Bilgi Küpü

NTV - Bilgi Küpü


21. yüzyıla ayak uydurmak için bilmeniz gereken her şey

EVREN

Evren sayısız yıldız, gezegen, galaksi ve hepsinden önemlisi hayal bile edilemeyecek boyuttaki uzaydan oluşur. İnsanoğlu dikkatli bakışlarını bu uzaya çevirmiştir. Uzaydaki radyasyonu ve gökcisimlerini inceliyoruz. Güneş sistemimizin düzenini araştırıyoruz. Yıldızların enerji üretimini anlamaya çalışıyoruz. Bütün bunlardan evrenin nasıl doğup geliştiğine dair modeller bile çıkarmış durumdayız. Öte yandan, insanların bu kozmik olaylardan kopuk biçimde yaşamasının mümkün olmadığını kavrıyoruz. Evren hayatın gelişimi ve aynı zamanda yok edilişi için en iyi koşulları sunar. Kozmik ortamımızı ne kadar iyi tanırsak, içindeki konumumuzu da daha iyi anlayabiliriz. İnsanoğlunun sonraki büyük macerasının, yani uzayın derinliklerine dalışının ardındaki itici güç budur.


VAROLUŞUMUZUN SAHNESİ

Bir bütün olarak evren neye benzer? Nasıl yaratıldı ve nasıl gelişti? Kozmoloji bu sorulara cevap bulmaya çalışır. Elimizdeki tek bilgi kaynağı evrendeki cisimlerce salınan ve dış uzayı aşarak bize ulaşan (ışık ya da enerji biçimindeki) radyasyondur. İnsanlar bu bilgiler temelinde zekâ ve akıllarını kullanarak dünyaya ilişkin fiziksel modeller geliştirirler. Elbette bu modeller yeni buluşlarla birlikte değişebilir; bugün doğru sayılan bir şey yarın yanlış olarak görülebilir.

EN ESKİ YILDIZLARA dönük gözlemlere ve standart büyük patlama modeline göre, evren yaklaşık 14 milyar yaşındadır.

UZAY VE ZAMAN dahil her şey bir anlık kozmik genişlemeyle ortaya çıktı.

MADDE bütün evrene düzgün dağılmıştır.

BÜYÜK PATLAMADAN geriye kalan ısı uzay içinde ölçülebilir.


BİR EVREN MODELİ ARAYIŞI

Evrenin kökenine dair standart bir model büyük patlama teorisidir. Evren ilk başta son derece yoğundu; zamanla genişledi ve m3’e 1’den az atom düşen bir yapıyla sonsuz boyuta ulaştı.

Evrene ilişkin bilimsel modeller, evrenin kökenini ve gelişimini ortaya koyar. Modelde özellikle mevcut özelliklerin açıklanması gerekir. Bunlar arasında madde çeşitleri ve düzenlenişleri yer alır. Bir özellik son derece çarpıcıdır: Galaksiler birbirlerinden uzaklaşıyor gibidir. Bu hareketin belirgin bir başlangıç noktası ve dolayısıyla genişleyen evrenin bir merkezi yoktur.

Büyük Patlama Teorisi

Bilimsel ölçümlerden elde edilen veriler bizi her zaman tek bir yoruma götürmez. Ancak günümüzde çoğu kozmolog büyük patlama teorisinin doğruluğundan emindir.

Buna göre, ilk anda ne olduğunu hiç kimse tam olarak bilmese bile, evrenin bir başlangıcı vardır. Evrenin gelişimi, yaklaşık 14 milyar yıl önce büyük patlama olarak bilinen bir genişlemeyle başladı. Bu anlık genişleme benzersizdi; çünkü çevrede, ortaya çıkan döküntülerin serpileceği bir uzay yoktu. Uzayın kendisi katlanan bir hızla genişlemeye başladı ve bu süreçte çatladı. Büyük patlama tek bir yerde değil, her yerde meydana geldi.

Evren ilk evresinde boyut olarak saliselik bir zaman dilimi içinde genişledi. Bu şişme evresinden sonra da çok daha yavaş bir hızla genişlemeye devam etti.

Madde ve Radyasyon

İlksel madde en küçük temel parçacıklardan doğdu ve ilk başta tasavvur edilemez derecede sıcaktı. Ancak evrenin genişlemesiyle birlikte, madde soğumaya yüz tuttu. Artık çarpışmayan parçacıklar kaynaşarak daha büyük parçalara dönüşmeye başladı. Birkaç saniye sonra, evren zamanla atomlara dönüşecek bileşenlerle doldu: Protonlar, nötronlar ve elektronlar. Evrendeki ilksel madde sıcak ve yoğundu. Başlangıçta evrene radyasyon egemendi; çünkü fotonların yoğunluğu maddeninkinden daha yüksekti. Fotonlar çok kısa dalga boylarındaki ışığa denk düştükleri için yüksek enerjiliydi: (Enerji = sabit x l / dalga boyu).

NTV - Bilgi Küpü

Bir sonraki bölüm hazırlandığında linki burada olacaktır.



Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM