Eğlenceli Türk Tarihi

Mustafa Barış Özkök - Eğlenceli Türk Tarihi


KARAHANLILAR

Karahanlılar bütün Uygur boylarıyla öbür Türk boylarını birleştirerek güçlü bir devlet kurdular. Bu devletin en ünlü hakanı Satuk Buğra idi. Bu han zamanında Karahanlılar İslam dinini kabul etti. Böylece Türk tarihinde Şamanlık çağı kapanarak İslam çağı başlamış oldu. İlik Han zamanında Karahanlılar Gaznelilere yenildiler. İlik Han'ın yerine geçen Doğan Han’la Aslan Han da Gaznelilerle mücadele ettiler. II. Aslan Han zamanında Karahanlılar ikiye bölündü. XI. yüzyıl sonlarında Karahanlılar Selçuklulara bağlı bir devlet haline geldiler.
Halkı ve hükümdarı Müslüman ilk Türk devleti olan Karahanlılar, Türkçeyi resmi dil yapmışlardı. Karahanlılar zamanında özellikle Kaşgar bölgesinde İslam kültürünün çok değerli eserleri ortaya çıktı. Bu eserlerin en önemlilerinden biri Kaşgarlı Mahmud’un yazdığı Divanı Lügat-it- Türk’tür.

Sahaflar çarşısında bulunmuştu

Kaşgarlı Mahmud tarafından 1072-1074 yılları arasında yazdan Divanı Lügat-it-Türk, Türk dilinin en eski sözlüğüdür. Kaşgarlı Mahmud bu kitabına bir de harita eklemişti. Bu haritada XI. yüzyılın Türk dünyası ile o zamanın bilinen ülkeleri vardı. Kaşgarlı Mahmud’un bu önemli eseri, uzun bir süre ortadan kayboldu fakat bir tesadüf sonucu, sekiz asır sonra ortaya çıktı. Bunu da önemli edebiyatçılarımızdan Ali Emiri Efendi'ye borçluyuz.

Sık sık İstanbul’daki Sahaflar Çarşısı’nda Burhan Bey’in dükkanına giden Ali Emiri Efendi, bir gün gene oraya gitti ve “Yeni bir şey var mı?” diye sordu. Burhan Bey, “Bir kitap var ama biraz pahalı,” diye cevap verdi. Ali Emiri Efendi yine de kitabı görmek istedi. Kendisine uzatılan kitabı eline alıp da sayfalarını çevirmeye başlayınca, Ali Emiri Efendi bir hazine keşfettiğini anladı. Büyük bir heyecan içindeydi fakat bunu Burhan Bey’e hissettirmemeye çabalıyordu, çünkü kitabın fiyatını yükseltebilirdi.

Ali Emiri Efendi heyecanını bastırdı. İsteksiz gibi davranarak 15 lira teklif etti. Sahaf bu fiyatı kabul etmedi ve 30 liradan aşağı veremeyeceğini söyledi. Ali Emiri Efendi’nin yanında o kadar para yoktu. Tam o sırada arkadaşı Faik Reşat Bey’in dükkanın önünden geçtiğini gördü. Hemen ondan borç istedi. Onun yanında da yeterli miktar yoktu. Ali Emiri Efendi'ye cebindeki tüm parayı verdi. Ali Emiri Efendi arkadaşından aldığı parayı kendi cebindekine ekleyerek dükkân sahibine verdi. Sonra da ücreti tamamlamak için hızla eve gidip paranın geri kalanını getirdi. Emiri Efendi kitapçının eline otuz lirayı saydı. Üç lira da bahşiş verip helalleşti. Ali Emiri Efendi’nin 33 liraya aldığı bu kitap. Türk dilinin en eski sözlüğü olan Divanı Lügat-it-Türk'tü!

Bu önemli eser, Kilisli Muallim Rifat başkanlığında bir heyet tarafından Arap harfleriyle ve Arapça metni ile 1917-1919 yıllan arasında 8 cilt olarak basıldı. Eser özellikle Avrupa’da büyük bir ilgi gördü. Birçok yerli ve yabancı araştırmacı bunun üzerinde incelemeler yaptı.

Millet Kütüphanesini kurdu

Ali Emiri Efendi çocukluğundan itibaren büyük bir özveriyle kitap toplamıştı. 1916 yılında, 59 yaşındayken Feyzullah Efendi Medresesi’nde bir kütüphane kurdu. Bütün ısrarlara rağmen kütüphaneye kendi ismini vermedi. Ali Emiri Efendi, “Ben bu kitapları milletim için topladım ve milletime vakfediyorum,” diyerek kütüphanenin adını “Millet Kütüphanesi” koydu. Bu kütüphane günümüzde, İstanbul Fatih’te araştırma ve ihtisas kütüphanesi olarak hizmet vermeye devam etmektedir.

Mutluluk Bilgisi

XI. yüzyıl başlarında Balasagun’da doğan Yusuf, asil bir aileye mensuptu. Balasagun’da yazmaya başladığı Kutadgu Bilig adlı eserini 1069’da Kaşgar’da tamamlayarak Karahanlı Hükümdarı Ebu Ali Hasan ibn Süleyman Arslan’a sundu. Hükümdar bu eseri o kadar beğendi ki yazara, “Has Haciplik” unvanını verdi.

Yusuf Has Hacib bu eserini her iki dünyada da mutluğa ulaşmak için yapılması gerekenleri anlatmak amacıyla yazmıştı. Ona göre öteki dünyayı kazanmak için bu dünyadan el etek çekerek yalnız ibadetle vakit geçirmek doğru değildir, çünkü böyle bir insanın ne kendisine ne de toplumuna bir yararı olamaz. Başkalarına yararlı olmayanlar ölülere benzerler. Bir insanın erdemi, ancak başka insanlar arasındayken belli olur. İnsanlara hizmet etmek suretiyle faydalı olmak, bir kimseyi, hem bu dünyada hem de öteki dünyada mutlu kılacaktır.

Hoca Ahmed Yesevi de o devirde yaşamıştı

İlk Türk mutasavvıfı Hoca Ahmed Yesevi de Karahanlılar devrinde yaşadı. Anadolu Türk evliyalarının çoğunun Ahmed Yesevî’nin yanında derviş olarak yetişip Horasan yoluyla Anadolu’ya geldiğine inanılır. Hem Hoca Ahmed Yesevi hem de diğer Türk mutasavvıfları Türk diline dayanan bir Müslümanlığın yayılmasında büyük rol oynadılar. Böylece Türk birliğinin kurulmasına katkıda bulundular.

Karahanlılar zamanında Gazneliler ve Selçuklular da devlet kurmuşlardı. Karahanlıların bu iki devletle de ilişkileri oldu, hatta kız alıp verme yoluyla Karahanlı, Gazneli ve Selçuklu sultan aileleri arasında akrabalıklar meydana geldi.

Karahanlı Devleti XIII. yüzyılın ilk çeyreğine kadar yaşadı. Karahanlılar bir taraftan Gaznelilerin ve Selçukluların, bir taraftan da Karahıtaylar ve Harezmşahların baskılarıyla kuvvetlerini kaybettiler. Sonunda Moğol istilası bütün diğer Türk devletleri gibi onların da son kalıntılarını ortadan kaldırdı.

Mustafa Barış Özkök - Eğlenceli Türk Tarihi


Bir sonraki bölüm hazırlandığında linki burada olacaktır



Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM