Kısa Türkiye Tarihi

Prof. Dr. Sina Akşin - Kısa Türkiye Tarihi


Prens Sabahattin

Sabahattin’in babası Damat Mahmut Paşa Abdülhamit’in kız kardeşiyle evliydi. Almanların yürütmekte olduğu Bağdat demiryolu Konya’ya ulaştığı sırada, İngilizler İskenderun-Bağdat-Basra demiryolunu üstlenmek üzere devreye girmek istediler. Bu işin takibini Mahmut Paşa’ya havale etmişlerdi. Oysa Alman İmparatoru Kayzer II. Wilhelm 1898’de Osmanlı Devleti’ne resmi bir ziyaret için gelmişti. Bu bile Almanların Konya-Bağdat-Basra imtiyazını almalarına yeterdi, çünkü öbür Avrupa hükümdarları Ermeni sorunundan ötürü Abdülhamit’i boykot ediyorlardı.

Damat Mahmut böylece umduğunu bulamayınca tepki göstermek amacıyla iki oğlunu alıp Fransa’ya kaçtı. Padişahın eniştesinin ve yeğenlerinin “özgürlük yok” diye kaçmaları Avrupa’da gazete başlıklarını bir süre doldurdu. Abdülhamit yeğenlerinin kaçırıldığını iddia etti. Olay özgürlükçü hareketi biraz canlandırdı. 1902 yılında Prens Sabahattin ve kardeşi Paris’te I. Jön Türk Kongresi’ni topladılar. Çeşitli yerlerden gelen 40 kadar delege sorunları tartıştılar. Arnavutluk eşrafından İsmail Kemal o güne değin yapılagelen propaganda ve yayın faaliyetiyle bir yere varılamayacağını, askeri kuvvet kullanmak gerektiğini ileri sürdü. Ermeni delegeleri ise bunun da yetmeyeceğini, Avrupa devletlerinin müdahalesinin gerekli olacağını söylüyorlardı. Prens Sabahattin her iki görüşü benimsedi, fakat dış müdahalenin demokratik devletler (yani İngiltere ve Fransa) tarafından yapılması şartını koştu. Bu kararlara Ahmet Rıza ve arkadaşları (Dr. Nâzım, Yusuf Akçura gibi) karşı çıktılar.

Böylece Jön Türk hareketi bölünmüş oldu. Sabahattin ve arkadaşları kongre kararına uygun olarak bir askeri hareket de hazırladılar. Trablusgarp Valisi Recep Paşa Abdülhamit’i devirmek için bir askeri birliği onlara vermeyi kabul etti. İngilizlerin yardımıyla sağlanacak gemilere bu askerler bindirilecek ve İstanbul’a getirilecekti. Recep Paşa bu işten vazgeçince, tasarı suya düştü. Sabahattin dikkatini bilime çevirdi. Le Play’nin kurucusu olduğu bir toplumbilim akımına bağlı E. Demolins adındaki yazarın düşüncelerini benimsedi. Demolins’e göre iki tür toplum vardır: tecemmüi (toplulukçu), infiradi (bireyci). İnfiradi toplumlara en iyi örnek İngiltere’dir. Orada çocuklar girişken ve hareketli bir hayat için yetiştirilirler ve büyüyünce yaman iş, hatta macera adamları olurlar. O tür toplumda yönetim de adem-i merkeziyetçidir. Köyler, kentler ihtiyaçlarını kendileri karşılarlar. Tecemmüi toplumlarda ise çocuklar “muhallebi çocuğu” olarak yetiştirilirler, büyüyünce de memur olurlar. Orada yönetim merkeziyetçi olur. Köyler, kentler ihtiyaçlarını kendileri karşılamazlar, bunu merkezden beklerler. Sabahattin’e göre Osmanlı toplumunun kurtuluşu infiradi bir topluma dönüşmesiyle olanaklı olacaktı. Bir süre sonra Sabahattin Paris’te Teşebbüs-ü Şahsi ve Adem-i Merkeziyet Cemiyeti’ni kurdu.

Prof. Dr. Sina Akşin - Kısa Türkiye Tarihi








Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM