ERKEK DOĞRAMA CEMİYETİ MANİFESTOSU

Valerie Solanas - SCUM (Erkek Doğrama Cemiyeti) Manifesto


CİNSELLİK

Cinsellik herhangi bir ilişkinin parçası olmayıp tam aksine, insanı yalnız kılan bir tecrübedir, yaratıcı değildir ve büyük bir zaman kaybıdır. Dişi kolaylıkla - hem de sandığından çok daha fazla kolaylıkla kendi cinsel arzusundan kurtulabilir, böylece ağır ve ussal bir hale gelerek, gerçekten kıymetli faaliyetlerin ve ilişkilerin peşinde koşabilir; ama cinsel olarak kadınlara bayıldığı belli olan ve sürekli olarak onları uyarmaya çalışan eril, cinselliği yüksek olan dişileri ihtiras nöbetlerine sokup onları, çok az kadının kurtulabildiği bir cinsellik torbasına atar. Arzulu eril, ihtiraslı dişiyi heyecanlandırır; bunu yapmak zorundadır - ancak dişi bedenini aşıp hayvansılığın üstüne yükseldiğinde, egosu çükünden ibaret olan eril ortadan kalkacaktır.

Cinsellik kafasızların sığınağıdır. Ve kadın ne kadar akılsızsa, yani eril "kültür"e ne kadar saplanıp kalmışsa, o kadar tatlıdır, o kadar cinseldir. "Toplumumuz"daki en tatlı kadınlar kudurmuş seks manyaklarıdır. Ama tabii, korkunç, korkunç derecede tatlı olduklarından düzüşme düzeyine inmezler - onun yerine aşk yaparlar, bedenleri aracılığıyla iletişir, duyumsal ilişkiler kurarlar; daha edebi olanlar, Eros'un nabzına uyup Evreni ellerine geçirir; dindar olanlar Semavi Duyumsallıkla ruhsal bir komünyon içine girer; mistikler Erotik İlkeyle ortaya çıkıp Kosmosla kıvama gelir ve keşler de kendi erotik hücreleriyle temasa geçer.

Diğer yandan, eril "Kültür"e en az dalmış olan dişiler, en az tatlı olanlar, düzüşmeyi düzüşmeye indirgeyen o sade ve yüce ruhlar; banliyölerin, ipoteklerin, yer fırçalarının ve bebek bokunun yetişkin dünyası için fazla çocuksu; çocuklara ve kocalara bakmak için fazla bencil; başkalarının kendileriyle ilgili düşüncelerini hiç takmayacak kadar gayri medeni; Babaya, "Yüceler"e ya da eskilerin derin aklına saygı duymayacak kadar küstah; yalnızca kendi düşük hayvani güdülerine güvenen; Kültürü civcivlerle bir tutan; tek yönelimi duygusal heyecan bulmak olan; mide bulandırıcı, tatsız, üzücü "sahneler"e karnı tok; kendilerini rahatsız edenlere bir tokat aşkeden nefret dolu, vahşi kaltaklar; başına bir şey gelmeyeceğini bilse bir erkeği görür görmez göğsüne bir falçata batıracak ya da kıçına bir buzmaşası sokacak olan, kısaca "kültür"ümüzün standartlarına göre SCUM olan.... bu dişiler ağır ve görece daha akılcı ve aseksüalitenin eteklerindedir.

İntizam, tatlılık, özen, kamunun fikri, "ahlak", götlere "saygı"nın elini kolunu bağlamadığı, her zaman cesur, pislik ve düşmüş olan SCUM her yola gelir... her yola... bütün gösteriyi görmüştür - her bir parçasını - düzüşme sahnesini, emme sahnesini, zürafa sahnesini - hepsini, bu sahilin tamamını gezmiştir, her limanda, her iskelede bulunmuştur - çük limanı, kuku limanı... anti-sekse varmadan önce epeyce seks yapması gerekiyor insanın ve SCUM bütün bu yollardan geçmiştir ve artık yeni bir gösteri için hazırdır; limandan yavaşça çıkıp harekete geçme hazırlıkları yapmaktadır... Ama SCUM henüz muzaffer değil; SCUM henüz "toplum"umuzun lağımında, o toplum ki eğer mevcut yolundan döndürülmezse ve üzerine Bomba düşmezse kendi kendini öldürecek.

Valerie Solanas - SCUM (Erkek Doğrama Cemiyeti) Manifesto






Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM