DÜNYA TARİHİ

Clive Ponting - Dünya Tarihi


1. 4 Modern İnsanların Kökeni

Kendini beğenmişlikle Homo sapiens adı verilen modern insanların kökeni, son yirmi yıldır yoğun tartışma konusudur. İki teori vardır ve her ikisinin de o karikatür benzeri mağara adamlarının - Neanderthaller - konumunu ve tarihini izah etmesi gerekmektedir. 20. yüzyılın büyük bir bölümünde, Homo sapiens'in kökenine dair tartışmalara Avrupa kaynaklı bilgiler yön veriyordu - keşfedilen 300'den çok Neanderthal iskeleti, (yaklaşık MÖ 30.000'den itibaren) Üst Paleolitik diye bilinen döneme ait çok gelişmiş arkeolojik mahaller ve Güneybatı Fransa ile Kuzey İspanya'da keşfedilen gelişmiş mağara sanatı. Bu, bu dönemde insanların ilerlemesinin merkezi olmuş gibi görünüyordu, bu görüş, genel Avrupa merkezci varsayımlarla güçleniyordu. Darwin' i izleyen uzmanlar, insanların uzak kökenlerinin Afrika'da aranması gerektiğinde, ancak ilk hominidlerin kıtadan yayılmasından sonra bütün önemli gelişmelerin Afrika’nın dışında meydana geldiğinde hemfıkirdiler. "Piltdown Adamı" gibi en sonunda reddedilen sahtekarlıklardan sonra bile, hala Homo sapiens'in evriminin Avrupa'da, belki de 40.000 yıldan fazla olmayan bir süre önce gerçekleştiği varsayılıyordu. Bu tutum artık daha fazla desteklenemez.

1980' lerde Homo sapiens'in kökenini açıklamak üzere iki teori vardı. Milford Wolpoff' un önerdiği birincisi, "çoklu ırksal köken" (candelabra) modeli diye bilinmektedir. Buna göre, Avrasya'da yer almış tüm Homo erectus topluluklarının birbirinden bağımsız olarak evrim geçirip, Homo sapiens'in en eski tiplerine ve daha sonra tam anlamıyla modern insanlara dönüşmüş oldukları öne sürülüyordu. Bu, dünyadaki çeşitli insan tiplerinin {bir yüzyıl önce bunlara "ırklar" derlerdi) çok uzun bir süre önce, muhtemelen yarım milyon yıldan daha uzun bir süre önce birbirlerinden ayrılmış oldukları anlamına geliyordu. Bu teoriye göre, Avrupa'daki Neanderthaller, sonunda modern insanlara dönüşen en eski Homo sapiens' in sadece bir Avrupa varyantıydı. Son zamanlara kadar kanıtların çoğu bu hipotezi destekliyor gibi görünüyordu; özellikle de Avrupa'da Swanscombe ve Steinheim'da bulunan, 300-200.000 yıl öncesine tarihlendirilen, Homo erectus'tan daha büyük beyinleri olduğuna ve Homo sapiens' e doğru gelişmenin ilk kanıtı olduklarına hükmedilen iki kafatası. Modern analizler bu kafataslarının Yunanistan'da yer alan Petralona'dakiler (400-300.000 yıl önce) ve Fransız Pireneleri' nde yer alan Arago'dakilerle (200.000 yıl kadar önce) birlikte modern insanların değil, Neanderthallerin ataları olduklarını akla getiren çok belirgin arkaik özellikler taşıdıklarını göstermektedir. "Çoklu ırksal köken" modelinin diğer önemli bir sorunu, Neanderthallerin evrim geçirerek nasıl Homo sapiens olduklarına açıklama getirmektir. Buradaki zorluk, Hahnofersand (Hamburg yakınlarında) ve Charente'de bulunan Saint-Cesaire yörelerinde, Homo sapiens'lerin Batı Avrupa'da yaşadıkları ve Güneybatı Asya'da Neanderthallerin yerini çoktan almış oldukları zaman olan 36-31.000 yıl öncesine ait iki tane eksiksiz Neanderthal' in bulunmuş olmasından kaynaklanmaktadır.

"Nuh' un Gemisi" modeli olarak bilinen ikinci teori, Christopher Stringer ve Clive Gamble tarafından önerilmiştir. Bu teori, Homo sapiens' in bütün dünyaya yayılıp yavaş yavaş daha eski türlerin yerini almadığını, neredeyse tek bir seferde ve tek bir yerde evrimleştiğini öne sürmektedir. Bu teorinin özgün temelleri, Afrika'da yapılmış olan arkeolojik çalışmalardı. Bu çalışmalar, normalde Avrupa'daki bulgularla ilişkilendirilen, yaklaşık 60.000 yıl öncesine tarihlendirilen çok geliştirilmiş aletlerin Afrika'da 140.000 yıl kadar önce yapıldıklarını ve 20.000 yıl kadar önce Avrupa'da bulunan ileri düzeydeki avcılarla ilişkilendirilen aletlerin Afrika'da 60.000 yıl kadar önce yapıldıklarını gösteriyordu. Ayrıca, Etiyopya'da, Omo Kirnish'de 130.000 yıl kadar öncesine tarihlendirilen bir erkek iskeletinin keşfedilmesi, tam anlamıyla modern insanların düşünülenden daha önce var olmuş olduklarını gösteriyordu. Bu ipucu, Levant'ta Qafzeh mağarasında bulunan bir kafatası üzerinde yapılan titiz bir çalışmayla daha da güçlenmişti. Bu örneğin tam anlamıyla modern bir forma sahip olduğuna hiçbir itiraz yoktur ve şimdiki durumda 90.000 yıl öncesine tarihlendirilmiştir. Bu, tam anlamıyla modern Homo sapiens' lerin, en sonuncuları da yok olmadan önce Neanderthallerin dahil olduğu daha eski insan tipleriyle bu bölgede en azından 45.000 yıl boyunca yan yana yaşamış oldukları anlamına gelir. Afrika ve Güneybatı Asya'da bulunmuş olan fosiller üzerinde sürdürülen çalışmalar, Homo sapiens' in nasıl evrim geçirdiğine ilişkin artık daha anlaşılır bir manzara ortaya çıkarmıştır. Homo sapiens'in ilk örnekleri, 200.000 yıl kadar önce evrim yoluyla Afrika'daki Homo erectus nüfusundan ortaya çıkmıştı; bu tarihte daha büyük kafatası kemerleri ve daha farklı "modern" anatomik özellikleri vardı. En geç 100.000 yıl kadar önce, geride sadece çok az arkaik özellik kalmıştı ve tam anlamıyla modern bazı insan toplulukları Doğu ve Güney Afrika'da yaşıyordu. Modern insanlar Afrika'dan yayıldılar ve en geç 90.000 yıl önce, daha sonra Asya ve Avrupa'nın geri kalan kısmına yayılmadan önce, Güneybatı
Asya'daydılar.

Homo sapiens'in Afrika'da tek bir evrim yoluyla oluşmuş olduğuna ilişkin tablo, moleküler biyoloji ve nüfus genetikleri alanında yapılan yeni çalışmalarla desteklenmektedir. Dünya üzerindeki modern insanlarda görülen genetik varyasyon aralığı oldukça küçüktür. Bu nedenle, "çoklu ırksal köken" modelinde öne sürüldüğü gibi, Homo erectus' un Avrupa, Afrika ve Asya'da modern insanlara kendi kendine evrilmesi yoluyla böylesine tam bir benzerliğin ortaya çıkabilmesi olağanüstü ihtimal dışıydı; önemli farkların ortaya çıkmasına engel olacak yeterli sayıda melezleşme ve gen değişimi gerçekleşmiş olamazdı. 1980' lerin sonlarında sadece anne tarafından geçen ve çekirdek DNA'sından daha hızlı bir şekilde mutasyonları toplayan insan mitokondriyal DNA'sı üzerinde yapılan çalışmalar bu tabloyu doğrulamıştı. Bu araştırmalar, dünyanın her yerinde bulunan insanlar arasındaki farklılıkların sadece çok az değil, aynı zamanda çok da yeni olduklarını göstermişti. Mitokondriyal DNA içinde değişikliklerin toplanma hızı üzerine yapılan tahminler tüm farklılıkların son 200.000 yıl içinde meydana gelmiş olduğunu akla getiriyor. Çekirdek DNA'sı ve kan grubu dağılımı üzerine yapılan araştırmalarla bir araya geldiğinde bu çalışma, insanlar arasında bir yanda Afrikalılar ve diğer yanda Avrupalılar ve Asyalılar olmak üzere belirgin bir gruplaşma olduğunu doğruluyor. Afrikalılar ile Afrikalı olmayanlar arasındaki ilk kopma 130-100.000 yıl kadar önce, diğer insanlar arasındaki kopma da biraz daha sonra meydana gelmişti. Analizler, Afrikalılarda görülen DNA farklılık seviyesinin insanlığın geri kalan kısmındakinden daha fazla olduğunu gösteriyor, çünkü bu tür değişiklikleri biriktirmek için doğal olarak daha uzun bir zamana sahip olmuşlardı.

Bu nedenle, arkeolojik ve genetik veriler modern insanların evrimi hakkında genel bir uyum içerir. Modern insanların atalarının evrimi 200.000 yıl kadar önce, olasılıkla biraz daha geç bir tarihte, Doğu Afrika'da bir yerlerde olmuştu. 100.000 yıl kadar önce evrim geçirip Homo sapiens'e dönüşmüşlerdi ve Afrika'dan Güneybatı Asya'ya yayılıp zamanla onların yerini almadan önce; daha eski insan türleriyle yan yana yaşamışlardı.

Bu yeni tablo içinde Avrupa'daki Neanderthallerin yeri neresidir? Öncelikle kabul etmeliyiz ki, neredeyse 1856'da Düsseldorf yakınlarında bulunan Neander vadisinde yer alan Feldhofer mağarasındaki eksik iskeletin ilk defa keşfedilmiş olmasından beri, "Neanderthaller" hakkında olumsuz haberler yapıldı. Bu olumsuzluk, tıknaz vücutlarını, kaba uzuvlarını ve yüzlerindeki çok büyük çıkıntıları vurgulayan görünüşlerinin hatalı ilk rekonstrüksiyonlarından kaynaklanmaktadır. Aslında Neanderthaller usta avcılardı, gelişmiş bir kültürel seviyeleri vardı ve modern insanlarla aynı duruşa ve el becerilerine ve biraz daha büyük bir beyin kapasitesine sahiplerdi. Farklı oldukları özellikler, daha kalın el ve ayak kemikleri, daha fazla kas gücü, hafifçe arkaya doğru yatık alın ve gözlerinin üzerinde yer alan, modern insanlarınkine göre daha belirgin çıkıntılardı. "Klasik" Neanderthal özelliklerinin en gözle görülür gelişmesi, Batı Avrupa'da yaşayanlar arasında ortaya çıkmıştı; diğer yerlerde bulunan iskeletler daha fazla çeşitlilik ve daha az aşırı özellik olduğunu göstermektedir. Neanderthallerin kökenleri en azından 250.000 yıl öncesine dayanmaktadır ve en iyi ihtimalle Avrupa ve Güneybatı Asya'nın bazı kısımlarında yaşayan insanların arkaik tipleri olarak görülebilirler. Evrim geçirip modern insanlara dönüşmedikleri ve Homo sapiens ile birleşip üremedikleri artık biliniyor. Onların yerini zamanla, Afrika'da evrim geçirmiş, daha iyi uyum sağlamış insanlar almıştı. Her iki tip, uzun bir süre birçok yerde birbirlerinin yakınında yaşamış olmalıdır ve sadece Homo sapiens'in sahip olduğu küçük bir avantaj zaman içinde egemen olmalarını olanaklı kılmıştır. Bilgisayar modellemeleri, Homo sapiens'ten sadece %2 daha yüksek Neanderthal ölüm oranının, Batı Avrupa'da 1000 yıl içinde soylarının tükenmesine yol açtığını akla getirmektedir. Aslında bu yer değişiminin bundan daha uzun sürmesi, iki insan tipi arasındaki farkların gerçekten çok küçük olduğunu düşündürür. Yine de Neanderthaller son sığınaklarında (Batı Avrupa) 30.000 yıl önce ölmüşlerdi ve Homo sapiens dünya üzerindeki yegane insan olmuştu.

Clive Ponting - Dünya Tarihi







Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM