Aşkta Kaybeden Büyük Filozoflar

Andrew Shaffer - Aşkta Kaybeden Büyük Filozoflar


ALBERT CAMUS (1913-1960)

“Kalplerin eğilip bükülmeyi becereni mutludur, kırılmayacağını bilir."

Cezayir asıllı Fransız filozof Albert Camus, en çok absürdün felsefesiyle bilinir: ölüm kaçınılmaz olduğuna göre yaşam anlamsızdır. İnsan ancak bu farkına varışla şimdi ve burada elde edebileceği en iyiye yönelir ve yaşamını en dolu şekilde yaşayabilir. İnsanlık irrasyonel evrene düzen ve anlam atfetmekten vazgeçmeli. Ancak bu tutum aşk söz konusu olduğunda tutmuyordu. Camus de bu durumdan muaf değildi. “Aşk, zekâyı ya da sıkıcılığı yok eden bir hastalık değildir.”

İlk karısı Simone Hie ile 1934 yılında evlendi. İkisi de çok gençti ve Camus kısa sürede birlikteliklerinin ikisi için de yanlış olduğunu düşünmeye başladı, çünkü Hie morfin bağımlısıydı, Camus ise uyuşturucuya mesafeliydi. Evlilikleri, Camus’nün, Hie’nin morfin elde etmek için bir doktorla yattığını öğrenmesiyle bitti. Boşanmalarının romantik aşk üzerine karanlık görüşlerini etkilemiş ve 1942 tarihli L’Etranger / Yabancı adlı romanındaki şu satırlara yansımış olması mümkün: “Çekicilik, evlilik ve sadakat, esaretle eşanlamlı hale geldi.”

Boşandıktan üç ay sonra matematikçi Francine Faure ile evlendi. Faure’ün kız kardeşi Camus’nün kulaklarının maymun kulakları gibi dışarı sarkık olduğunu düşünüyordu. Faure ise âşıktı ve hiç istifini bozmadan şöyle cevap verdi: “Maymun insana en yakın hayvandır.”

Hem Faure hem de “maymunu” oldukça serbest takıldılar. Yayınlanmamış mektuplar Faure’ün aktris Maria Casares ile gizli bir ilişki yaşadığıNI, Camus’nün ise karısının arkasından sayısız kadınla birlikte olduğunu ortaya koyuyor. Camus’nün biyografisini yazan Olivier Todd, filozofun evlilik dışı ilişkileriyle ilgili şöyle diyor: “Albert Camus’nün aşk hayatıyla ilgili bir kitap yazmadım. Çünkü öyle bir kitap yazmak için bir telefon rehberi bile yetmezdi!”

Camus 1960 yılında 46 yaşında bir trafik kazasında hayatını kaybedene kadar ikinci karısıyla evli kaldı.

KENDİ SÖZLERİYLE

Sorun sende değil bende

Camus âşıklarını belli bir mesafede tutardı. Bir mektubunda şöyle diyordu: “Hayatım boyunca ne zaman biri bana bağlansa onu uzaklaştırmak için her şeyi yaptım.” Başka bir mektubunda “aşka gelince yeteneksizim” diye şikâyet ediyordu. Caligula adlı romanındaki karakterlerden biri, Camus’nün kendi düşüncelerini yansıtma ihtimali olan şu sözleri söylüyor: “Birini sevmek onunla yaşlanmaya razı olmak demektir. Ben böyle sevemem.”

Andrew Shaffer - Aşkta Kaybeden Büyük Filozoflar


Bir sonraki bölüm hazırlandığında linki burada olacaktır




Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM