Einstein'ın Düşleri

Alan Lightman - Einstein'ın Düşleri


PERDE ARKASI

Einstein ile Besso Amthausgasse'deki bir açıkhava kahvesinde oturuyorlar. Öğlen üzeri. Besso arkadasına bürodan çıkıp biraz hava almayı önermiş.

"İyi görünmüyorsun," diyor Besso.

Einstein sıkıntılı omuz silkiyor. Dakikalar geçiyor. Belki saniyeler.

"İlerliyorum," diyor Einstein.

"Anlıyorum," diyor Besso arkadaşının gözlerinin altındaki mor halkaların verdiği tehlike işaretlerine bakarak. Muhtemelen Einstein yeni yemeden içmeden kesilmiş. Besso, bir başka nedenle kendisinin de tıpkı Einstein'ın şimdiki hali gibi olduğunu hatırlıyor. Zürih'teydi. Bes so'nun babası kırk yaşlarının sonunda aniden ölüvermişti. Babasıyla hiç geçinemeyen Besso aniden bir suçluluk duygusuyla doldu. Araştırmalarını bıraktı. Besso'yu şaşırtan bir biçimde Einstein onunla bir ay uğraştı ve kendine gelmesini sağladı.

Besso Einstein'ın halini görüyor ve ona yardım etmek istiyor ancak Einstein'ın yardıma ihtiyacı yok. Besso'ya kalırsa Einstein acı çekmiyor. O bedeninden ve dünyadan habersizmiş gibi davranıyor.

"İlerliyorum," diye tekrarlıyor Einstein. "Sırlar ortaya çıkıyor. Masana bıraktığım, Lorentz'in makalesini gördün mü?"

"İğrenç."

"Evet, iğrenç ve gelip geçici. Doğru olması mümkün değil. Elektromanyetik deneyler bize daha temel şeyler söylüyor." Einstein, bıyığını çekiştirip masadaki krakerleri iştahla yiyor.

İki adam bir süre susuyorlar. Einstein, çok uzaklarda, sisten zorlukla görünen Bern Alplerini seyrederken Besso kahvesine dört şeker atıyor. Aslında Einstein Bern Alplerinden uzaya bakıyor. Bazen böyle uzaklara bakmaktan migreni tutuyor, yeşil örtülü divana uzanıp gözlerini kapattığı oluyor.

"Anna, seni ve Mileva'yı gelecek hafta aksam yemeğine bekliyor." diyor Besso. "İsterseniz bebeği de getirin." Einstein basanı sallıyor.

Besso, gömleğinin içinde büzülmüş, bir kahve daha söylerken yandaki masada otaran kızı süzüyor. O da en az su anda galaksileri gözleyen Einstein kadar darmadağınık. Besso, arkadaşını daha önce de bu halde görmüş olsa da onun için endişeleniyor. Belki yemek bu havayı dağıtır diye umuyor.

"Cumartesi gecesi," diyor Besso.

Hiç beklenmedik biçimde "Cumartesi işim var, "diyor Einstein. "Ama Mileva ile Hans gelebilirler."

Besso gülüyor "Cumartesi akşamı sekizde." diyor. Arkadaşının neden evlendiğine hep şaşıyor. Bunu Einstein'ın kendisi de açıklayamıyor. Bir zamanlar Besso'ya Mileva'nın hiç olmazsa ev işlerini yapacağını umduğunu söylemişti. Ama işler öyle olmadı. Dağınık yataklar, kirli çamaşırlar, üstüste yığılmış bulaşıklar eskiden nasılsa öyle devam ediyor. Çocukla beraber karışıklık daha da arttı.

"Rasmussen deneyi hakkında ne düşünüyorsun?" diye soruyor Besso.

"Santrifüj şişe mi?"

"Evet."

"Şaft iş göremeyecek kadar çok titreşim yapacak." diyor Einstein. "Ama fikir zekice. Bence, kendi dönme eksenini bulacak esnek bir bağlantıyla işe yarar."

Besso bunun ne anlama geldiğini biliyor. Einstein, yeni bir tasarım üzerinde çalışıp bunu para, hatta isim hakkı bile istemeden Rasmussen'e gönderecek. Bazen, Einstein'ın düşüncelerinden yararlanan şanslı kişiler patent uygulamalarını kimin düzelttiğini bilmiyorlar bile. Aslında Einstein takdir edilmekten hoşlanmaz değil. Bundan birkaç yıl önce ilk makalesinin yayınlandığı Annalen der Physik dergisini görünce beş dakika horoz gibi ötmüştü.

Alan Lightman - Einstein'ın Düşleri






Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM