Kendinize gülmeyi bilin

Jason Carrier - Hayattan Almanız Gereken 100 Ders


7. Kendinize gülmeyi bilin.

Yolda ayağı kayıp garip bir pozisyonda düşen birine gülmeden yardım etmemiz neden mümkün değildir. Düşenin canının yandığından emin olsak da, hatta yardım etmek için bulunduğumuz mesafe uzak olduğu için hızla hareket etsek de gülmeden edemeyiz. Hele düşen kendi kendine gülmeden duramamışsa!

Sabahları aynayla karşılaşmayın, özellikle bakıp gördüğünüze gülümseyin! Biliyorum, şekil vermekte zorlanacağınız saçlarınız, bu yaşınıza rağmen neden çıktığını anlayamadığınız yeni bir sivilceniz, uykusuz gecenizin sembolü yorgun gözaltlarınız gülümsemenize engel olacaktır.

Gözlerinizin içine; en içine bakıp, gördüğünüze gülümseyin. Yanağınızda oluşan çizgi öyle tatlı ki, en çok oradan öpülmekten hoşlanacaksınız. Gözlerinizin kenarındaki o enine çizgilere uygun bir kıyafet seçmek, ne giyeceğinizi bilemediğiniz sabahların en büyük neşesi değil mi? Dişlerinizi fırçaladıktan sonra dudaklarınızın aldığı renge siz de bayılmıyor musunuz?

Böylece düştüğü için nasıl güleceklerini düşünüp utançla üzülmek yerine "Kendimi düşerken görseydim amma gülerdim"; deyip gülmeden duramayanlardan olacaksınız. . . İnanın daha zevkli! Gülmek için hiçbir fırsatı kaçırmamak gerek. . . Ancak gülebildiğimizde gerçek hayatın yükünü kaldırabilecek güce sahip oluruz. Gülünecek şeyleri bulup çıkarabilmek için her zaman en yakındaki materyalden başlamak en iyisidir: Kendimizden! Duyduklarımız içinde gülünecek bir yan bulabilmek için kendimizi tanımamız gerekir. Ancak anlayabildiğimiz şeylere tepki verebiliriz ve gülünecek şeyleri anlayabilmek büyük başarı ister. İstemsizce gülmek ağlamak kadar kolay değildir. Üstelik ağladığınızda oluşan yorgun gözaltı torbaları eğlenerek uykusuz kaldığınız yorgun gecelerde edindiğinizden daha zor kaybolur.

Düştüğünüzde, indiği halde çıkmak için yeltendiğiniz yürüyen merdivene ayak bastığınızda, karşıdan gelene yol vermek üzere kenara çekildiğinizde yeniden karşı karşıya gelince, makyaj yaptığınızı unutup gözünüzü kaşıdığınız için metroda herkes suratınıza bakarken kendinize gülün. . . Böylece size güldüklerinde neden güldüklerini anlamanız mümkün olacaktır.

Zor durumlarınız için size destek olmasını beklediğiniz insanların sıkıntınıza gülme ihtimaline karşı hazırlıklı olun. Gülerek yardım isteyin. "Girerken tuvalet kağıdı olmadığını fark etmemişim. Yardım edebilir misiniz?" derken durumun aslında komik olduğunu kabul etmenizde fayda var. Böylece yan kabinden bir rulonun uzatılmasını sağlamak daha kolay olacaktır. Ayrıca küçük kahkahalar, zaten siz de gülerken canınızı acıtmaktan çok büyük kahkahalarla katılmak istemenize sebep olmaktan öte gidemez böylece.

Anahtarınızı içerde unuttuğunuz için kapınızı açmanıza yardımcı olan çilingir de sizin aptal olduğunuzu düşünmüyor aslında. . . Yani birlikte gülebilmek için hiçbir engel yok aranızda! Hakikaten, nasıl unuttunuz koskoca anahtarlığı tam kapının yanındaki kasenin içinde?

Tüm caddeyi, az önce içtiğiniz köpüklü kahvenin köpüğünü alnınızda taşıyarak geçtiğinizi, bu yüzden insanların size bakıp gülümsediklerini geç mi fark ettiniz? İyi ki size gülen insanlara siz de gülümseyerek bakmıştınız. Yoksa sizin ne şaşkın olduğunuzu düşünmenin yanı sıra, bir de somurtkan olduğunuzu düşünüp konuşurlardı kendi aralarında; ki bu şaşkın olmaktan çok daha kötü, değil mi? Bu durumda neden bana gülüyorlar acaba diye şüphelenmekte epey geç kalmış olmanız, aslında insanların gülümseyerek bakacakları kadar tatlı biri olduğunuzu gösteriyor, değil mi?

Birilerinin size gülebilmesi için kendinize gülün! Çünkü gülümsemenin verdiği gücü edinebileceğimiz pek fazla yer yok!

Jason Carrier - Hayattan Almanız Gereken 100 Ders







Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM