İNSANIN HİKAYESİ

James C. Davis - İnsanın Hikayesi


18. Bölüm

Mükemmel Toplum Düşü Karabasana Dönüşüyor

Dünya Savaşı'nın sefaletinin içinden komünizm, 1930'ların Büyük Ekonomik Bunalımı'ndan da... Nazizm doğdu.

Marx, ... varlıklı bir avukatın oğlu olarak daha büyük beklentileri vardı. Alman üniversitelerinde hukuk ve felsefe okudu; entelektüellerin arasına girerek ateizm, siyaset ve reform tartışmalarına katıldı. Bu entelektüellerden bazıları, ... "sosyalistler" di.

Friedrich Engels, Marx'la tanışmak için İngiltere'den geldi. Engels varlıklı bir Alman tekstilcinin oğluydu. Babasının İngiltere'de bir fabrikası vardı ve babası Friedrich'i oraya işi öğrenmesi ve fabrikayı yönetmesi için yollamıştı.

Marx ve Engels tanıştıklarında... on gün boyunca konuştular ve 40 yıl sürecek bir ortaklık başladı. ... Marx, daha büyük ortaktı, geçmişten dersler çıkaran ve geleceği önceden gören bir filozof ve öncüydü. .

Marx ve Engels sözüm ona devrimcilerden oluşan gizli bir örgüte katıldılar ve örgüte yeni bir biçim vererek Komünistler Birliği adını koydular. ... Marx 1848 yılının başında, Engels'in yardımıyla küçük ve ateşli bir kitapçık olan Komünist Manifesto'yu yazdı.

Marx gazetenin son sayısını kırmızı (devrimin simgesi) mürekkeple bastı ve İngiltere'ye gitti. Yaşamının geri kalanını burada, karısı, üç çocuğu ve yanlarından hiç ayrılmayan, ücretini ödeyemedikleri Alman hizmetçileriyle birlikte geçirecekti. Altı yıl süren bir dönem boyunca yalnızca iki odada, patates ve ekmek yiyerek yaşamışlardı. Çoğunlukla Engels'in verdiği paralar sayesinde geçiniyorlardı.

Marx son yıllarında tarih ve ekonomi kuramlarını, Kapital adını verdiği bir yapıtla yazıya döktü. ... Kapital komünizmin kutsal kitabı olacaktı.

Marx kibirli biriydi ve görüşlerinde ısrarcıydı; sürekli tartışan Marksistlerden usanmıştı. Onlara "namussuzlar","yontulmamışlar" ve "tahtakuruları" diyordu; öfkeyle şöyle söylüyordu: "Tek bildiğim Marksist olmadığım."

O dönemde Rus İmparatorluğu öyle büyüktü ki, Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve Hindistan, hepsi birlikte içine sığabilirdi.

Rusların çoğu köylüydü, bazen söylendiği gibi “kara cahil”diler.

Çar II. Nikolai... kibar ve çekingen biriydi ama demokrasinin "anlamsız ve suç niteliğinde" olduğu konusunda hiç kuşkusu olmayan bir despottu. Rusya' nın, Petrograd'da, yalnızca çar izin verdiğinde toplanan zayıf ve tutucu bir parlamentosu vardı.

I. Dünya Savaşı devrimcilere bekledikleri fırsatı verdi. ... savaş bakanı... çok az sayıda makineli tüfek ve seri atış yapabilen top satın almıştı, çünkü bunları yalnızca korkakların kullanacağı uyduruk silahlar olarak görüyordu.

1916'nın sonlarında parlamento hükümetin beceriksizliklerine karşı koyma cesaretini gösterdi. Çar Nikolai beklendiği gibi buna tepki gösterdi ve parlamentoyu dağıttı. Bunun sonucunda, o zamana dek çara bağlı olan parlamento üyelerinin büyük bölümü iktidarı ele geçirerek ülkeyi kurtarabilecekleri düşüncesine kapıldı.

Devrime kim önderlik edecekti? ... İşçi ve Asker Temsilcileri Sovyeti, yani meclisiydi.... Sovyet'in baskısıyla parlamento geçici bir hükümet kurdu. ... Ordu apaçık biçimde devrime destek olmaya başlamış, böylece Rusya'nın yazgısını belirlemişti.

Rusya'dan uzakta, İsviçre'de, devrime ilişkin haberler Rus devrimci Vladimir Lenin'e ulaşmıştı.... ağabeyi bir teröristti ve asılmıştı.... Alman... yetkililer, Lenin ve arkadaşlarının, sanki ölümcül mikroplarmış gibi, mühürlenmiş bir vagonun içinde yolculuk yaparak Almanya'dan geçmelerine izin verdi.

Yaygın inanışa karşın devrimi Lenin ve arkadaşları başlatmamıştı. Belirttiğimiz gibi, 1917 yılının Nisan ayında Petrograd'a vardıklarında devrim zaten başlamıştı. ... Lenin ve arkadaşlarının... yapmaları gereken ayaklanmayı körüklemek değil, ... ilerlemekte olan devrimin denetimini ele geçirmekti.

Lenin Petrograd'daki isyancı askerlerin desteğini almıştı. ... darbeye önderlik etmesi için becerikli Troçki'yi seçti. ... Devrim başladığında Troçki Lenin'den bile daha uzakta, New York’ta... bir apartman dairesindeydi.

1917 yılının 6 Kasım gecesi, ... Bolşevikler hemen "Tüm Rusya Sovyetleri Kongresi" ni topladı ve geçici hükümetin devrildiğini bildirdi. Kongre daha sonra yeni bir hükümet oluşturdu ve Lenin'i hükümetin başına getirdi.

Lenin hükümeti, Rusya anayasasını hazırlayacak bir "kurucu meclis" oluşturmak için bir seçim düzenledi. Ancak Lenin'in grubu, Bolşevikler, delegeliklerin yalnızca üçte birini kazandı. Bu olacak şey değildi, çünkü Lenin "proletarya diktatörlüğü"nü yürütmek için tek parti iktidarı (kendi partisinin elbette) istiyordu. Meclisin yalnızca bir kez toplanmasına izin verdi. Sonraki gün silahlı adamlar yollayarak meclisi kapattı.

Başkenti Petrograd'dan, çarların bir zamanlar Rusya'yı yönettikleri Moskova'ya taşıdılar.

İktidarı ele geçirmesinden beş yıl sonra Lenin bir dizi felçten ilkini geçirdi. 1924'te öldü.

Başka bir önder ... tabii ki darbeyi yöneten, iç savaşta orduya komuta eden, herkesin hayranlığını kazanmış Troçki'yi seçeceklerdi.... Stalin’in seçilmesi öyle pek güçlü bir olasılık değildi. "Stalin" onun devrimci adıydı; "çelik adam" anlamına geliyordu. Lenin, Troçki ve diğer pek çok Bolşeviğin tersine Stalin gerçekten işçi sınıfından geliyordu. Babası ayakkabıcı, annesi çamaşırcıydı.

Stalin, Lenin'in karısına telefonda, "Frengili fahişe" diye bağırarak hakaret etmişti. Lenin ölümünden sonra açılmak üzere bir mektup kaleme almıştı, bu mektupta Bolşevikleri, Stalin'in kaba ve bayağı olduğu konusunda uyarıyordu. Stalin bunu öğrendiğinde eski bir arkadaşına, "Benim üzerime pisledi, kendi üzerine de pislemişti... " demişti. Stalin, Lenin'in mektubunu gizleyebildiği kadar gizledi.

Stalin'in herkesi fişleyen özel bir ekibi vardı. Zaman içinde başka güçlü kişilerle ittifaklar kurdu (bunların çoğunu daha sonra öldürdü) ve partiyi gürültüsüz patırtısız ele geçirdi.

Troçki önce Türkiye'ye, sonra Fransa'ya gitti, ardından Norveç'e geçti, en sonunda da Meksika'ya gitti. ... 1930'a gelindiğinde bütün yetki Stalin'deydi.

Milyonları beslemek için daha fazla ürün yetiştirmeliydi. Sorun işte buydu, daha az sayıda tarım işçisiyle daha çok sayıdaki fabrika işçisi için nasıl daha fazla ürün yetiştirilebilirdi. Stalin açısından nasıl daha fazla ürün yetiştirileceği açıktı: Rusya derhal "kolektifleşmeliydi".

Milyonlarca Rus için yaşamlarındaki asıl devrim 1917 ve 1918'de komünistlerin yönetimi ele geçirmesi değil, 1929'da başlayan kolektifleşmeydi. ... Köylülerin arazileri büyük çiftlikler kurmak üzere birleştiriliyordu ve bu çiftliklerde komünistler sanki yumuşak kilmiş gibi köylülerin yaşamını yeniden biçimlendiriyorlardı. Köylülerin Marx'ın arzuladığı şeyi gerçekleştirmesi sağlandı: Birlikte çalışmak, malvarlığına (yani toprağa, hayvana veya tarım makinelerine) sahip olmamak ve işçi sömürmemek.

Rusya'nın "tahıl ambarı" Ukrayna bölgesinde köylüler kolektifleşmeye karşı çıktılar. Stalin onları açlıktan öldürmeye karar verdi. Arka arkaya iki yıl bölgenin devlete büyük miktarlarda tahıl sağlamasını istedi. Kolluk kuvvetleri çiftliklere baskınlar düzenledi, bütün tahıla el koydular ve daha fazlasını istediler. Kendi yetiştirdikleri buğday veya çavdardan birazcık yerken yakalanan köylüler hapse atıldı veya kurşuna dizildi. Açlıktan ölmemek için köpekleri ve kedileri yiyorlardı. Sonra solucanları, sıçanları ve karıncalan yemeye başladılar, karahindiba ve ısırgandan çorba yaptılar.

Doğal olarak her Rus köyünde kimi köylüler diğerlerinden biraz daha fazla toprağa sahipti ve arada sırada komşularını işçi olarak çalıştırıyorlardı. Komünistler bu köylülerin kanun tanımaz ve açgözlü olduklarını iddia ederek onlara, Rusçada "yumruk" anlamına gelen kulak adını takmışlardı. Kulak'ların topraklarını kolektif çiftlikler için isteyen Stalin, bunların yok edilmesi gereken sınıf düşmanları olduğunu ileri sürdü. "Onları ezmek zorundayız," demişti, "bir sınıf olarak onları tasfiye etmek zorundayız." ... Silahlı askerler köylere saldırdılar, kulak oldukları iddiasıyla 15 milyondan fazla kadın, erkek ve çocuğu topladılar. ... Bu tutuklulardan belki de bir milyonu öldü. ... şurası epeyce kesin: Kolektifleşmenin son yılı olan 1933'te Rusya'da, bu berbat dönemin sona erdiği 1934'te ölenlerden sekiz milyon daha fazla insan ölmüştü... kolektifleşme bütün köylüleri (öldürmediği köylüleri) "sınıfsız" bir konuma getirmişti.

Ancak kolektif çiftliklerin sonuçta çiftçilerin yaşam koşullarını yükselttiği doğrudur. 10 yıl geçtikten sonra çiftçiler şöyle ya da böyle daha iyi evlere kavuşmuştu ve komünizm öncesi günlerde sahip olduklarından daha fazla yiyeceğe sahiplerdi. Ayrıca, hükümet kolektif çiftliklere tarım uzmanları, traktörler ve biçerdöverler sağladığından, kentler için daha fazla ürün yetiştiriliyordu. 1938'e gelindiğinde, II. Dünya Savaşı'nın öncesinde, Rus çiftçileri Dünya Savaşı'ndan önce çok daha fazla sayıda çiftçinin yetiştirdiği kadar tahıl yetiştiriyordu. Dolayısıyla kolektifleşme, Stalin'in tasarladığı gibi, sanayileşmeyi hızlandırmıştı.

... planlamacıları Rusya'nın milli gelirinin üçte birinin sanayi kollarının kurulmasına harcanması gerektiğine karar verdi. Üretilen her şeyin yalnızca üçte ikisi halka bırakılıyordu.

1930'ların sonuna gelindiğinde Rusya dünyanın en büyük traktör ve lokomotif üreticisiydi. Yalnızca Amerika Birleşik Devletleri ve Almanya sanayileşme konusunda Rusya'nın ilerisindeydi.

Bir biçimde günlük yaşamın da iyileştiği söylenmeli. 1930'ların sonlarında dükkanlarda daha fazla yiyecek maddesi ve temel mallar bulunuyordu ve devlet sağlık hizmeti veriyordu. Pek iyi olmasa da herkesin bir işi vardı. Çocuklar okula gidiyordu, anne babalarının büyük kısmı da işten sonra akşam okullarına gidiyor ve okuma yazma öğreniyordu. Rusya'nın en geri kalmış bölgelerinde bile kadınlar siyasal, toplumsal ve yasal bakımdan özgürlüklerine kavuşmuştu.

Ordudaki on komutandan dokuzu ve subayların yüzde 15'i tasfiye edildi. İktidarda olduğu süre boyunca Stalin 230.000 kişinin idamını onayladı; daha alt düzeydeki yetkililerin onayladığı idam sayısı çok daha fazlaydı. 1937 yılının Aralık ayında tek bir günde Stalin 3,167 idam onaylamış, sonra da sinemaya gitmişti.

James C. Davis - İnsanın Hikayesi


Bir sonraki bölüm hazırlandığında linki burada olacaktır




Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM