DÜNYAMIZA BAKIŞ

Albert Einstein - Dünyamıza Bakış


Sivil Savunma ve Barışseverlik

Dindar - barışsever dedikleri insanlardan değilim. Üstelik, kılını bile kıpırdatmadan kesilip biçilmektense savaşmayı daha doğru buluyorum. Hitler Almanya'sında da tutulacak tek yol buydu. Tek yanlı bir silâhsızlanmayı da savunmuyorum. Benim önerdiğim yol uluslarüstü bir denetlemeye dayanan silâhlı barış düşüncesidir.

Ama şunu da söyleyeyim ki, Amerika'nın bugünkü tutumu barış için Rusya'nın tutumundan çok daha tehlikeli. Bugün savaş Kore'de sürüp gidiyor, Alaska'da değil. Rusyanın karşı karşıya olduğu tehlike Amerika'nınkinden çok daha büyük, herkes de biliyor bunu. Amerikalıların büyük bir tehlike içinde olduğu masalını nasıl yuttuklarını anlamak güç geliyor bana. Sanırım siyasal yaşantılarının azlığından geliyor bu. Hükümetin politikası açıkça önleyici bir savaşa yönelmişken, bakıyorsunuz saldıranın Sovyetler Birliğiymiş gibi gösterilmesinde düzenli bir çaba harcanıyor.

İstediğiniz yazıyı yazmayı düşünmüyorum. Günümüzün zehirlenmiş havası içinde insanların sağduyusuna seslenmek boşuna olur bence, insanlar neye lâyıksa onu elde ederler sonunda.

Barış için

1920 yılının Eylül ayında, New York'taki Toplumsal ve Bilimsel Bağları Geliştirme amaçlı Alman Derneğinin uluslar arası dostluğun gerçek temellerini atma yolunda aydınların ne gibi yararlıklar gösterebileceği sorusuna Einstein şu karşılığı veriyor:

Kanımca, uluslararası bir anlayışın ve insanlar arasında kardeşliğin gerçekleşmesinde aydınların en büyük yararlığı bilim ve sanat alanlarında sağlanabilir. İnsanın kişisel, bencil ulusal amaçları aşmasına yardım eder yaratıcılık. Bütün düşünen insanların paylaştığı sorunlar, ülküler üzerinde durmak, giderek, bütün ulusların bilginlerinin ve sanatçılarının birleşmelerini zorunlu kılar. Ne var ki, zaman zaman, siyasal tutkular yüzünden hoşgörü ve bağımsız düşünme yeteneğinden yoksun aydınlar arasında bir bölünme olması önlenemez. Bu yüzden, aydınlar tarihten insanlığa kalan uygarlıkların uluslararası niteliğini belirtmekten hiçbir zaman bıkmamak, toplumsal yaşayışlarında söz ve eylem yolu ile siyasal tutkuların kendilerini sömürmelerine hiçbir zaman izin vermemelidirler.

Einstein hayatı boyunca devlet ve birey ilişkileri üzerinde durmuş, 1931 yılında İtalyan Adalet Bakanı Alfredo Rocco'ya bir mektup yazarak İtalyan bilim adamlarının rejime bağlılık andı içmeğe zorlanmamaları için Rocco'nun Mussolini ile görüşmesini istemiştir.

Siyasal inançlarımız birbirinden ne denli ayrı olursa olsun, bir temel noktada anlaştığımızı sanıyorum: Avrupa düşünüşünün göz kamaştırıcı yapıtları karşısında ikimiz de hayranlık duyuyoruz; üzerine en çok titrediğimiz değerlerin yansıdığını görüyoruz bu yapıtlarda. Böyle bir uygarlık ancak vicdan ve öğretim özgürlüğünün egemen olduğu bir toplumda, gerçeği araştırmanın her kaygıdan önce geldiği bir ortamda gelişebilir

Devletin çıkarı için insan özgürlüğü sınırlamak mı, sınırlamak ise nereye kadar sınırlamak sorununu sizinle tartışacak değilim. Bununla birlikte, gerçeğin araştırılması ve bilimsel aydınlanma konularının her yönetimce kutsal sayılması gerektiğine, bilimsel araştırmalar yolu ile gerçeği tam bir içtenlikle bulmaya çalışanlara saygı göstermenin bir bütün olarak toplumun en yüksek çıkarlarına yardım etmek olacağına kuşkusuzca inanıyorum.

Albert Einstein - Dünyamıza Bakış


Bir sonraki bölüm hazırlandığında linki burada olacaktır




Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM