Bilim Adamları

Struan Reid & Patricia Fara - Bilim Adamları


İlk bilimsel düşünceler

Bilim, dünya ve dünyanın işleyişi hakkında bilgi toplama ve bunlarla ilgili sorulara yanıt verme sürecidir. Bugün bilim, kimya ve biyoloji gibi farklı dallara ayrılmıştır. Fakat eski zamanlarda insanlar, bilim ile öteki araştırma alanları arasında bir ayırım yapmıyordu. Bugün bilimsel diye kabul edeceğimiz birçok soruya, o zamanlar, dinsel ve felsefi açıklamalar getirilmekteydi. İlk "bilim adamları" nın çoğunun adını bilmiyoruz, ama düşünceleri konusunda elimizde birtakım bilgiler var.

Eski Mısırlılar

Dünya tarihindeki en eski uygarlıklardan biri Eski Mısır uygarlığıydı. Bu uygarlık, 5000 yılı aşkın bir süre önce başladı ve 3000 yıldan fazla sürdü. Mısırlılar çok becerikliydi ve özellikle yapı sanatında usta zanaatkarlardı. Ama aynı zamanda da çevrelerindeki dünya hakkında kuramları olan büyük düşünürlerdi.

Mısırlı rahip-gökbilimciler, dini bayramların zamanını belirlemek için, Ay'ın ve yıldızların konumunu dev bir saat gibi kullandılar. Bu, Nil Nehri'nin her yıl ne zaman taşacağını bulmalarını sağladı. Nil Nehri'nin taşması tarım açısından yılın en önemli olayıydı. Yıldızlar konusundaki bilgilerini çeşitli takvimler geliştirmek için de kullandılar. Yılı 365 güne ayıran ilk takvimin İmhotep adında bir Mısırlı tarafından önerildiği sanılıyor.

Mezopotamyalılar

Mezopotamya bölgesi (bugünkü Irak), Sümer ve Babil uygarlıkları da içinde olmak üzere birkaç eski uygarlığın ortaya çıktığı bir yerdi. Sümerlerin yıldızı, M.Ö. yaklaşık 4000 yılında parlamaya başladı. Usta birer gökbilimci ve matematikçiydiler. Ziggurat denen kocaman tapınaklar yapmışlardır.

Sümerler, çiviyazısı diye bilinen bir yazı sistemi de bulmuştur. Bu, sesleri göstermek için nesne resimleri yerine soyut işaretlerin kullanıldığı ilk yazıydı. Sümerler ayrıca, biri onluk birimlere dayanan, diğeri, ise altmışlık birimlere dayanan iki sayı sistemi kullanmışlardır.

Babil uygarlığı, M.Ö. 1900'den başlayarak 1300 yıldan uzun bir süre Mezopotamya'da boy gösterdi. Babilli gökbilimciler Güneş ve Ay tutulmalarıyla, Ay, Venüs ve Merkür gezegenleriyle ilgili birçok gözlem yaptılar. Takımyıldızlara Tanrılarının adlarını verip göğü bölgelere ayırdılar. Bu, daha sonra Yunan astrolojisine temel oluşturdu.

Babilliler, yıllar boyunca topladıkları bilgileri kullanarak gezegenlerin devinimlerini gösteren ayrıntılı tablolar hazırlamışlardı. Bu tablolara bakarak gezegenlerin gelecekteki devinimlerini önceden kestirebiliyorlardı. Bu çabanın amacı, gezegenlerin devinimlerini açıklamak değildi; daha çok, takvimler oluşturmak ve geleceği önceden görmekti. Babilliler Dünya'yı denizlerde yüzen düz bir disk olarak düşünüyorlardı. Babil de onlara göre, dağlar tarafından kuşatılmıştı.

Orta Amerika

M.Ö. 2000 dolaylarından sonra, Meksika ile Orta Amerika bölgesinde birkaç uygarlık gelişmeye başladı. Bunların en büyüklerinden biri Mayaların yarattığı uygarlıktı (M.Ö. 300 - M.S. 900). Onu Toltek ve Aztek uygarlıkları izledi.

Mayalar Dünya'yı, her birine bir ağaç ve bir kuş yakıştırdıkları dört "yön" e ya da bölüme ayırırlardı. Onların inancına göre Dünya, gölde yüzen dev bir timsahın sırtından başka bir şey değildi.

En eski Yunan bilimi

Eski Yunan'da bilginler, "bilgi aşığı" anlamına gelen filozof adıyla bilinirlerdi. Bugün felsefe (kavram araştırması) olarak adlandırdığımız alandan ayrı olarak matematik, biyoloji, gökbilim, coğrafya gibi bilim alanlarında da araştırmalar yapmışlardır. Araştırmalarına yardım edecek, olabildiğince çok bilgiyi özenle toplamışlardır.

Miletoslu Thales

İlk önemli Yunan bilim okulu Doğu Akdeniz'de ortaya çıktı. Okulun en etkili filozoflarından biri, bugün Türkiye sınırları içinde bulunan eski liman kenti Miletos'tan (Milet) Thales'ti. Bir matematikçi ve gökbilimci olan Thales, her şeyin ana maddesinin su olduğunu, bir disk biçiminde olan Dünya'nın da suda yüzdüğünü söylüyordu. İnsanın kafasını karıştıran olaylara, doğada olup bitenlere bakarak bir açıklama getirmeye çalıştığı için Thales' in yaptığı çok önemlidir. Örneğin, depremlerin nedeninin kızgın Tanrılar değil, okyanuslardaki sıcak su püskürmeleri olduğunu ileri sürmekteydi.

Pythagoras

Samos (Sisam) adasında doğan Pythagoras, eski Yunan filozoflarının en fazla saygı gösterilenlerinden biriydi. Gençken Mısır'a, Babil'e gitmiş, orada öğrendikleri üzerinde derin izler bırakmıştı. Önemli bir din önderi olmuş, izinden gidenlerin oluşturduğu topluluğa Pythagorasçı Tarikat denmiştir.

Pythagorasçıların evren hakkındaki fikirleri iki temel düşünceye dayanır: Evrende sayıların büyük bir önemi olduğu ve her şeyin bir denge içinde olduğu düşüncesi. O ve onun izinde yürüyenler, güzelliğe ve düzene aşıktı. Bunun için, gezegenlerin devinimlerinin dairesel, gökcisimleri ile Dünya'nın da küre biçiminde olduğuna inanıyorlardı. Bunlar, 2000 yıl sonra bile hala çok önemli düşüncelerdi.

Struan Reid & Patricia Fara - Bilim Adamları


Bir sonraki bölüm hazırlandığında linki burada olacaktır





Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM