Bir Nefeste Dünya Mitolojisi

Mark Daniels - Bir Nefeste Dünya Mitolojisi


OVA MİTLERİ

Bugünkü Ortabatı ve Güney ABD’deki ovalar ve bu bölgelerden doğan mitsel hikayeler Amerika
Yerlileri’ne önemli dersler verirdi.

Beyaz Bufalo Kadını

Pteskawin olarak da bilinen Beyaz Bufalo Kadını mitini birkaç ova kabilesi birden anlatır. Pteskawin, bu kabilelere ayinleri getiren kişi olarak bilinir; bu, dünya üzerinde birçok medeniyetin ruhani geleneklerini anlamlandırmak için atfettikleri bir roldür.

Yemeğin kıt olduğu bir zaman, iki genç avcı avlanmak için gün doğmadan yola çıkar. Uzun bir yol katetmelerine rağmen halklarını beslemek için götürmeye değer bir ava rastlamazlar. Uzun bir aramadan sonra bir tepeye çıkarlar. Önlerindeki düzlüğe baktıklarında ufuktan kendilerine doğru gelen ve parlayan bir şey görürler. Yaklaştıkça bunun parlak, bembeyaz bir post giyen güzel Pteskawin olduğunu anlarlar. Hiç beklemedikleri bir zamanda karşılaştıkları bu kadının güzelliğine kapılan genç avcılardan biri ona şehvetle yaklaşır. Kadının, wakan (yahut kutsal) olduğunu fark eden arkadaşı, toy avcıyı Pteskawin"in tinselliğine saygı göstermesi konusunda uyarır. Ancak iş işten geçmiştir: Kadın genç adamı öptüğü anda etraflarını bir bulut sarar ve bulut dağıldığında kadının ayaklarının dibinde adamın sadece kemikleri kalmıştır.

Diğer avcının şaşkın bakışlarını üzerine çeken kadın, avcıya kabilesine geri dönmesini, kabile şefini ani ziyareti konusunda uyarmasını ve halkı bir çadırda toplamasını buyurur. Avcı, aynen emredildiği gibi derhal kabilesine koşar ve herkesin Pteskawin’in şaşaalı ziyaretini hürmetle bekleyeceği dev bir çadır inşa edilir.

Pteskawin çadıra girer, Güneş yönünde yürüyerek kendi çevresinde döner ve batı tarafındaki kabile şefinin önünde durur. Ona üzerine dünya, bufalo, orman ve kuşları temsil eden şekillerin oyulmuş olduğu kutsal chanunpa'yı (pipo) verir. O günden sonra pipo, bu kabileler için önemli bir ayin nesnesi haline gelir ve pipo içmenin kabile halkını ruhani dünyaya yaklaştırdığına inanılır.

Pteskawin'in kabileyi terk ederken bir bufaloya dönüştüğü, dünyanın dört bir yanına eğilerek selam verdiği ve ufukta kaybolduğu görülür. Bu mitin birçok öğesi Amerika Yerlileri’nin kültürü için hâlâ önem taşır, özellikle de hikayenin ortaya çıktığı yer olan Lakota kabilesinde. Piponun değişik anlam ve kullanımları, toplu barınaklar, Güneş’in yörüngesini takip etmek ve bufalonun bir kaynak olarak tarihi önemi buna örnektir.


Hain Çakal

Hızlı Roadrunner’la maceralarından hatırladığımız çizgi film karakteri Hain Çakal, aslında Lakota kabilesine ait bir Amerika yerlisi mitinden esinlenmiştir. Mitin eski versiyonunda bu cingöz, arkadaşı örümcek ruh, İktome ile ovalarda gezinirken karşısına devasa bir kaya çıkar. Çakal, kayanın içindeki ulu ruhu ve hayatı fark ederek bunun İya olduğunu anlar. Bu yüzden sarındığı battaniyeyi çıkarır ve sıcak tutması için kayanın üzerine örter, daha sonra iki arkadaş yollarına devam ederler. Bir süre sonra yağmur yağıp hava soğuyunca, maceraperestler nemli bir mağaraya sığınır. İktome kalın postunun altında soğuktan korunurken Çakal üşüyünce kayaya gösterdiği cömertlikten pişman olur. Ahlaki değerlerini yeniden ölçüp biçen Çakal, yaşlı bir kayanın battaniyeye ihtiyacı olmadığına karar verir ve İktome'den gidip onu geri getirmesini rica eder. Örümceğin girişimi başarısız olunca, tir tir titreyerek geri dönüp postu kayanın üzerinden çekip alma işi Çakal’a düşer.

İki arkadaş yolculuklarına mutlu mesut devam eder. Ancak, dinlenmek için girdikleri bir başka mağarada uzaktan bir ses duyarlar. Ses, ovada çınladıkça daha da güçlenir ve arkalarındaki mağarada yankılanır. Birdenbire ulu kaya İya'nın onlara doğru yuvarlandığını, önündeki her şeyi ezip parçalayarak Çakal'a doğru geldiğini görürler.

Korkudan donakalan Hain Çakal ile İktome kaçarlar. İya’yı kandırmak için birkaç taktik uygularlar: Nehir boyunca yüzer, ormanın altını üstüne getirirler; ama çabaları nafiledir, kaya hızla yuvarlanıp onlara doğru gelmeye devam eder. İktome, küçük bir top haline gelip ufak bir deliğin içinde kaybolarak izini kaybettirir. Zavallı Çakal ise kaya tarafından dümdüz edilir.

Bu, kutsal varlıklara saygısızlığın cezalandırıldığı bir başka efsanedir ve Amerika Yerlileri’nin dünya üzerindeki bütün yaratık ve cisimlerde olduğuna inandıkları ruhun bir göstergesidir. Yerlilerin tapınakları yahut sunakları yoktur; inanç sistemlerinin ruhaniliği, canlılığını her şeyin içinde gösterir. Ayrıca Iya, Fırtına Tanrısı olarak da bilinir, dolayısıyla bu hikaye kasırgaların tahrip edici gücünü (Hıristiyan terminolojisini kullanmak gerekirse) Çakal’ın günahlarının bir cezası olarak açıklar. Bu hikaye bize hikayeyi aktaran kabilenin ahlak anlayışına dair de fikir verir: Bu anlayış, hikaye dinleyicisine içten bir cömertliğe sahip olmasını öğütler ve Lakota’lıların dostlarına sorgu sual olmaksızın şefkatle yaklaştıklarını gösterir.

Mark Daniels - Bir Nefeste Dünya Mitolojisi


Bir sonraki bölüm hazırlandığında linki burada olacaktır.





Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM