KURTLARLA KOŞAN KADINLAR

Clarissa P. Estés - Kurtlarla Koşan Kadınlar



ÇIĞLIĞI BASMAK

Mavisakal kükreyerek karısına bağırdığında ve kadın da çok değerli bir zaman kazanmak için onu oyalamaya çalıştığında, kendisini tutsak alanı - bu tek başına yıkıcı bir din ya da koca, aile, kültür veya kadının negatif kompleksleri olabileceği gibi bunların hepsi birden de olabilir - yenmek için enerji toplamaya çalışmaktadır.

Mavisakal’ın karısı, hayatı için yalvarır, ama bunu ustalıkla yapar: "Lütfen,” diye fısıldar, “ölüme hazırlanmama izin ver.”

“Tamam,” diye hırlar adam. "Yalnız, çabuk ol.”

Genç kadın, psişik erkek kardeşlerini çağırır. Bunlar, kadının psişesinde neyi temsil etmektedir? Psişenin daha kaslı, doğal olarak daha saldırgan itici güçlerini. Bunlar bir kadında habis itkileri öldürme zamanı geldiğinde harekete geçen gücü temsil eder. Bu özellik burada eril cinsiyetle betimlense de, her iki cinsiyetle - davetsiz misafirin üzerine şırrak diye kapanan dağ, çapulcuları bir anda çıtır çıtır yakmak için inen güneş gibi cinsiyeti olmayan başka şeylerle de - gösterilebilir.

Kadın merdivenlerden koşarak odasına çıkar ve kız kardeşlerini surlara yerleştirir. Kız kardeşlerine bağırarak “Erkek kardeşlerimiz geliyor mu, görüyor musunuz?” diye sorar. Kız kardeşleri de aşağıya doğru henüz bir şey görmediklerini söylerler. Mavisakal, karısının boynunu vurabilmek için kükreyerek mahzene inmesini istediğinde, kadın tekrar bağırır: "Erkek kardeşlerimiz geliyor mu, görüyor musunuz?” Kız kardeşler de aşağıya seslenerek uzaklardan bir toz bulutunu ya da hortumu andıran bir şeyin kendilerine doğru yaklaştığını söylerler.

Burada, bir kadının içsel psişik güçlerinin nasıl kabarıp taştığına ilişkin eksiksiz bir senaryo görüyoruz. Kız kardeşler - daha akıllı olanlar - bu son erginleyici adımda başrolü oynarlar; onun gözleri olurlar. Kadının çığlığı erkek kardeşlerinin yaşadığı yere, psişenin savaşmak için eğitilen, gerekirse ölümüne savaşmak için eğitilen yönlerinin yaşadığı yere kadar psişenin içinde uzun bir yol kateder. Ama psişenin savunmaya yönelik boyutları ilk aşamada bilince olması gerektiği kadar yakın ve hemen ulaşılacak bir konumda değildir. Birçok kadının uyanıklığı ve kavgacı doğası, bilince, onun üzerinde etkili olacak denli yakın değildir.

Kadın, kavgacı doğasını; kasırga, toz bulutu benzeri özelliklerini çağırma ya da hatırlama çalışmaları yapmalıdır. Döne döne gelen hortum simgesi, dağılmayıp da odaklandığı zaman bir kadına muazzam enerji veren çok önemli bir kararlılık gücünü temsil eder. Çok daha şiddetli olan bu özelliği elinin altında hazır tutan kadın, bilincini yitirmez ya da diğerleriyle birlikte gömülmez. İçerideki kadın-katilini; libidosunun, yaşam tutkusunun kaybını sonsuza dek bir çözüme kavuşturmuş olur. Anahtar sorular, onun kurtuluşu için gereken açılmayı ve gevşemeyi sağlasa da, kız kardeşlerinin gözleri ve kılıç sallayan erkek kardeşlerinin kasları olmadan başarıya tam olarak ulaşamaz.

Mavisakal karısına bağırır ve taş merdivenleri tırmanmaya başlar. Karısı kız kardeşlerine seslenir: “Ya şimdi, şimdi onları görüyor musunuz?” Kız kardeşleri bu kez aşağıya şöyle seslenirler: “Evet! Şimdi onları görüyoruz, neredeyse burada olurlar.” Erkek kardeşleri dörtnala koridoru katederler. Genç kızın odasına yüklenir ve Mavisakal’ı surlara doğru sürerler. Orada onu kılıçlarla öldürüp, cesedinden arta kalanları leş yiyicilere bırakırlar.

Kadınlar saflıklarından kurtulup gerçekle yüzleştiklerinde, o güne kadar bilmedikleri bir özellik kazanırlar. Bu durumda artık daha bilge olan kadın, içsel erkeksi bir enerjiyi yardımına çağırır. Jungcu psikolojide bu unsur animus olarak adlandırılmıştır. Kadın psişesinin kısmen ölümcül, kısmen içgüdüsel, kısmen kültürel olan bu unsuru, masallarda ve düş simgelerinde onun oğlu, kocası, bir yabancı ve/veya sevgilisi olarak gösterilir - o sıradaki psişik koşullarına bağlı olarak tehdit edici de olabilir. Bu psişik figür özellikle değerlidir, çünkü geleneksel olarak kadınların dışında yetişen niteliklerle donanmıştır ve bunların en sık görülenlerinden biri saldırganlıktır.

Karşı cinsiyetten kaynaklanan bu doğa, “Mavisakal”daki erkek kardeşlerde simgelendiği gibi sağlıklı olduğu zaman, içinde yaşadığı kadını sever. Kadının, istediği her şeyi yapmasına yardımcı olan psişeiçi enerjidir bu. Kadın böylece erkeğin bu psişik kasları sayesinde farklı yetenekler kazanır. Bu erkeksi doğa bilinçlenme isteğinde kadına yardımcı olur ve onu destekler. Birçok kadın için bu karşıt-cinsel yön, içsel düşünce ve duygular dünyası (ve dış dünya) arasında köprü kurar.

Animus (animusu bir köprü olarak düşünün) ne kadar güçlü, ne kadar bütüncül ve enginse, kadın da düşüncelerini ve yaratıcı çalışmalarını dış dünyada somut olarak o kadar beceriyle, o kadar kolay ve o kadar güzel ifade eder. Pek gelişmemiş bir animusu olan kadın, her ne kadar bir yığın düşünce ve yaklaşıma sahipse de, bunları dış dünyada gösteremez. Zihnindeki parlak imgelerin düzenlenmesi ya da hayata geçirilmesi söz konusu olduğunda, her zaman yetersiz kalır.

Erkek kardeşler gücün ve eylemin kutsanmasını temsil ederler. Onlarla birlikte, sona gelindiğinde, birkaç şey kendini gösterir: Birincisi, yok edicinin büyük kötürümleştirme yeteneği, kadının psişesinde nötralize edilir. İkinci olarak, gözü kapalı bakirenin yerine, uyanık olan geçer. Üçüncü olarak da, sadece seslenmesiyle bile dört bir yanı savaşçılarla dolup taşar.

Clarissa P. Estés - Kurtlarla Koşan Kadınlar






Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM