Evrim Bilimi ve Yaratılış Efsanesi

Ardea Skybreak - Evrim Bilimi ve Yaratılış Efsanesi


Güve Toplumunda Gözlemlenen Hızlı Evrimsel Değişim

Şayet evrim konusunu okulda işlediyseniz, aynı zamanda ‘biberli güve’ olarak bilinen güve türü Biston betularia’ yı da muhtemelen duymuşsunuzdur. Bu güve türü İngiltere’de birbirini izleyen pek çok nesil boyunca incelenmiştir ve doğal seçilim yoluyla evrimin doğrudan gözlemlenebilecek mükemmel bir örneğini sunar.

19. yüzyılın ortasına kadar, hemen hemen bütün B. Betularia güveleri çok açık gri renkteydiler. O zamana değin o bölgedeki ağaç kabuklarının renkleri de açıktı. Bu yüzden güveler gün boyunca ağaç gövdelerinde dinlendiklerinde, kendi renkleri arka planla (fonla) karışma eğilimdeydi. Bundan dolayı, o bölgedeki yiyecek böcek arayan kuşlar büyük ihtimalle bu açık renkli güvelerin birçoğunu gözden kaçırıyordu. Fakat sonra tuhaf bir şey oldu. 19. yüzyıl sonlarından başlayarak endüstrideki gelişimin artmasıyla birlikte, hava bölgedeki fabrikalardan gelen siyah kir ve isle giderek kirlenmeye başladı ve bunun sonucu olarak, o bölgedeki ağaç kabukları giderek koyulaştı. Bu kendi başına pek de şaşırtıcı değildi. Gerçekten şaşırtıcı olan, bölgedeki güve topluluklarının da giderek koyulaşmasıydı! Çok geçmeden açık renkli güvelerin yerlerini neredeyse tamamen siyah kanatlı güvelere bıraktıkları insanların dikkatini çekti. İnsanların burada şahit oldukları şey eylem halindeki evrimdi - bu durumda, güve toplumunun değişen çevrelerine çarpıcı şekilde uyarlanmasına yol açan, doğal seçilim yoluyla basit evrimsel değişim türünün klasik bir örneğiydi.

Olan şuydu:

Orijinal (ilk baştaki) güve toplumu çeşitli bireylerden oluşmuştu. Bunların çoğu açık renkliydi, fakat toplam toplum içerisinde birkaç koyu renkli çeşit vardı. Endüstrileşme öncesinde, açık renkli güveler daha koyu renkli güvelerden sayıca çok daha fazlaydı. Koyu renkli güveler açık renkli ağaç kabuklarında gerçekten göze çarpıyordu. Kuşlar onları daha iyi gizlenmiş açık renkli güvelerden daha sık olarak avlayacaktı. Bu yüzden o ortamda açık renkli bireyler koyu renkli güvelere göre biyologların “ayrımsal üreme üstünlüğü” (differential reproductive advantage) olarak adlandırdıkları niteliğe sahipti. Bu yalnızca açık renkli güveler koyu renkli güveler kadar sık yenmeme eğiliminde oldukları için onların ortalama olarak daha çok hayatta kalabildikleri ve bu yüzden de yavrudöllerini daha çok üretmelerinin daha olası olduğu anlamına gelmektedir. Kanat renginin genetik çeşitliliği kalıtımla geçebilen bir özellik olduğu için, hayatta kalan güveler bu karakteristiği kendi yavrularına aktarıyor, onlar da kendi yavrudöllerine aktarıyor ve bu böyle sürüp gidiyordu. Ağaç kabuğu açık renkli kaldığı sürece, açık renkli güvelerin “ayrımsal bir üstünlüğü” vardı ve güve toplundan neredeyse yalnızca açık renkli çeşitlerden oluşmuştu. Hâlâ ortada tek tük koyu varyantlar olsa da bunlar çok nadirdi.

Çevre değiştiği ve ağaçlar isle karardığı zaman, bu durum da gözle görülür şekilde değişmeye başladı. Siyah kanatlar sağlayan genetik bilgiler bütün toplumun toplam genetik havuzundan bütünüyle “kaybolmadığı” için, şimdi koyu kanatları olan, çok az rastlanan bireyler önemli bir üreme üstünlüğüne sahip olanlardı. Artık kuşların çok sık olarak “gözden kaçırdıkları” onlardı ve bu yüzden onlar ortalama olarak çok daha sık olarak hayatta kalabilen ve yavrudöllerini üretebilenlerdi. Bu şekilde, bir dizi nesil boyunca koyu renkli güvelerin sayısı arttı ve toplam topluluğun giderek artan bir oranını oluşturmaya başladılar. Bu, sıradan bir günde büyük olasılıkla göreceğiniz tek güve türünün koyu kanatlı olanlar olduğu bir noktaya dek sürdü.

Güve toplumu evrimleşmişti.

Ayrıca daha yakın yıllarda bu bütünsel evrimsel eğilimin bazı bölgelerde tersine döndüğünü de fark etmek ilginçtir. Havanın kalitesi iyileştikçe, havadaki endüstriyel dumanın miktarı azalmış, ağaç gövdelerinin rengi bir kez daha açılmıştı. Bu çevresel değişime uygun olarak, güve toplumları bir kez daha evrimleşti, fakat bu kez esas olarak, tekrar açık renkli tiplere doğru oluşma yönünde. Açık renk kanatlılarla ilgili genetik bilgiler toplumun bütünsel genetik havuzunda hâlâ var olduğu için bu değişim mümkündü. Toplumun neredeyse bütünüyle koyu güvelerden oluştuğu günlerde bile, daima birkaç açık renkli güve mevcuttu. Nadir bulunuyorlardı, fakat her nesilde bu tür birkaç bireyin hâlâ bulunması, ortam değiştiği ve koyu renkli güveler bir kez daha yırtıcı kuşlar tarafından daha görünür hale geldiği zaman bir kez daha artmaya başlayacak şekilde toplam popülasyonda açık renkli bireylerin oranı için genetik taban sağlamaya yeterliydi. Geçen her nesille birlikte, koyu güveler ortalama olarak daha az altsoy ürettiler ve açık güveler bir kez daha ortalama olarak daha fazla altsoy ürettiler. Doğal seçilimin bu klasik örneği güve toplumunun bir kez daha evrimleşmesi için gereken her şeyi içermektedir. (Bakınız bir sonraki bölüm “Güve Kanadı”)

Ardea Skybreak - Evrim Bilimi ve Yaratılış Efsanesi


Bir sonraki bölüm hazırlandığında linki burada olacaktır.




Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM