Evrende En Büyük Sır

Ara Avedisyan - Evrende En Büyük Sır


Dev Yaratıklar:

Her jeolojik devrin sonunda dev yapılı canlıların yaşamış olduğu bilinen bir gerçektir. Nitekim:

Birinci jeolojik devrin sonunda dev yapılı böcekler ve bitkiler, 2 nci jeolojik devrin sonunda
Diplodoküs, Dinosorüs gibi boyları 20-30 metreyi bulan tonlarca ağırlıktaki sürüngenler, dev memeliler ve kuşlar; Üçüncü jeolojik devrin sonunda da Mamutlar, dev akbabalar, çok iri yapılı kaplanlar ve dev yapılı insanlar yaşamışlardır.

Her uydu çarpması sonunda dünyamız uzun süre aysız kalmış, bu süre içinde felâketten kurtulmuş olan canlılar küçülmüşlerdir. Bu sonuç da teoriye uygun gelmektedir. Zira Ay’sız çağlarda yerin çekim kuvveti bütünüyle hissedilmiş, canlıların ağırlıkları artmıştır.

Hörbirger’e göre, üçüncü uydunun Dünyamıza çarpmasından sonra, şimdiki Ay’ımız Dünyanın çekimine kapılana kadar 158.000 yıllık bir devrenin geçmesi gerekmiştir. Sonunda şimdiki Ay’ımız yörüngesine oturunca, yer yüzündeki canlıların ağırlığı tekrar azalmış, dördüncü jeolojik devrin şimdiki canlılar dünyası bu şartlar altında gelişmiştir.

Bu duruma göre, üçüncü jeolojik devir sonundaki felâketten her nasılsa sağ olarak kurtulmuş olan iri yapılı insanların ve diğer yaratıkların uzun süre dördüncü jeolojik devirde hasıl olan ilkel ve küçük yapılı insanlara ve canlılara hükmetmiş olması normaldir.

Eski Mısır, Yunan, Güney Amerika, Polinezya, İskandinavya, Hint, Çin ve diğer Asya efsaneleri ağız birliği halinde insanları medenileştiren yaratıkların dev yapılı ilâhlar olduğunu anlatır. (Özellikle Yunan mitolojisindeki TİTAN’lann hikâyesi dikkati çekicidir. Cronus (Zeus’un babası), Prometheus gibi Titanların hikâyesi bu yönden incelenirse şüphesiz daha ilginç bulunacaktır.) Keza Herkül bir devdir.

Kutsal kitaplarda da zaman zaman devlere temas edilmiştir. Nitekim, Hazreti Davut’un dövüşerek öldürdüğü Goliath (Calut) da bir devdir. Samson’un hikâyesi filmlere konu olmuştur.

Rusya’da, Güney Amerika’da Büyük Sahra’da, Avrupa’da boyları 510 cm. ye kadar çıkan dev insan fosilleri bulunmuştu. Keza 1946’da Güney Afrika’da, Cava’da, Güney Çin’de bulunan 460 cm. boyundaki iskeletler de bu devler teorisini desteklemektedir.

Kutsal kitaplardan bu konu ile ilgili bir iki pasaj almayı uygun görüyoruz:

İNCİL - Tekvin - Bap 1-4’den :

Ve toprağın üzerinde adamlar çoğalmaya başladı. (Jeolojik devir kapayan felâket sonrası). Ve onların kızları doğduğu zaman, Allah oğulları adem kızlarının güzel olduğunu gördüler. Ve bütün seçtiklerinden kendilerine karılar aldılar. O zamanlar yer yüzünde Nefilim (devler) vardı. Bunlar eski zamandan kalma zorbalar, şöhretli adamlardı.------

İNCİL - Sayılar - 13-32-33:

«Gördüğümüz bütün halk çok uzun boylu adamlardır. Ve orada Nefilim’den (Dev adamlardan) olan Anak oğullarını gördük. Ve kendi gözümüzde biz çekirgeler gibiydik. Ve onların gözünde de öyle idik.------»

Ayrıca Kutsal Kitapların Adem ve Havva’nın nesillerine 5-600 yıl gibi uzun ömürler tanımaları da dikkati çeker.

Artan uzay ışınlarının dünyadaki hayat şartları üzerine önemli etkileri vardır. Böyle durumlarda mutasyonlar kolaylıkla oluşabilir. Hücreler normal yapılarından daha üstün bir hızla gelişir. Hücrelerin fizyolojik yıpranma seyri, vücudun gücü ile orantılıdır. İyi gelişen hücreler, şüphesiz daha uzun ömürlü olacaktır. Bu bakımdan, dev yaratıkların ve dev insanların şimdikilerden daha uzun ömürlü olmaları beklenir. Bu gün ömürleri bir gün, bir hafta, bir ay ya da bir yıl olan bazı hayvanların devler çağında daha uzun ömürlü oldukları muhakkak gibidir. Canlıların bütün organizmaları o zamanlar daha iyi gelişmişti. Beyinleri daha büyüktü. Sinir sistemleri daha mükemmeldi.

Ara Avedisyan - Evrende En Büyük Sır


Bir sonraki bölüm hazırlandığında linki burada olacaktır



Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM