ATA PATLAMASI

Adrian Berry - Sonsuzluğun Kıyıları


15. ATA PATLAMASI

Çok daha köklü - en azından çok daha eskilere dayanan - bir soyağacıyla övünebiliriz artık. Kaliforniya, Berkeley deki biyologlar şu anda hayatta olan bütün insanların 200.000 yıl önce Afrika'da yaşamış bir kadının soyundan geldiği sonucuna vardı.

Birçok kişi bu iddiaya inanmakta zorlandı. Böyle bir iddia ilk bakışta aritmetik bir saçmalık gibi görünebilir. Zamanda geriye gidildikçe insanın atalarının sayısı artar. Öyleyse soyumuzun yaklaşık 7000 nesil önce yaşamış tek bir bireye dayandığını nasıl varsayabiliriz?

Şöyle akıl yürütebiliriz: Herkesin bir annesi bir babası olduğuna göre, her nesil için 30 yıllık bir süre tanıyarak, herhangi bir yılda kaç atamız olduğunu hesaplayabiliriz. Aradaki yıl sayısını 30'a böleriz; 2 üzeri bu sayı kaçsa ata sayısı da odur. Örneğin Kraliçe Victoria'nın 1837'de tahta çıkışı bundan yaklaşık beş nesil önceye denk gelir. Böylece şu an yaşayanlarımızın büyük büyük büyük dedeleriyle ninelerinin sayısı 2 üzeri 5 yani 32 olur.

Tarihte genlere gittikçe bu hesap oldukça iyi bir biçimde işi görmeyi sürdürür. Kral III. George'un tahta çıktığı 1760 senesinde hepimizin 256 kadar yaşayan atası vardı, İspanyol Donanması'nın yenildiği 1588 yılında bu sayı 8192 idi. Buraya kadar iyi, ama belli bir noktada bu hesap iflas ediyor.

Agincourt Savaşı'nın yapıldığı 1415 senesinde her birimizin yarım milyondan fazla atası olmuş olması gerekiyor - İngiltere, nüfusunun yüzde 10'undan fazlası - ve 1066'daki Norman istilası sırasında da her birimize en az 2.000.000.000 ata düşüyor o zamanki dünya nüfusundan kat kat fazla!

Bu nasıl mümkün olabiliyor? Ben derim ki bu uzak ataların çoğu aynı insan. On beşinci yüzyılın başlarında herkes neredeyse kaçınılmaz olarak kuzenleriyle evlenmeye başlamış çünkü toplumsal kısıtlamalar ve yüksek ölüm oranları evlenecek başka kimse bırakmıyormuş.

Kara Ölümün yol açtığı yıkımı hesaba kattığımızda bile, zamanda geriye dönüp baktığımızda soyağaçlarımız birleşmeye başlıyor. Sonuç olarak insan ırkının eksiksiz soyağacı çok uzun kuyruklu bir iribaş şeklinde olmalı.

Kuyruğun ucunda yer alan 200.000 yıl önce yaşamış o uzak Afrikalı atanın torunlarının sayısı, yaşamlarının tehlikelerle dolu olması nedeniyle ilk başta son derece yavaş artmış olmalı. O uzun kuyruk da bundan kaynaklanıyor.

Sonra, 2000 yıl önce Roma İmparatorluğunun başlangıcında kuyruk epeyce kalınlaşmış olmalı. İmparatorluklar içinde korunan insanların çoğunun, doğal yaşam sürelerinin sonuna kadar yaşama olasılığı vardı. Sonraki yüzyıllarda, torunlar da yakın atalarımız kadar hızlı çoğaldı. İribaşın gerçekten irileşen başının nedeni de işte bu.

Adrian Berry - Sonsuzluğun Kıyıları







Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM