BAY TANRI

Alan Lightman - Bay Tanrı

ÖZGÜR İRADE Mİ?

Ara sıra belirsiz zaman dilimleri boyunca derin düşüncelere dalarım. İlk atomik saatlerden önce bu süreleri ölçmek sahiden mümkün değildi. Daldığım düşüncelerden çıktığımda, mesela Penelope Teyzem epey uzun süre ortadan yittiğimi, ben yokken eniştemle pek çok uyku ve uyanış geçirdiklerini, Boşlukta müziğin sustuğunu falan söylerdi. Ama benim için hiç zaman geçmezdi. Daha doğrusu dikkatime değecek bir olay olmazdı. Zamanı ölçecek aygıtların icadıyla birlikte bile, hâlâ zamanın sadece olaylara göre anlam taşıdığı fikrindeydim. Hiçbir olay yahut önemli herhangi bir olay gerçekleşmemişse, hiç zaman geçmediği bihakkın söylenebilirdi. Geçen çağlardaki derin düşünce dönemlerimde hissim bu yöndeydi. Bu derin düşünce dönemlerinin benim için amacı, kendimi olaylardan ayırmak, zihnimi kendine getirmek, kendimi ve düşüncelerimi saf, anlık varlık haline dönüştürmekti. Boşlukta bunu becermek kesinlikle daha kolaydı. Deva Eniştemle Penelope Teyzemin didişmeleri haricinde, Boşlukta hiçbir olay gerçekleşmezdi ve eniştemle teyzem kusuruma bakmasın, onlarınkiler olaydan sayılmazdı.

Ama artık değişmişti her şey. Yeni evrendeki onca oluşla birlikte - yeni evrende olay üstüne olay yığılıyordu - önemli olaydan uzak tek bir an bile kalmamıştı. Boşlukta, kusursuz ve mutlak hiçlik ortamında dahi ufak ama habire büyüyen kürede tonla olayın gerçekleştiğini fark etmemek imkânsızdı. Boşlukta ne yapılırsa yapılsın, Boşluğun neresinde olunursa olunsun Âlem-104729daki yeni gelişmeler kalabalığını hissetmemek elde değildi. Geleceğin belirsizliklerle yüklü bir siliklik olmasına rağmen, şimdinin geleceğe doğru bodoslama koşturuşu kolayca hissediliyordu. Potansiyellilikle yüklü uçuşan trilyonlarca diğer evren Âlem-104729daki patlamaların yanında hiç kalıyordu. Tam sessizlikte düşüncelere dalamıyordum artık.

Kendimi varoluştan çekip almış ama bir yandan yeni evrendeki fokurdamalardan haberdarken yine çıkıp geldi Belhor ile Bafomet. Belhor son gelişindeki gibi uzun boylu, zayıf, onurlu ve karanlık görünüyordu. Biteviye sırıtışlı tıkız Bafomet ise yeni bir yürüyüş tarzı edinmiş gibiydi. Ötesi, artık iki Bafomet vardı. İlkinin ardındaydı ikincisi. Daha ufaktı; feci acınası görünüyordu ve sürekli belden bükülüp selam veriyordu.

Rahatsız etmiyorumdur umarım, dedi Belhor.

Rahatsız etmiyoruzdur umarız, dedi Büyük Bafomet. Zat-ı Şeriflerini asla rahatsız etmek istemeyiz. Asla.

İstemeyiz, dedi küçüğü. Büyük Bafomet derhal ufaklığı tekmeledi ve beriki acıyla inledi.

Sus, dedi Büyük Bafomet. Konuşacağın zamanı söylerim sana ben. Peki, Efendi, dedi Ufak Bafomet.

Büyük Bafomet derhal bir ters takla attı ve sırıttı.

Rahatsız ediyorlardı beni elbette. Hem de üç kat. Ama başkalarına, yaptıklarına bakmaksızın kibar davranmaya inandığımdan sadece, Ne istiyorsunuz? dedim.

Tartışacak çok şeyimiz var, dedi Belhor. Son görüştüğümüzden bu yana pek çok şey olmuş. İlginç şeyler hem de. Anlaşılan evreninizde ilkel yaşam başlamış. Tabii ilkel yaşamın evrim geçirerek nasıl desek, karmaşık bir hal alması kaçınılmaz. Sırada kendini fark etme var. Zaman meselesi. Ne dersiniz?

Evet, dedim. Müdahale etmezsem. Her şeyden haberdarsın bakıyorum.

Haberdarlığı iş edindim kendime, dedi Belhor.

Efendim kesinlikle haberdarlığı iş bilir, dedi Bafomet. Efendim her şeyin her şeyini bilir. Müthiş, değil mi? Belhor, Büyük Bafomete dönüp sertçe bakınca, beriki derhal Küçük Bafometi tekmeledi.

Sizden ricam, dedi Belhor, karışmamanız. Bırakın bu ilkel yaratıklar evrilsin, bilinç ve zekâ geliştirsin.

Ricanı düşüneceğim, dedim.

Zekâyla birlikte, dedi Belhor, yeni yaratıklar en azından kendi kendilerine karar veriyor izlenimi edinirler. Tabii, bilsinler veya bilmesinler, cansız maddenin yasalarını, sizin koyduğunuz yasaları takip ettiklerini biz bileceğiz. Davranış ve eylemleri, sizin kuantum tezgâhınızın hafif değişiklikleri dışında yine önceden belirlenmiş olacak. Ama yaratıklar seçme özgürlüğü izlenimi taşıyacaklar. Bu izlenimi edinmelerine izin verebiliriz, değil mi? Ne zarar gelir?

Oyun oynama benle, dedim.

Sizinle asla oyun oynamam, dedi Belhor. Kimseyle, hele sizinle asla oynamam. Sizden bir şey yapmanızı rica etmiyorum. Bir şey yapmamanızı, müdahale etmemenizi, olayları akışına bırakmanızı rica ediyorum.

Evet, dedim, ne istediğini anlıyorum. Düşüneceğim. Evrende akıllı yaşamın gelişmesinin iyi ve kötü yanları var ve hepsini dikkatle düşünmek gerekir. Şimdilik, dediğin gibi, yeni canlı formların seçim özgürlüğüne sahiplermiş izlenimi edinmelerinde herhangi bir zarar görmüyorum.

İyi, dedi Belhor. Yavaşça Âlem-104729un yanına gidip eline aldı. Evren ellerinde titredi ve hafifçe inledi. Çok değerli bu evren, dedi Belhor, barındırdığı bunca ihtimalle. Gerçekten de sayısız ihtimal barındırıyor. Önceki konuşmamızda, yeterince sonuç çıkması halinde gelecekte gerçekleşecek her şeyi hayal etmenin imkânsızlığı üzerine anlaşmıştık. Hatırlıyor musunuz?

Hatırlıyorum, dedim. Hiçbir şeyi unutmam ben.

Elbette, elbette, dedi Belhor. Sadece o konuşmamızdan dem vurmak istemiştim. Lütfen, izin verirseniz devam ettirmek istiyorum. Sizinle bir ilke meselesini tartışmayı arzuluyorum. Az evvel yaratıklarınızın tamamen sizin yasalarınıza tabi kalmakla birlikte kendi kararlarını kendilerinin aldıkları izlenimine sahip olacaklarını konuştuk. Ama şimdi ortaya başka bir soru çıkıyor: Atomları ve molekülleri koyduğunuz yasaları izlese dahi, tüm karar ve eylemlerini önceden bilecek misiniz? İlkesel temelde bilseniz bile, bazı vakalarda bu bilgiden vazgeçebilecek misiniz? Lütfen kulak verin bana. Bu yaratıkların çoğunun beyinleri olacak. Ufacık bir beyin için bile had safhada fazla düzenlenme ihtimali vardır. Tipik bir atomu, mesela karbonu düşünün. Mesela, yirmi mümkün düzenleşimi var diyelim. Yeni hücrelerinizin tek birinde 10üssü14 atom bulunabilir ki bu da sadece bir tane hücrede 20 üssü 10 üssü 14 mümkün düzenleşim demektir. 10üssü12 hücreli mütevazı bir beyindeyse, 20 üssü 10 üssü 26 mümkün düzenleşim olacaktır. Bu sayıysa bir galaksideki toplam atom sayısından çok ama çok daha fazladır. Göreceğiniz üzere, en mütevazı beyinde dahi, her biri işbu beyince alınacak her karara etki edecek muazzam sayıda farklı düzenleşim vardır.

E, ne olmuş? dedim. Hesabını kolayca yapabilirim. Belhoru tanıdıkça etkileniyordum. Ve endişeleniyordum.

Elbette yapabilirsiniz hesapları, dedi Belhor. Açıkçası sizin zekâ düzeyinizde biriyle konuşmak benim için büyük şeref ve zevk kaynağı. Umarım siz de aynını hissediyorsunuzdur. Hesapları elbette yapabilirsiniz. Ama neden yapasınız? Tek bir mütevazı beyin için her an muazzam sayıda mümkün düzenleşim söz konusu. Şimdi her gezegende milyar kere milyar beyin ve bir galakside milyarlarca gezegen bulunduğunu bir düşünün. Ne demeye bunca beynin hesabını tutacak, bunca ihtimali takip edeceksiniz? Ve unutmayın: Bu beyinlerden herhangi birinde tek bir atomun yerini değiştirmek, izleyecek olaylar zincirini etkileyerek farklı karar veya eylemlere yol açacaktır.

Akıllısın, dedim. Ama neye varmak istediğini anlamadım.

Bence anladınız, dedi Belhor. Bakışları sertleşmişti. Yüz yüzeyken bile son derece ince, keskin bir şeyin kenarı gibi görünüyordu. Tıpkı yeni evreninizde akıllı zihinlerin gelişmesine müdahale etmemeniz gerektiği gibi, bu zihinlerin davranışlarını öngörmeye de kalkışmamanızı rica ettiğimi söylüyorum. Bırakın sizin ön bilginiz olmadan kararlarını verip eyleme döksünler. Zahmetinize değmez bu yaratıklar. Hem zaten sizin yasa ve kurallarınıza uyuyor olacaklar. Ama ihtimal çok. Bırakın, yaratıklar siz yapacaklarını önceden bilmeden hareket etsinler. Kararlarını kendi başlarına aldıklarını hissedecekler hatta histen fazlası. Ama gene de aslında kurallarınızı takip edecekler. Bir kez daha rica ediyorum: Hiçbir şey yapmayın. Hiçbir şey yapmamanızı rica ediyorum sizden.

Bu hipotetik varlıklar, ki var olmalarına izin verip vermeyeceğime henüz karar vermiş değilim, benim ön bilgim olmadan kararlar alırlarsa kontrolümde olmazlar.

Yanıt vermedi Belhor. Bana bakmaya devam etti.

Ah, Hazretleri endişelendi galiba, dedi Büyük Bafomet. Hazretlerinin herhangi bir endişe duyacağı aklıma gelmezdi hiç. Efendim endişelendirdi Onu.

Atomları ve molekülleri gene kurallarınıza uyuyor olacak, dedi Belhor.

Evet, dedim. Ama vurguladığın üzere, bunca fazla düzenleşim ihtimali varken, ufak sapmalar sonuçlarda muazzam değişiklikler yaratabilir. Tüm sonuçları öngörebilmek epey çaba gerektirecektir.

Kesinlikle, dedi Belhor. Yarattığınız her şey üzerinde tam kontrolde ısrarcı mısınız? Tartışmıştık bu konuyu.

Düşünmem lazım tüm bunları, dedim. Belhorun haklılığının farkındaydım ama ricasını derhal kabul etme mutluluğunu sunmak istemiyordum ona. Her bir gezegende yaşayacak her bir zeki varlığın doğuracağı katrilyon kere katrilyonlarca farklı ihtimali hesaplamakla uğraşmak istemiyordum.

Düşüneceksiniz ricamı öyleyse? dedi Belhor.

Evet.

İyi, diyerek önceki gibi huzur kaçırıcı gülümsemesini sundu. Yine ilgiliyim artık evreninizle.

Hepimiz ilgi duyuyoruz, dedi Büyük Bafomet. Çok ilgiliyiz.

Belhor belden eğilerek selam verdi. Sohbetimizden müthiş haz duydum. Bu bölgelerdeki bizler, hepimiz, yaptıklarınıza karşı sorumluyuz. Yaşama karşı. Yaşama.

Alan Lightman - Bay Tanrı






Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM