TUHAF GERÇEKLER

Joel Levy - Tuhaf Gerçekler


Büyünün iki kuralı

Birçok büyü kurallara ve ritüellere göre uygulanır. Hemen hemen bütün büyü gösterilerinin temel kuralları şunlardır:

1. İlişki Kuralı: Başka şeylerle ilişki içerisinde olan nesneler ya da kelimeler o şeyler üzerinde etki sahibidir. Örneğin, isminiz ya da saçınızdaki bir düğüm sizin üzerinizde etkilidir çünkü sizinle ilişki içerisindedir. Eğer bir büyücü sizin saçınızın bir parçasını alır ve üzerinizde büyü yaparsa etkili olur.

2. Bağlantı Doktrini: Doğada gizli bir bağlantı doktrini vardır. Birbiriyle bağlantılı görünmeyen nesneler arasından bir bağ söz konusudur. Örneğin, doktrine göre şunlar arasında bağ vardır: Güneş, belirli bitki türleri, altın gibi bazı madenler, sarı rengi ve bir takım isimler, yerler, hayvanlar ve kuşlar. Örneğin, bir büyü esnasında ayçiçeği derseniz Güneş'in ruhani ve büyülü gücüne erişebilirsiniz.

Ateşle Yakma Dönemleri

Tarih öncesi dönemlerde insanlar bazılarının kendileri üzerinde büyü yapma gücü olduğuna inanıyorlardı ve sonuç olarak onları öldürmeye çalışıyorlardı. Karanlık Dönem Avrupası’nda otoriteler bunu durdurmaya ve hem kiliseyi hem de insanları büyücülük diye bir şey olmadığı yönünde eğitmeye çalıştı. Ancak popüler inanış bu yakma ve öldürme eylemlerine devam etti. Bunların en korkuncu Ateşle Yakma dönemiydi. 16. ve 17. yüzyıl Avrupası’nda 40 bin ila 60 bin erkek ve kadın büyücülük suçlamasıyla yakıldı.

Bir kişinin büyücü olduğu nasıl anlaşılırdı?

İngiltere Doğu Anglia cadı bulma başkanı Matthevv Hopkins 1640'larda yüzlerce insanı cadı oldukları gerekçesiyle öldürdü, işkenceye tabi tuttu ve yaktı. Bir kişinin cadı olduğunu anlamak için kullanılan yöntemler şunlardır:

1. Dayanıklılık Mahkemesi: Bu en eski adalet yöntemlerinden biridir; buna göre eğer masumsan Tanrı seni kurtarır. Bunlardan biri dayanıklılık testiydi; kızgın demir tutturulur ya da ateş üzerinde yürütülürlerdi.

2. Batırılma: Buna göre cadı olduğu varsayılan kişi elleri ve ayakları bağlanarak suya atılırdı. Eğer cadıysa su onu kabul etmeyip yukarı çıkartacaktı çünkü cadılar vaftiz olmamışlardı. Eğer masumsa su onu batıracaktı ama popüler inanışa göre masum olduğu için yeniden kurtulacaktı.

3. Peine forte et dure: Bu kelime Fransızca'da “güçlü ve ağır ceza" anlamına gelir. Bu yönteme göre cadı olduğu varsayılan kişi bir tahtanın altına yatırılır ve bu tahtanın üzerine ağır taşlar konulur. Bu yöntem genellikle kişi suçunu kabul etmediği zaman kullanılır, işkence yapılan kişi ya bir açıklama getirecek ya da ölecekti.

4. İşkence: Genel olarak söylemek gerekirse işkence yoluyla savunu istenmesi yasaldı. Bu işkenceler arasında vidayla ve kerpetenle bedenin çeşitli yerlerini sıkmak da vardı.

5. Cadının İşaretleri: İnanışa göre şeytan cadılar üzerinde uzmanlar tarafından anlaşılabilecek izler bırakmıştı. Bu iz ben, doğum lekesi, yara, fazladan bir meme başı ya da fazladan bir parmak olabilirdi.

6. Delme: Uzmanlara göre cadıların işaretli bölgeleri acı hissetmez ve kanamazdı. Bu nedenle bu bölgelere bir iğne ya da bıçak saplanarak cadı olup olmadıkları anlaşılabilirdi. Bazı uzmanlar içeri giriyormuş gibi görünen ama aslında içeri girmeyen sahte iğneler kullanmış ve kurbanlarına cadı görüntüsü vermiştir.

OLAY

Ortaçağ teorisi cadıların suda batmamasını sürekli olarak gaz çıkarttıran gıdalarla beslenmelerine bağlamaktaydı. Çıkan gaz onları havada daha hafif kılıyor ve uçmalarını sağlıyordu.

Büyüler

Cadılar, sihirbazlar, büyücüler ve sıradan insanlar istedikleri bir şeyi elde etmek amacıyla birçok farklı büyü uygulamışlardır. Bazı büyüler karmaşık içerikler ve ritüeller gerektirir; bazıları ise yalnızca birkaç kelimenin - büyülü sözlerin - söylenmesiyle gerçekleşir.



Joel Levy - Tuhaf Gerçekler




Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM