Yaşam Nasıl Başladı

Alexandre Meinesz - Yaşam Nasıl Başladı


BÖLÜM 1

Henri'nin Mağarası

Kökenimiz Üzerine

Arkadaşım Henri, bir sigortacı ve bir yatırım danışmanıydı; uzun yıllar boyunca insanların paralarını yönetmişti. Kendisine Fransa' da doğup büyüdüğü Ardeche bölgesinde, ekilip biçilmeyen, çorak bir arazi miras kalmıştı. 1995 yılı Ocak ayında bir akşam, bir Lions Kulüp toplantısı sırasında bize mülklerinden birinin altında duvarları tarih öncesi çağlara ait düzinelerce resimle kaplı muazzam bir mağaranın keşfedildiğini büyük bir heyecanla anlatmıştı. Birkaç gün sonra bu haber basında yayımlandı. Üç heyecanlı mağara bilimci, şimdi içlerinden birinin adını taşıyan harika bir keşif yapmıştı: Chauvet Mağarası. Mağaranın freskleri yavaş yavaş ortaya çıktı ve coşkusu giderek artan Henri, sürekli olarak "Gördünüz mü? Benim arazimin altında; bana ait bir mağara!" diye konuşmaya başladı.

Henri, Paleolitik sanat uzmanları ile birlikte "kendi" mağarasını ziyaret etme ayrıcalığına sahipti. Şaşkına dönmüştü. Bize fotoğraflar gösterdi ve şaşılacak kadar gerçekçi ve ayrıntılı olan freskleri tarif etti. Yetenekli tarih öncesi sanatçılar - Kro-Magnonlar - duvar resimleri, birbirine girmiş aslanlar, gergedanlar, ayılar, mamutlar, atlar ve bizonlar betimleme sanatında uzmanlaşmışlardı. Dahası, topraktan dışarı çıkmış bir kayanın arkasında, ilk fantezi dahi mütevazı bir şekilde betimlenmiştir: İki bacak ve kadın cinsel organı.

Diğer pek çok mağarada da olduğu gibi, sanatçılar çok sayıda pozitif ve negatif el izi bırakarak çalışmalarına "imza" atmışlardır. Kömür, mağarayı aydınlatmak için kullanılan meşalelerin kalıntıları ve pigmentler, yaklaşık 32.000 yıl öncesine tarihlenmektedir. Bunlar, dünyanın halihazırda bilinen en eski resimleridir.

Henri, uzak geçmişimizin bu döneminde yaşamış insanlara ait pek çok kitap okudu. Arazisinin çok eski tarihi hakkında her şeyi bilmek istiyordu. Kulüpte bize Ardeche'in ilk sakinlerinin olası yaşam şekillerini anlatıyordu. O bize hikayelerini anlatırken, biz de ona bir vahiy geldiğini görmekteydik. Bu keşif sayesindedir ki Henri, kökenimizin tarihine giden patikalarda heyecanla dolu bir şekilde yol almıştır. Duvar resimleri hakkında bu kadar çok şey öğrendiği zaman, parçası olduğu dikkate değer bir keşif sayesinde bir dönüşüme uğramıştı. Henri, bu konuda başka herkese kıyasla daha fazla kendine güvenerek konuşabilir; bu, onun mağarasıdır ve o, tarih öncesi freskleri kendi gözleriyle seyretme olanağı bulmuştur. Yeni uzmanlık alanının ona kazandırdığı saygınlık ile, ilk elden kazandığı deneyim hakkında konuşmaktan zevk almaktadır.

Buna ek olarak, ticari konulardaki deneyimi, onu doğal olarak bu beklenmeyen hazineden ne şekilde yararlanabileceğini düşünmeye yönlendirdi. Bu nedenle, Fransa hükümeti mağarasını ondan almaya - arazinin ve uzak atalarının eserlerinin miras olarak kendisine geçişini iptal etmeye, rüyalarının bir bölümünü çalmaya - karar verdiği zaman, kan beynine çıktı. Mülkü devlet tarafından komik bir bedel karşılığında istimlak edilen Henri, çıkarlarını mahkemede savunmak zorunda kalmıştı. Toprağına ve dolayısıyla mağarasına metrekare başına beş sentten daha düşük bir değer biçilmişti.

Ardeche'in mağrur sakini, uzun zamandır toprak sahibi olan bir yerel ailenin en genç üyesi olan Henri, on birinci yüzyıla ait etkileyici bir kuleye sahip bir şatonun sahibi, mülküne doğru şekilde değer biçilmesini sağlamak üzere bütün enerjisini toplamak zorunda kalmıştı. Kendisine Ardeche'in dağlık bölgelerinde yaşayan bir köylüymüş gibi davranıldığını, babadan kalan mirasına karşılık sanki alay edermişçesine çok düşük bir bedel ödendiğini düşünüyordu. Bitmek tükenmek bilmeden küfrettiği o hödüklere (Paris'teki birkaç yüksek rütbeli bürokrata) açtığı hukuk savaşını anlatmak için kullandığı kelimeler, hiç de tatlı sayılmazdı.

Kaya resimlerine gelince, bunların anlamı üzerinde hiç durmaksızın sorular ortaya çıkmaktaydı. Etrafta varsayımdan geçilmiyordu. Bunlardan günümüzde en yaygın kabul görmekte olanı, o çağlarda seçilmiş ve saygıdeğer kabul edilmiş erkeklerden (veya kadınlardan?) oluşan bir sosyal sınıf tarafından sürdürülen eski ayinlerden bahsetmektedir. Bunlar, aynı zamanda en eski çağların bilim insanları, sanatçıları, keşişleri, büyücüleri ve rahipleriydiler. Bu, insanın hayalini harekete geçiren, ilgi çekici bir konudur. "Paleolitik ayinler konusunda uzmanlar" kardeşliğine yükselmiş olan Henri, varsayımlarını sık sık açıklar. Bu bir ayin haline dönüşmüştür; "Merhaba Henri" dedikten sonra daima ekleriz, "Mağaran ne durumda, yeni bir haber var mı?"

Alexandre Meinesz - Yaşam Nasıl Başladı


Bir sonraki bölüm hazırlandığında linki burada olacaktır.



Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM