Kanıtı Olmayan Gerçekler

John Brockman - Kanıtı Olmayan Gerçekler


Yüce zihinler kimi zaman, ellerinde henüz bir kanıt ya da iddia olmadan gerçeği tahmin edebilirler. (Diderot buna "esprit de divination (ilahi mizaç) " sahibi olmak derdi.) Sizin, kanıtlayamasanız da doğru olduğuna inandığınız şey nedir?

MARTIN REES

MARTIN REES, kozmoloji ve astrofizik profesörlüğünün yanında Cambridge Üniversitesi Trinity College'ın da başkanı. Kraliyet Astronumu unvanına sahip olan Sir Martin Rees, Londra Imperial College'da ve Leicester Üniversitesi'nde misafir profesör olarak dersler veriyor. Rees, aralarında Just Six Numbers, Our Cosmic Habitat [Yalnızca Altı Rakam, İşte Kozmik Habitatımız] ve Our Final Hour[Son Saatimiz] de olmak üzere çok sayıda kitabın yazarı.

Akıllı yaşamın şu an için yalnızca dünyamıza özgü olabileceğine, ama tüm galaksi ve ötesine yayılma potansiyelini barındırdığına, hatta böyle karmaşık bir hareketin oldukça yakın bir zamanda başlayacağına inanıyorum. SETI'nin (The Search for Extra-Terrestrial Intelligence / Dünya Dışı Akıllı Yaşam Araştırması) yürüttüğü araştırmaların sonuçsuz kalmayı sürdürmesi halinde, yaşam, küçük bir kozmik gösteri olarak algılanmayacak, aksine bu durum kendimize yönelik saygımızı arttıracaktır. Dünyaya ait yaşam ve onun kaderi, kozmik önem taşıyan bir konu olarak görülecektir. Akıllı yaşamın ortamı şimdilik dünya ile sınırlı olsa da, en azından bu galaksiye yayılması, evrilerek hayallerimizin ötesinde karmaşık bir sisteme dönüşmesi için önünde yeterince zamanı var.

İnsanın bundan altı milyar yıl sonra güneşin patlayarak yok oluşunu izlemek üzere hayatta olacağına dair, pek öyle etraflıca değerlendirilmemiş bir düşünce eğilimi var. Oysa bizler bir bakteriden ne denli farklıysak, o zamanların yaşam ve akıl şekli de hiç şüphesiz bizden o denli farklı olacaktır. Geleceğin evrimi son 3,5 - 4 milyar yıldır gelişen yeni türlerin hızıyla gerçekleşse dahi, bu çıkarım geçerliliğini koruyacaktır. İnsan sonrası evrim, Darwin'in aşamalı doğal seçiliminden farklı olarak, akıl ile yönlendirileceği için (söz konusu ister organik türler, ister suni yapılar olsun), insanın ortaya çıkışına neden olan değişikliklerden çok daha hızlı ilerleyecektir. İnsan eliyle gerçekleştirilen genetik değişiklikler, hedefe yönelik ilaçlar, hatta belki beyne yerleştirilecek silikon implantlar sayesinde, içinde bulunduğumuz yüzyılda değişimlerin hızı ciddi şekilde artacaktır. İnsanlık, özellikle de dünya dışı yerleşimlerin gerçekleşmesi halinde, tek tür olarak kalmayı birkaç yüzyıldan fazla sürdüremeyebilir.

Ama birkaç yüzyıl, güneşin geri kalan ömrünün milyonda birini teşkil ediyor. Evrenin geleceği ise büyük ihtimalle bundan çok daha uzun. Uzak gelecek denen şey şüphesiz ki bilimkurgunun alanına giriyor. Kim bilir, belki de milyarlarca yıl sonrasının gelişkin zekaları, yepyeni evrenler yaratacaktır. Hatta belki, geçerli olacak fizik kurallarını da kendileri belirleyeceklerdir. Bu varlıklar, bizim evrenimiz kadar karmaşık bir evreni simüle edecek bilişim yeteneğine de sahip olabilirler.

Benim bu inancım, milyarlarca yıl boyu kanıtlanamayabilir. Öte yandan, kısa bir süre sonra aksi de kanıtlanabilir ve bizler ya da bizden sonraki nesiller, karmaşıklığın doğası itibarıyla sınırlı olduğunu ortaya koyabilir. İşte bu, dini inanışa bir alternatiftir ve umarım doğrudur.

John Brockman - Kanıtı Olmayan Gerçekler


Bir sonraki bölüm hazırlandığında linki burada olacaktır





Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM