TESLA, Zamanın Ötesindeki Deha

Margaret Cheney - TESLA, Zamanın Ötesindeki Deha


15. MUHTEŞEM VE BEDBAHT

New York'a 1900 yılının Ocak ayı ortalarında ayak bastığında bir gazeteci ordusunun hücumuna uğrayacaktı.

Büyük bir olasılıkla bunun nedeni de Doğu bilim dünyası adına Profesör Holden'in Tesla'yı, dış gezegenlerden sinyal aldığını açıklaması ya da en azından bunu nasıl yaptığını kendilerine bildirmediği için alenen kınamasıydı. Tesla bu açıklamayı "Philedelphia North American" dergisine Colorado'yu terk etmeden hemen önce yapmıştı. Bu sinyallerin "komşu gezegenlerde canlı yaratıklar" bulunduğunu düşündürttüğünü söylemişti. Bu canlıların bilimsel açıdan insandan daha ileri olduğuna inanıyordu ki bu iddia da bilim insanlarının yiyip yutacağı cinsten değildi.

Tesla uzaydan gelen bu "mesajları" yanıtlamak için yanıp tutuşuyordu. Bu arada geniş ve devrimci bir teknolojinin eşiğinde olduğu da bir gerçekti. Colorado Springs'deki radyo ve enerji nakli çalışmalarının ürünü olan patentler için hiç zaman kaybetmeden gerekli başvuruları yapmaya başlayacaktı.

İlk adım olarak, dünya çapında bir radyo istasyonu kurmak istiyordu; bu radyo yayınında her türlü program olacaktı, borsa haberleri, birbirine bağlı radyo-telefon hatları, eşzamanlı sinyaller, radyo haber servisi... Buna dünya bilgi aktarımı sistemi adını veriyordu.

Bu arada Georfe Scherff kendisine, Colorado'da harcanan 100 bin doların önemli bir mali sorun teşkil ettiğini hatırlatıyordu. Kimden yardım isteyebilirdi? Basın onu yerden yere vursa da para babaları arasındaki ünü hala olumluydu. Bir kez daha Waldorf-Astor'un Oyuncular Kulübüne yöneldi. Projelerine destek bulabilmek amacıyla yazdığı "İnsan Enerjisini Arttırma Sorunu" başlıklı makalesi Johnson'un editörlğünü yaptığı Century dergisinde yayımlandı. Makalesi beklendiği gibi Colorado'daki çalışmalarına açıklama getirmese de sansasyon yaratmayı başarmıştı.

Bu sansasyonun nedenlerinden biri Tesla'nın makale ile birlikte basılan fotoğraflarıydı. Bu fotoğraflarda aynı kareyi çift pozlama gibi ufak bir fotoğrafçılık hilesine başvurulmuştu. Bir tanesinde sandalyesinde sakin sakin oturmuş, notlarına dalmış görünüyordu. Bu arada başının çevresinde de bir oda dolusu insanı öldürebilecek yıldırımlar oynaşıyordu. Günlüğünde fotoğraf çekimlerini şöyle anlatıyordu: "Elbette ki, tahmin edilebileceği gibi, deneycinin fotoğrafı çekilirken bu yıldırımlar da çevresinde cirit atıyor değildi. Kıvılcımlar önce karanlık bir ortamda levhanın üzerine kaydediliyordu, daha sonra da ben sandalyeye oturup aynı levha için poz veriyordum, etkiyi tamamlamak ve detayları da saptamak için az miktarda flaş tozu patlatılıyordu." Bu sayede de sonraki pozlamalar nedeniyle garip bir X-ışını fotoğrafı gibi sandalyenin Tesla'nın bedeninin içinden görünebilir olması engelleniyordu.

Umduğu gibi, sonuçlar oldukça ses getirecekti. Fotoğrafları gören herkes şaşkınlıktan küçük dilini yutacak gibi oluyordu. Tesla, Almanya'da radyo çalışmalarının öncülüğünü yapan Profesör A. Salby'ye fotoğrafların bir kopyasını gönderdiğinde, hayatında hiç böyle şey görmemiş olan bilim insanından her halde çok ilginç bir şey icat ettiği cevabını alacaktı.

Colorado'da yürüttüğü çalışmalarını kaydettiği günlüğü Tesla'nın bu fotoğraflı deneylere neden sık sık başvurduğunu kısmen açıklamaktadır. Bunun nedenlerinden biri de yaşadığı hayal kırıklığı idi. Yıldırımlar üzerine yaptığı deneylerin fotoğraflanması beklediği etkiyi yaratmamıştı. Bu deneyler için çok daha duyarlı levhalar hazırlanmıştı ve fotoğrafların renklendirilmesinin de çok önemli araştırma verileri sağlayacağını düşünmüştü. Ayrıca güçlü bir devinime sahip vakum tüplerinin de fotoğrafçılığın geleceği için büyük önem taşıdığına inanmaktaydı. Doğru malzemelerin uygun bir şekilde kullanılması ile fotoğrafçının güneşin hükümranlığından kurtarılabileceğine inanıyordu. "Bu tip ışıklar onun koşulları ayarlayabilmesini ve istediği ışık etkilerini yaratabilmesini sağlayacak"tı...

Century'de yayımlanan fotoğrafları kendisini daha da büyük bir tartışmanın içine çekmişti. Meslektaşları saldırılarını sürdürüyordu ama basın genelde Tesla'ya sahip çıkıyordu.

"Basın, Nikola Tesla ve onun gelecekte elektrikle yapılabilecekleri üzerine öngörüleriyle iyi bir eğlence buldu kendisine" diye yazıyordu Pittsburg Dispatch'de, Westinghouse'un memleketinde. "Mars'a sinyal gönderilmesi gibi iyimser tahminleri insana Tesla'nın daha az öngörüde bulunup, kendi çizgisinde daha çok çalışması gerektiğini düşündürtüyor."

Eleştiriler lehine veya aleyhine, ama kamuoyu Tesla'nın istediği doğrultuda tepki veriyordu çünkü sonuçta para babalarının dikkatini çekmeye çalışıyordu. En önemlisi değilse de bu doğrultudaki ilk adımlarından biri de ünlü mimar Standford White ile bir görüşme ayarlamasıydı. İki adam Oyuncular Kulübü'nde karşılaşmışlar ve Tesla'nın yoğun çekimine bir anda kapılan Standford ne olduğunu anlayamadan kendisini Tesla ile koyu bir sohbetin içinde bulmuştu. White, Century'de okuduğu şekliyle Tesla'nın öngörülerinden ve vaatlerinden büyük bir heyecana kapılıyordu. Mucit, dünya çapında yayın yapacak bir şebekeden söz açınca mimar hemen bir ortaklık teklifinde bulunacaktı.

Bu büyük plan bir düşten ibaret değildi. Daha Tesla Colorado'da iken Scherff in direktörlüğünde uygun osilatörler ve diğer ekipmanlar laboratuvarda gerekli şekilde düzenlenmeye başlanmıştı. Güvenlik her zaman olduğu gibi sıkıydı. Döner dönmez ihtiyaç duyduğu makineler için mühendislerine güvendiği Westinghouse ile bağlantı kuracaktı.

Westinghouse'a "mükemmelleştireceği cihaz" ile dünyanın herhangi bir noktasına telgraf mesajı gönderebilmesinin uygulanabilirliğini Colorado'daki deneyleri sayesinde görebildiğini anlatacaktı. Atlantik'in her iki yakasında da en azından üç yüz beygir gücünde bir motora ve doğru akım dinamosuna ihtiyacı vardı ve bunlar oldukça pahalıydı.

"Elbette böyle bir haberleşme sistemi kurmamın daha büyük bir projenin, enerji naklinin ilk adımı olduğunu biliyorsun. Ama bu daha da pahalıya patlayacak büyük bir çalışma ile olabilir ancak. Bu nedenle böyle bir finansmanı elde edebilmek için ilk önce böyle bir gösteri yapmam gerekiyor."

Westinghouse onu "kral vagonunda" bir yolculuğa davet etmiş ve konuyu etraflıca görüşmek istemişti. Tesla planını anlattıktan sonra, Westinghouse böyle bir yatırıma gidemeyeceği cevabını vermiş ve hızla büyümek isteyen yatırımcılarla görüşmesini önermişti. Ancak Tesla bu tip birkaç yatırımcı ile görüşse de istediği sonucu alamamıştı.

Tesla'nın Century'deki yazısını okuyan ve ileri görüşlülüğünden içtenlikle etkilenen insanlar arasında mucidin ihtiyaçlarını en ileri düzeyde karşılayabilecek birisi de vardı: J. Pierpoint Morgan.

Tesla ve Morgan küresel sistem üzerine görüşmek için buluşacaklardı. Tesla bu sefer daha ihtiyatlı davranıyor, bu para babasını Westinghouse'a yaptığı gibi fazlaca teknik ayrıntıya boğmamaya özen gösteriyordu. Bunun yerine para ve güç konuları üzerinde duruyordu. Radyo yayınlarının tek bir kanaldan yapılacağını anlatıyordu. Böylece Morgan da bu sistemin tek sahibi olacaktı. Diğerleri gemiden sahile gibi sınırlı noktadan-noktaya sistemleri ile zaman kaybederken Tesla dünya çapında bir haberleşme ağından bahsediyordu. Elinde tüm gerekli patentler vardı ve anlaşmalar yapmak konusunda serbestti.

Oluşturulacak ortaklığa kendi adının verilmesi ve Atlantik ötesi bir şebekenin kurulması için 100 bin dolar, Pasifik şebekesinin kurulması için de 250 bin dolar sağlanmasını öneriyordu. İlkinin yapımı için altı ila sekiz aya, ikincisi için de yaklaşık olarak bir yıla ihtiyacı vardı.

Morgan'a telsiz enerji nakli projesinden bahsetmiyordu ama bundan vazgeçmemişti, bu projenin şimdiki yatırımlardan bazılarını gereksiz kılacağını biliyor ve Morgan'ın parasının bir kısmını çekmesinden endişe ettiği için böyle davranıyordu. Ne de olsa Morgan'dan Zulular'a ya da Pigmeler'e elektrik sağlama konusunda kendisi kadar hevesli davranması beklenemezdi.

Morgan bu işe 150 bin dolar yatıracağını ve de bu kadarla kalacağını açıklayacaktı. Ülkeye egemen olan yüksek enflasyon Tesla'yı da iflasın eşiğine sürüklediği dikkat alındığında Morgan'ın önerisi müthişti.

Morgan'ın alışık olduğu üzere aralarındaki ilişki kısa bir süre içerisinde bir "kral ile nedim" şekline bürünecekti. Morgan "harika ve cömert" bir adamdı. Tesla'nın çalışmaları "adını tarihe altın harflerle yazdıracak"tı. "Göreceksiniz, sadece bu yüce gönüllü davranışınızı takdir etmekle kalmayacak, servetinizden insaniyet namına bahşettiğiniz parayı değerinin yüz misline çıkararak minnet borcumu ödemeye çalışacağım..."

Morgan'ın insanlık sevgisi ile pek bir alışverişi yoktu, hele de iş anlaşmalarında! Tesla'nın bu methiyesine cevaben yaptıkları anlaşmanın bir taslağını gönderecek ve yatıracağı paranın güvencesi olarak patentlerinin yüzde elli bir hakkını talep edecekti.

1901 Mayısında Tesla, Westinghouse ile ısmarlayacağı jeneratör ve transformatörleri görüşmek üzere Pittsburg'a gitti. Bu arada ajanları da İngiltere sahillerinde uygun bir yapı alanı bulmak için okyanusun öte yakasında bulunuyorlardı. Artık Paris fuarını düşünemeyecek kadar meşgul bir adamdı.

Kısa bir süre içinde White'ın ortaklarından olan ünlü mimar Crow ile birlikte bir kule tasarımı üzerinde çalışmaya başladılar. En sonunda tepesinde 3 metre çapında devasa top bulunacak bir kule yapmayı kararlaştırdılar. Daha sonradan bu topun mantarı andırır bir şapka biçiminde olmasına karar vermişlerdi. Ama bu devasa kulenin kütlesi rüzgarın göstereceği direnç nedeniyle önemli bir sorun teşkil etmekteydi.

En sonunda Tesla bir kule yerine daha küçük birkaç kule yapılabileceğini belirten bir mektup gönderecekti Crow'a. Ama kulenin büyük bir bölümünün yapımı tamamlanmıştı bile. Ayrıca kulenin içinden toprağın dört metre derinliğine inen bir şaft geçiyordu. Her şey muhteşemdi, Amerika'nın elektrik tarihinde oynayacağı başrolün tüm dekoru buradaydı. Ama talihsizdiler. Muhteşem ama talihsiz.

Margaret Cheney - TESLA, Zamanın Ötesindeki Deha




Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM