DECCAL

Friedrich Nietzsche - Deccal


34.

Bu büyük simgeciden herhangi birşey anlayabilmişsem, bu, onun yalnızca iç gerçekleri gerçekler, «hakikatler» olarak aldığıdır, - gerisini, her türlü doğal, zamansal, uzamsal, tarihsel şeyi, yalnızca imge olarak, benzetme vesilesi olarak anladığı. «İnsanoğlu» kavramı, tarihe ait bir somut kişi değildir, herhangi bir tek, tek seferlik birey değil, «bengi» bir olgusallıktır, zaman kavramından kurtulmuş bir psikolojik simgedir. Aynı şey, en üst anlamda, bu tipik simgecinin Tanrısı için de geçerlidir, «Tanrının melekûtu» için, «gökyüzü krallığı» için, «Tanrının evlatları» için de. Kilise'nin inancındaki çiğlikler kadar Hristiyanlık dışı şeyler yoktur: Kişi olarak Tanrı, gelecek olan bir «Tanrı krallığı», ötede duran bir «gökyüzü krallığı», teslis'in ikinci kişisi olarak «Tanrının oğlu». Bütün bunlar - deyimim bağışlansın - dam üstünde saksağandır - hem de ne dam! Evangelium damı; simge berbat etmede, dünya tarihi ölçüsünde bir kiniklik. Oysa, «baba» ve «oğul» imgeleriyle neyin işin içine sokulduğu apaçık - herkes için apaçık değil, bunu teslim ediyorum : «oğul» sözcüğüyle, bütün şeylerin toptan açıklaşması duygusuna (kutsanmışlık) katılma dilegelir, «baba» sözcüğüyle de bu duygunun kendisi, bengilik, tamamlanmışlık duygusu. - Kilise'nin bu simge düzeneğini ne. hale soktuğunu anımsatmaktan utanıyorum: Hristiyan «inanç»ının eşiğine, bir Amphitryon öyküsü koymadı mı? Ve bunun üstüne bir de «kirlenmemiş peydahlanma» konusunda bir dogma?... Oysa bunu yapmakla peydahlanmayı kirletti. --

«Gökyüzü krallığı» bir yürek durumudur - «yeryüzünün üstünde» bulunan ya da «ölümden sonra» gelen birşey değil. Evangelium'da doğal ölüm kavramı diye birşey yoktur: ölüm bir köprü değildir, bir geçiş değildir; yoktur o, çünkü tamamiyle başka, yalnızca görünür, yalnızca imge yararı olan bir dünyaya aittir, «ölüm .saati» Hristiyan bir kavram değildir - «saat», zaman, fiziksel yaşam ve onun bunalımları, «iyi haber»in öğretmeni için hiç de varolan şeyler değildir... «Tanrının krallığı», kişinin bekleyeceği birşey değildir; onun dünü de yoktur öbürgünü de, «bin yılda» gelecek de değildir - o, bir yürek yaşantısıdır; heryerde vardır, hiçbiryerde yoktur.

Friedrich Nietzsche - Deccal


Bir sonraki bölüm hazırlandığında linki burada olacaktır.














Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM