LUCY’NİN MİRASI

Alison Jolly - Lucy’nin Mirası



Çeşitlilik

Doğal seçilimin oluşabilmesi için, belli bir topluluk içindeki bireylerin birbirinden farklı olması gerekir. Eğer bir nesil mükemmel klonlardan oluşmuş olsaydı, hiçbir birey çevresine bir diğerinden daha iyi uyarlanmış olmazdı. Bazıları hayatta kalacak kadar şanslı olurken, diğerleri ölecek; ancak bu durum genetik stokta hiçbir farklılık yaratmayacaktı. Darwin, bir batında doğan köpek yavrularının bile birbirinden farklı olduğuna işaret etmişti; gösterilerde kullanılan ve aynı soydan üretilmiş güvercinler de birbirinden farklıdır. Evrim, belli bir statik ideal tipin değişmeden sürmesi değil, hayat mücadelesinde bazı bireylere üstünlük sağlayan farklılıklar ve yenilikler demektir.

Darwin, Ernst Mayr'ın "sert" ve "yumuşak" kalıtım dediği şeyler arasında bir yerlerde durur. "Sert" kalıtım, gerçekleştiğini bugün bildiğimiz durumdur: Mendel'in mutasyonları genom içinde gelişigüzel oluşur ve genomdaki değişiklikler yavrulara iletilir. Genlere ulaşan çevresel faktörler, morötesi ışınlar, hardal gazı ve atomik radyasyon gibi gelişigüzel mutajenlerdir; bunlar DNA'ya kurşun gibi saplanırlar. Yumuşak kalıtım ise, dışsal şartların hem doğrudan hem de dolaylı olarak, belirli kalıtsal faktörleri biçimlendirmesine yol açar. Bunu, artan çeşitlilik ve her şeyden önemlisi de, Lamarck'ın dalaleti olarak tarif edilen, vücut parçalarının kullanımı ve kullanılmamasıyla gerçekleştirecektir. Lamarck, örneğin bir zürafanın yüksek ağaçlara uzanabilmek için boynunu uzatmasının, henüz doğmamış yavrusunun boynunu da bir biçimde uzattığı fikrini ileri sürmüştü. Sert kalıtım ise bunun yerine, uzun zürafaların daha kısa türdeşlerine göre daha çok yaprak yediğini ve böylelikle, uzun boy genleri taşıyan daha çok zürafa yavrusu doğurup büyüttüklerini söyler.

Sert kalıtımın sağlam bir kuramsal ve deneysel temele oturabilmesi 19. yüzyılın sonunda August Weismann'la gerçekleşmiştir. Weismann, çoğu uyarlamanın, hayvan yaşamındaki alışkanlık ya da kullanımdan kaynaklanamayacağına dikkat çekmiştir. Bu uyarlamalar ya çok karmaşıktır ya da yararları, hayvan öldükten sonra veya kendini çevresine üst düzeyde uyarlamış üretken olmayan yavrular dünyaya getirdiğinde - böceklerin kısır kastlarında olduğu gibi - ortaya çıkmaktadır. Birçok gözlem ve deneyin yanı sıra, Weismann, bugün, kuşaklarca farenin kuyruğunu kesmesiyle hatırlanmaktadır. Ebeveynleri kuyruklarını kullanmasa da, kuşaklar sonraki bir yavru uzun kuyruklu olmaya devam ediyordu. Ancak Weismann, doğal olarak (genetik açıdan) kısa kuyruklu farelerle uzun kuyrukluları çiftleştirdiğinde, kuşaklar sonra fare yavruları sonunda kısa kuyruk genlerini kalıtımla elde etti. Bugün bu bize ancak çılgın bir çiftçi karısının yapacağı bir deney gibi gelse de, Weismann, köpek yavrularının annelerinin kesik kuyruklarını kalıt aldıklarına ve hatta "öğrencilerin eskrimde aldıkları yara izlerini bazen oğullarına geçirdiklerine, neyse ki kız çocuklarına geçirmediklerine" inanan eleştirmenlerle karşı karşıya gelişini hatırlamaktadır.

Joseph Stalin, Weismann'ın bulgularını çok büyük ölçekte sınamıştır. Stalin'in elindeki güç, tüm ulusun ekmeği, borç çorbası ve votkasıyla deney yapacak kadar büyüktü. Biyolog Lysenko 1936 yılında gelişmeye başlayan Rus genetik okuluna bir saldırı başlatmış, 1948'de kesin başarıya ulaştıktan sonra 1965'e kadar gücü elinde tutmuştur. Lysenko, ürünlerin komünizm için iyi mahsul vermek gibi bir alışkanlığı edinebileceklerini iddia ediyordu. Tıpkı köylülerin politik eğitim alması gerektiği gibi, ürünler de gübrelenmeli ve toprakları sürülmeliydi. Lysenko ve Stalin'e göre ekmek için yalnızca en iyi tohumları kullanmak ahlaksızca bir şeydi. Ürünlerin genetik stoku, seçilim olmaması nedeniyle azaldı ve kısmen de Sovyet tarımının çökmesinde rol oynadı; öte yandan Sovyet evrimci biyolojisi 20 yıllık bir büyüme sürecini kaybetti, "sert" gen bilimcileri ise işten çıkarıldı, hapse atıldı ya da öldürüldü.

Alison Jolly - Lucy’nin Mirası


Bir sonraki bölüm hazırlandığında linki burada olacaktır




Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM