Büyük Patlamanın Işığı

Marcus Chown - Büyük Patlamanın Işığı


I. KISIM

BİLİMDEKİ EN ZOR ÖLÇÜM

1

BÜYÜK PATLAMA

Böyle Acayip Bir Fikre Nasıl Oldu da İnandık?

Aralık 1924'te tüm dünyadan gökbilimciler, 33. Amerikan Gökbilim Derneği toplantısı için Washington D.C.'de bir araya geldi. Sıradan ve önemsiz bir toplantıydı. Son günün akşamına doğru, katılımcıların bazıları evlerine giden trenleri yakalamak için yollara düşmüşken, bir adam yarı dolu toplantı salonunda ayağa kalktı, boğazını temizledi ve bilimsel bir makale okumaya başladı. Makale, bu zahmetli yolculuğu yaparak toplantıya katılamamış olan 35 yaşında Güney California'lı bir gökbilimci tarafından yazılmıştı.

Yazı bitip okuyucu sahneyi terk ettiğinde pek çok izleyici salonda soğuk bir rüzgar estiğini fark etmiş olmalı. İnsanoğlu sonunda, içinde kaybolduğu evrenin ölçülerini anlayabilmişti ve bu ölçüler kimsenin hayal etmediği kadar büyüktü.

Orada bulunmayan California'lı gökbilimci, gökyüzünü öğrenmek için gelecek vaat eden hukuk kariyerinden vazgeçen eski atlet ve boksör Edwin Hubble'dır. 1923'te, dünyanın en güçlü teleskopu olan, Pasadena'da yükselen Wilson Dağı üzerine yeni inşa edilmiş 2,5 metrelik bir reflektörü, geceleyin isli ve beyaz bir leke olarak görünen Andromeda galaksisindeki Büyük Bulutsu' ya yönlendirdi. Görünmezliğin sınırlarında belli belirsiz salınan bulutsunun dış kısımlarında bulduğu sadece yıldızların ufak zerreleriydi.

Bunun bizim evren algımızı niçin değiştirdiğini anlamak için Hubble'ın gözleminin zamanında pek çok gökbilimcinin Andromeda'yı yıldızlar arasında dolaşan akkor halinde bir gaz bulutu olarak varsaydığını bilmek gerekir. Hubble bu teorinin yanlış olduğunu gösterdi. Andromeda bir bulutsu değildi. Devasa mesafe nedeniyle bize sönük gelen yıldızlardan oluşmuştu. Uzayın derinliklerinde asılı kalan yıldızlardan meydana gelmiş görkemli bir adaydı.

Marcus Chown - Büyük Patlamanın Işığı






Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM