Yaşam Nasıl Başladı

Alexandre Meinesz - Yaşam Nasıl Başladı

Ruhani Kaynaklara Göre Yaşamın Başlangıcı

Dünyada yaşamın nasıl ortaya çıktığı ve ne şekilde evrime uğradığı hakkında hepimizin kendimize ait birtakım fikirleri vardır. Üniversitelerde öğretilen ve popüler medya tarafından sık sık gündeme getirilen bu konu, ilgi çeken bir konudur. Tartışılmaz gerçekler ileri sürülerek sonuca ulaştırılmaktan uzakta kalmaktadır ve sürekli olarak gelişme gösterir. Bu konuyla ilgili bilgiler, son birkaç on yıl içinde önemli ölçüde artmış bulunmaktadır.

Hıristiyanlar ve Museviler için referans, hem İncil'in ve hem de Tevrat'ın Yaratılış (Yunanca "genesis" kelimesinden) adını taşıyan ilk kitabında bulunan bir metinde bulunur. Müslümanlar için ise, evrenin birkaç gün içerisinde yaratılışı, Kuran'ın çeşitli surelerinde benzer şekilde anlatılmaktadır. Yaşamın yaratılışına ilişkin çeşitli aşamalara dair yapılan bu dinsel açıklamalar, aşağıdaki şekilde toparlanabilir. Tanrı önce gökleri, dünyayı ve bunları karanlık bir karmaşadan ayıran ışığı yarattı. İkinci gün göklerin sularını (yağmur) dünyanın sularından (okyanuslar) ayırdı. Üçüncü gün Tanrı bitkileri, dördüncü gün ise Güneş'i, Ay'ı ve yıldızları yarattı. Beşinci gün kuşları ve deniz hayvanlarını, altıncı gün kara hayvanlarını, erkekleri ve kadınları yarattı. Dünya üzerinde yaşamın böylesine baş döndürücü bir şekilde yaratılışı, M.Ö. 3671 (Musevi takvimine göre) ile M.Ö. 4004 yılının 23 Ekim günü öğle saatleri (Bir Anglikan başpiskoposu tarafından on yedinci yüzyılda yapılan ayrıntılı tarih ve İncil araştırmasına göre) arasında meydana gelmiştir.

Asya mitleri ile Taoist ve Konfüçyusçu dinler, doğaya çok derin bir bağlantı olduğunu öne sürerler; bu öğretileri izleyenler için doğa, kutsaldır. Doğanın yaratılışı yin ve yang'ın (birbirine zıt, birbirini tamamlayan iki güç) oluşturduğu kaos tarafından yaratılan dev, P'an K'u kaynaklıdır. Bu hikayenin pek çok türü mevcut olmakla birlikte, bunların hepsi, dünyanın ve yaşamın ana unsurlarının yaratılışına ilişkin aşamalar üzerinde genellikle uzlaşmaktadırlar. Hepsi, P'an K'u'nun Dünya'ya daha dostane bir görünüm kazandırmak için yaşamı boyunca uğraştığını söyler. 18.000 yıl boyunca içinde büyüdüğü bir yumurtada önce gökleri yeryüzünden ayırmış, sonra dağlan yaratmış ve nehir yataklarını kazmıştır. Fakat dev, yaptığı işlerden yorgun düşerek bir gün yıkılmış ve ölmüştür. Kalıntılarından beş kutsal dağ ortaya çıkmıştır. Son nefesi rüzgar ve bulutları, son feryadı gök gürültüsünü meydana getirmiştir. Vücudu toprak olmuş, kanı nehirlere dönüşmüş, kemikleri de kayaları oluşturmuştur. Bu devin teri öylesine yoğun bir yağmura dönüşmüştür ki, birikerek denizleri ve okyanusları meydana getirmiştir. Saçları kök salarak bitkileri üretmiş, iç organları başkalaşıma uğrayarak yılanlara ve dört ayaklılara dönüşmüştür. Son olarak, vücuduna yerleşmiş olan parazitler, insan türlerinin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Şinto inancına göre tanrı önce ilk erkeği (Izanagi) ve ilk kadını (Izanami) yaratmıştır. Daha sonra onlar da, denizlerden ve bir adadan (Japonya'nın ana adası) başlayarak, bildiğimiz dünyayı yaratmışlardır. Daha sonra Japonya'nın diğer adalarını ve çeşitli tanrıları - çevre unsurlarının her biri (dağlar, nehirler, ateş, v.b.) için birer tane - ve bazı olayların ardından güneş, gece ve deniz tanrılarını yaratmışlardır. Şinto inancına göre her doğal unsurun içinde bir tanrı oturmaktadır.


Yaşamın Başlangıcının Bilimsel Tarihi

Yaşamın yaratılışına dair bu mistik hikayelerin evrim, kalıtım ve ekoloji yasalarının keşfedilmesi ve paleontoloji sayesinde son iki yüzyıl boyunca ayrıntıları belirlenmekte olan bilimsel bir karşılığı vardır. Hikayenin bu sürümü, aşağıdaki şekilde özetlenebilir. Dünyada yaşam, 3,8 ila 3,5 milyar yıl önce ortaya çıkmıştır ve bilinen ilk yaşam şekillerinin fosilleri, bakterilerden meydana gelmektedir. Hayvanların ve bitkilerin ataları olan tek hücreli organizmalar, yaklaşık 2,7 milyar yıl önce görülmüştür. Son olarak, pek çok hücreden meydana gelen hayvanlar ve bitkiler, sadece 570 milyon yıl önce yayılmaya başlamıştır. Dolayısıyla, yaşamın bu başlangıcı, birkaç aşamadan, birkaç yaratılıştan meydana gelmiştir. Günümüzde bilinen şekliyle yaşam, birbiri ardına gelen ve bazı türlerin hayatta kalarak daha sonra çoğalmasını, yayılmasını ve çeşitlenmesini sağlayan büyük afetlerle (büyük meteor çarpmaları, yoğun yanardağ hareketi seansları, aşırı buzullaşma dönemleri) kesintiye uğrayan yavaş evrim yollarından geçerek gelişmiştir. Karmaşık yapılara sahip türler (Homo sapiens dahil), daha basit canlılardan bu şekilde türemiştir.

Alexandre Meinesz - Yaşam Nasıl Başladı


Bir sonraki bölüm hazırlandığında linki burada olacaktır.




Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM