu kırmıştı ama uçuşu resmi olmadığı ve onaylanmadığı için rekoru da kabul edilmiyor.

Steve Silverman - Einstein'in Buzdolabı







Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM