VAJİNA MONOLOGLARI

Eve Ensler - Vajina Monologları


VAJİNA GERÇEĞİ

Afrika'nın bazı bölgelerinde kadınların sünnet edilmesi geleneğinden sessizce vazgeçildiği görülüyor. Mesela, Gine'de başkent Conakry'de yaşayan ve batılı insan hakları grupları tarafından yıllarca hedef ilan edilen, baş sünnetçi Aja Tounkara Diallo Fatima, birkaç yıl önce birden bir itirafta bulundu: "Ben hiç kimseyi sünnet etmedim. Sadece kızların klitorislerini biraz çizip bağırmalarını sağlıyordum," dedi. "Bandajı da çok sıkı yapıyordum ki, yürüdüklerinde sanki acı çekiyorlarmış gibi görünsün."

Vajina ne kokar?

Toprak
Nemli çöp
Tanrı
Su
Yepyeni bir sabah
Derin
Tatlı zencefil
Ter
Duruma göre değişir
Misk
Ben
Kokmadığını söylüyorlar
Ananas
Esans
Paloma Picasso
Topraksı, et ve misk
Tarçın ve karanfil
Gül
Baharatlı, misk kokulu bir yasemin ormanı
Nemli yosun
Lezzetli şeker
Güney Pasifik
Balık ve lilyum arası bir koku
Şeftali
Ahşap
Olgun meyve
Çilek-kivi çayı
Balık
Cennet
Sirke ve su
Hafif ve tatlı bir likör
Peynir
Okyanus
Seks
Sünger
Başlangıç

Ben bu oyunla yıllardır bütün Amerika'yı (şimdi de dünyayı) dolaşıyorum. Ziyaret ettiğim: vajinasever şehirlerde vajinasever bir bilinç yaratılması için insanları zorluyorum. Vajinasever şehirlerin sayıları giderek artıyor. Birçok sürpriz de yaşadım; Oklahoma City şaşırttı beni. Orada vajinalara bayılıyorlardı. Pittsburg şaşırttı. Pittsburg'da vajinalara aşıklar. Üç defa çağırıldım oraya.

Nereye gidersem gideyim, oyundan sonra mutlaka beni kadınlar görmeye gelir. Önerilerde bulunmak için, düşüncelerini söylemek için. Bu oyunla dolaşmanın en keyifli kısmı da bu. Bu sayede gerçek ve hayranlık uyandırıcı hikayeleri duyma fırsatını yakalıyorum. Benimle hikayelerini içtenlikle paylaşıyorlar. Her defasında kadınların ne kadar inanılmaz, ne kadar etkileyici hayatlar yaşadığına tanık oluyorum. Kadınların aslında ne kadar yalnız olduklarını ve bu yalnızlıkları içinde ne kadar baskı altında yasadıklarını görüyorum.

Acılarını ve karmaşalarını aktarabildikleri ne kadar az insan bulabildiklerini öğreniyorum. Onları çevreleyen utanç duvarını aşamadıklarına üzülüyorum. Oysa kadınların hikayelerini başkalarına aktarmaları, onları paylaşabilmeleri ne kadar önemli. Kadınlığımızı yaşatabilmek için bu diyaloglar ne kadar önemli.

Oyunu New York City'de sahnelediğimiz bir gece temsil sonrasında genç bir Vietnamlı kadının hikayesini dinledim. Amerika'ya, kendisini evlat edinen ailenin yanına geldiği ilk günlerde, henüz 5 yaşındayken başından geçen bir olay.

En iyi arkadaşı ile oynarken bir yangın söndürme cihazının üstüne düşüyor ve vajinası yırtılıyor. İngilizce'yi daha doğru dürüst konuşamadığı için olanları anlatmak yerine, kanlı külotunu yatağının altına saklıyor. Annesi külotu bulunca tecavüze uğradığını sanıyor.
Küçük kız, yangın söndürme cihazının İngilizce karşılığını bilmediği için gerçekte ne olduğunu bir türlü anlatamıyor. Annesi ve babası da en iyi arkadaşının ağabeyisini kızlarına tecavüz etmekle suçluyor. Sonra küçük kızı hastaneye götürüyorlar ve bir grup erkek, yatağının etrafına toplanıp vajinasını inceliyor. Eve dönerken ise babasının kendisine hiç bakmadığını fark ediyor. Onun gözünde o artık kullanılmış, bitmiş bir kadın. Bir daha da kızına bakmıyor.

Ya da Oklahoma'da, oyundan sonra beni üvey annesi ile ziyaret eden güzel ve genç bir kadının hikayesi: Bana doğuştan vajinası olmadığını ve bunu ancak 14 yaşında fark ettiğini anlattı. Kız arkadaşı ile oyun oynarken cinsel organlarını karşılaştırıyorlar ve kendisininkinin farklı olduğunu görüyor, eksik bir şey olduğunu anlıyor. Kendisine daha yakın hissettiği babası ile bir jinekoloğa gidiyorlar ve doktor vajinasının, hatta, rahminin olmadığını tespit ediyor. Babası yıkılıyor. Ama kızı üzülmesin diye gözyaşlarını içine akıtıyor.

Doktor ziyaretinden eve dönerken kızını teselli etmek için "Sen hiç merak etme kızım" diyor. "Her şey çok güzel olacak. Hatta harika olacak. Sana Amerika'nın en güzel kediciğini yaptıracağım ve bir gün, eşinle karşılaştığında, o da onun için özel olarak yapıldığını anlayacak."

Ona yeni bir kedicik yaptırıyorlar. İki gece sonra beni kuliste, bu defa babası ile, ziyaret ettiğinde baba kız arasındaki yoğun sevgi benim de kalbimi ısıttı.

Bir de Pittsburg'daki gösteriden sonra yanıma koşarak gelen ve benimle acilen konuşması gerektiğini söyleyen o tutku dolu kadın. Israrı beni ikna etti ve New York'a döner dönmez onu aradım. Bana masaj uzmanı olduğunu ve vajinanın dokusu ile ilgili bilgi vermek istediğini söyledi. Doku hayati önem taşıyordu ve ben hiç dokuya değinmiyordum.

Bana bir saati aşkın süre boyunca en ince ayrıntısına kadar, büyük bir duyarlılık ve açıklıkla tarifini yaptı. Bitirdiğinde uzanmak ihtiyacı duydum.

Ayrıca halk arasında vajina yerine yaygın olarak kullanılan cunt (am - amcık) kelimesini oyunumda olumsuz bir ifade ile kullandığını düşündüğünü söyledi. Hatta bu kelimeyi hiç bilmediğimi ve onu anlamam için yardımcı olması gerektiğini söyledi. Benimle yarım saat daha konuştu. Sonunda ne demek istediğini anladım ve ona hak verdim. Sıradaki monoloğu onun için yazdım.

Eve Ensler - Vajina Monologları








Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM