HAYATIN EL KİTABI

Focus - Hayatın El Kitabı


Elleri yıkamak ne kadar yararlı?

Enfeksiyonların çoğunu çevremizdeki insanlarla girdiğimiz fiziksel ilişkiler sonucunda kapıyoruz. Fetişistler hariç genelde bu ilişki sadece eller aracığıyla oluyor. Yani, elleri her zaman temiz tutmak, mikroplu yiyecek zehirlenmesinden tutun da nezleye kadar pek çok hastalığı önleyebiliyor.

Ancak, elleri musluğun altına tutup suyu akıtmak elbette ki yeterli değil. Çünkü mikroplar aslında derideki yağlı salgıya yapışıyorlar. Elleri mikroplardan koruyabilmenin en iyi yolu, bol oleik asit ve stearik asit içeren bir şeyle yıkamak. Stearik asit erimediğinden, bakteri yüklü maddenin elden atıldıktan sonra bir daha geri gelmesini engelliyor. Oleik asit ise antimikrobiyal bir bileşik. Bu maddenin teknik ismi ise sabun.

Yanımdaki aksırsa bana mikrop bulaşır mı?

Elbette. İnsanların çoğunun burunlarının içi nezle nedeniyle iltihaplanıyor. Ve bu mikrop dolu bulut, hapşırma sırasında saatte 160 km. hızla ileriye doğru atılıyor. Bu mikroplar, hapşıran kişinin çevresinde bir süre daha havada gezinmeye devam ediyor. Yani oradan geçen herkes bu bulutun içinden geçmiş oluyor. Ağzı elle kapamanın da bir anlamı yok. Çünkü mikroplu bulut ellere yapışarak hastalığa neden olacak dozu aktarmış oluyor.

Aksırıkla sadece üşütme ve nezle bulaşmıyor, insanların yüzde 40' ının, hastane personelinin ise yüzde 70'inin burunlarında stafılokok basili bulunuyor. Hapşırma yoluyla insandan insana geçebilen ve enfeksiyona neden olan bu basil birkaç günlük kuluçka devresinden sonra etkisini göstermeye başlıyor.

Dezenfektanlar bilinen bütün mikropları öldürebiliyor mu?

Çamaşır suyu gibi güçlü dezenfektanlar, bir laboratuvarda doğrudan bakteri üzerine dökülürse, sorunun cevabı "evet" oluyor. Böyle bir uygulamada çamaşır suyu, hem virüsleri hem de bakterileri öldürüyor. Ancak, her gün tabakların üzerine ılık su ve bulaşık deterjanı döküp yıkasanız ya da tuvalette çamaşır suyunu haftada bir dökerseniz mikroplardan tamamen kurtulmak mümkün değil. Böylelikle yağların ve sıvıların içinde pusuya yatmış mikroplara dokunmamış olursunuz. Çamaşır suyu da birkaç gün içinde etkisini kaybediyor.

"Lejyoner hastalığı" nedir?

İlk kez 1976 yılında Vietnam'dan dönen Amerikan askerleri arasında görülen bu hastalık "Legionella pneumophila" isimli mikroorganizmanın yola açtığı bir enfeksiyon. Bugün bakterilerin tüm özellikleri çok iyi tanınıyor, ama hangi mekanizma sonucu hangi tip insanlarda hastalığa yol açtığı tam olarak bilinmiyor.

Genellikle sıcak ve nemli atmosferlerde ve hastane, otel gibi büyük binalarda daha yaygın görülüyor. Öte yandan, duş sabunlarının ve bazı deodorantların da enfeksiyonun yayılmasında rol oynadığı tahmin ediliyor. Hastalık genellikle sinir sistemi zayıf kişilerde ya da bağışıklık sisteminde problem olan askerlerde görülüyor. Belirtileri öksürük, ateş, mide bulantısı ve kusma. Bazı durumlarda zatürreye yol açıp öldürücü olabiliyor.

Focus - Hayatın El Kitabı








Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM