KADIN VE PENİS

Olcay Yılmaz - Kadın ve Penis


Çocuk Cinselliği

Çocuk cinselliği denildiğinde birçok kişi Çocukta cinsellik mi olur? diyecektir. Ancak çocuk cinselliğinin tanımı bildiğimiz yetişkin cinsellik tanımından farklıdır. Çocukların kendilerine özgü cinsel bir yaşamı vardır; ancak bu cinsellik yetişkinlerden biraz farklıdır. Çocuğun cinselliği kendi bedenine yöneliktir.

Yetişkinlerde üreme bölgesinde toplanan cinsel içgüdüler çocukta henüz ayrışmamıştır. Çocuğun bu durumu için şunu söyleyebiliriz: Küçük çocuk çok çeşitli biçimde sapıktır. Çocuk cinsiyetinin ortaya konuluşu, Freudun en önemli buluşlarından biridir. Çocuk bu anlamda saf ve masum değildir; çeşitli cinsel içgüdülerle donatılmıştır. Bu durumun kabullenilmemesi çocuğu saf ve masum görmek çocuk için büyük bir tehlikedir. Çünkü çocuğun çeşitli cinsel davranışları anne / baba tarafından doğru algılanmaz ve yanlış tepkilerle karşılanırsa çocuk bu durumdan ruhsal olarak etkilenir ve yetişkinliğine uzanan bir ruhsal bozukluk ortaya çıkabilir. Sorunun asıl kaynağı yetişkin cinselliği ile çocukluk cinselliğinin bir tutulmasıdır. Freuda göre çocuktaki cinsellik üremeden bağımsız temel bir haz içinde gelişir.

Cinsellik konusunda üç durum söz konusudur: Birincisi, çocuk 3 - 4 yaşlarında gerçek bir önlemle normal cinsel yaşama geçmeyi başarır. İkincisi bu cinselliğin birer sapıklık olduğunu düşünür ve bilinçaltına iter ve bu durumda sinir hastalığı başlar. Son olarak kişi, cinselliği bilinçaltına atamaz ve sapıklık meydana gelir. Sapıklık, üremeyi unutan, hazzı üremeden bağımsız bir amaç olarak arayan her türlü cinsiyet faaliyetine deniyor. Bu anlamda sapıklık genel bir eğilimdir. Cinsel içgüdünün temelinde vardır. Çocuğun cinsel yaşamı da üreme amaçlı olmadığı için bir sapıklıktır: çocukluk sapıklığı. Sapıklık yalnızca çocukluk çağındaki olaylarla ilgili değil, genetik de olabilir. Bu kapsamda cinsellik varlığın tümünü kapsayan ve haz arayan bir beden fonksiyonudur. Bu fonksiyon, üreme işinde ancak ikinci derecede rol oynayabilir.

Freuda göre cinsellik, çocukluktan başlayarak değişik aşamalardan geçer: İlk aşama oral aşamadır. Yani ilk sapık cinsiyet belirtisi emmedir. Çocuk gerçeği ağzıyla tanır. Bu durum beslenmeyle ilgilidir. Burada çocuk annesinin memesini emerek ağız yoluyla haz alır. Çocuk annesinin göğsünde doymuş olarak uyur ve bu durum bir tatminsel mutluluğa dönüşür. Emme önceleri bir beslenme gereksinimidir, sonraları haz sağlayan ve çocuğu tatmin eden bir araç haline gelir. Eğer bu tatmin yeterince gerçekleşmezse çocuk parmağını veya dilini emmeye başlar. Emme çocuğun bedeninde cinsel haz sağlamaya elverişli yerler bulmasına olanak tanır. Gençler ilk öpüşmeyi önemser, ilk öpüştükleri kızı veya erkeği unutmazlar. Sevdiklerimizi öperiz, bu bir yakınlık, sevgi belirtisidir, çünkü dudakla dokunmak büyük haz verir. Sevilmeyen birini öpmek istemeyiz. Öpmeye çalışanları da iteriz. Çünkü sevmiyoruz, haz almıyoruzdur ondan. Ağızcıl dönemde karşılaşılan engellemelerin sigara alışkanlığına yol açtığı da saptanmıştır. Fazla sigara içen kişilerin ağızcıl kişiliğe özgü özellikleri dışında, duygularının kaypak olduğu, insanlara kolay yaklaşmadıkları, baş kaldırmaya yeltendikleri de Jacops tarafından izlenmiştir.

İkinci olarak çocuk iki yaşına doğru dışkıl döneme (anal aşamaya) girer. Bu dönemde çocuk kendine müdahale eden dış çevreyle tanışır. Dış çevreyle çocuğun istekleri çatışır. İstediğini özgürce yapabilme güdüsü ile annenin istekleri arasında bir çatışma doğar. Bu durum sonucunda çocuk kendini yönetebilme yetisini kazanır. Gövdesi onu değil o gövdesini yönetiyordur artık. Ancak çocuk dışkısına önem vermiştir ve başlangıçta ondan tiksinmez. Anne ile çocuk arasındaki çatışma burada başlar.

Çocuk 4 - 5 yaşlarında sonsuz bir güce sahip olduğu kanısındadır. Kısıtlanan çocuk kendi gücünü kanıtlamaya çalışır ve baş kaldırır. Kısıtlamaya karşılık altına yaparak bunu bir beceri gibi sunar ve böylelikle gerçeğin yasalarını yıkar. Çocuk gereksiz kısıtlamalardan, dengesiz eğitim yöntemlerinden, yersiz dayaklardan bunalmıştır ve çare olarak sonsuz gücünü altına yaparak anneye kanıtlamaya çalışıyordur. Bu durum daha çok erkek çocukta görülür.

Dışkıl dönemde çocuk dışkısına büyük önem verir. Bu döneme saplanan insanlar ileriki yaşlarında çok tutucu olurlar. Sahip oldukları her şey onlar için değerlidir. Saklarlar, biriktirirler ve çocukluktaki dışkıyı yetkinlikteki değerli eşyalarla eşit kılarlar.

Cinselliğin en yüksek gelişim aşaması olan fallus (penis) yani üretken (fallik) dönem aşamasıdır. Bu aşamada çocuk babasıyla tanışır. Babanın varlığı yaşama adım atılışın da bir simgesidir. Ancak ortada bir karmaşa vardır: Erkek çocuk için Oidipus, kız çocuğu için Elektra karmaşası.

Olcay Yılmaz - Kadın ve Penis





Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM