Aşkta Kaybeden Büyük Filozoflar

Andrew Shaffer - Aşkta Kaybeden Büyük Filozoflar

NİCOLAS CHAMFORT (1741-1794)

“Bu dünya yüreği ya incitir ya da taşlaştırır."

Sebastien Roch Nicolas’ın Paris’teki okulunun müdürü kendisine rahip olmasını tavsiye etti. Nicolas’ın alaylı cevabı şöyleydi: “Asla rahip olmayacağım. Uykuya, felsefeye, kadınlara ve şan şöhrete çok düşkünüm.”

Nicolas 10’lu yaşlarının sonu ile 20’li yaşlarının başında oyun yazarı olarak öne çıktı. Köylü geçmişini gizlemek için ismini “Nicolas Chamfort” olarak değiştirdi ve harika çocuk rolünü oynayabilmek için yaşını iki yaş küçülttü. Arzulu ve çekici Chamfort, güzel aktrislerin ve soylu kadınların yataklarını şenlendirir oldu. Belinin kuvveti “Herkül” lakabını kazanmasını sağladı.* Bir süre uykuyla, felsefeyle, kadınla ve şan şöhretle dolu rüyasının tadını çıkardı. Sonra 25 yaşında her şeyini kaybetti.

Ne olduğu bilinmeyen muhtemelen zührevi bir hastalığa yakalandı. Hastalık okumasına, yazmasına hatta uzun süre yürümesine bile engel oldu. Gizemli hastalık sinir sisteminden sindirim sistemine bedeninin tamamına yayıldı. Nihayet iyileştiğinde kasabalıların dilinden düşmeyen eğlenceli, kendine güvenen erkekten geriye hiçbir şey kalmamıştı. Küllerinden yeniden doğan Chamfort artık nefesinden alevler fışkıran bir kötümserdi. *

* En büyük zaferi kırk beş yaşındaki dansçı Bayan Guimard’ı elde etmesi oldu. Eğer dönemin polis raporlarından birisi doğruyu söylüyorsa Bayan Guimard “dünyanın en güzel göğüslerine” sahipti.

Davranışlarındaki bu değişimin nedeni gayet açıktı. Hastalık güzel yüzünde kalıcı hasar bırakmış, daha da kötüsü organsal bölgesini bozmuştu. Bu, daha önce fiziksel ilişkilerine bu kadar anlam atfeden biri için büyük yıkımdı. Olanlar Chamfort’u önceki hayatı hakkında düşünmeye zorladı. Bulduğu şey hiç hoşuna gitmedi: “Gençlik ateşiyle birlikte gelen yanılsama ve tutkular yok olduğu an ortaya çıkan şey genelde acıdır; ancak bazen bizi kandıran bu sahte cazibeden nefret ederiz.”

Yaşamının bu aşamasına kadar aşk “bedenlerin temasından” öte bir şey değildi. Hastalık yüreğini bir tür sürgüne gönderdi. Nihayet gerçek aşkın derinliklerinde gezinme şansını elde edene kadar 15 yıl geçmesi gerekti. Bu kadın 53 yaşındaki dul Marthe Buffon idi.

Chamfort sonradan aşkları hakkında şöyle yazıyordu: “(Aramızda) aşktan daha öte ve daha iyi bir şey oldu. Çünkü fikir düzeyinde, duygu ve davranış düzeyinde de mutlak bir birleşme yaşadık.” Maalesef bozulmuş uzvu muhtemel cinsel birlikteliklerine izin vermiyordu. 1872’de bir köye taşındılar ve birlikte gerçek mutluluğu yakaladılar. Yazar arkadaşları Noel Aubin’e göre Chamfort, Buffon’u “bir metresi severcesine tutkuyla, annesini severcesine şefkatle” sevdi.

Köye taşındıktan sadece altı ay sonra hastalanan Buffon sevgilisinin kollarında hayatını kaybetti. Mutluluğu bir kez daha sekteye uğrayan Chamfort tekrar Paris’e döndü.

Son kurşununu 22 yaşında bir dansçı olan Julie Careau ile birlikte olmak için kullandı. Julie bu girişimi şöyle anlatıyordu: “Chamfort, o yönde hiçbir çabam olmamasına rağmen benden kaptığı müthiş bir aşk hummasıyla yanıp tutuşuyordu.” Reddedilen Chamfort aşk meşk işlerinden elini ayağını çekti ve yaşamının geri kalan 10 yılını tamamen çalışmalarına adadı.
1793’te çeşitli devlet memurları hakkında alaycı yorumlar yaptığı için hapis cezasına çarptırılınca intihar etmeye kalkıştı.* “Yaşamak, sekiz saatlik uykunun hafiflettiği 16 saatlik bir acıdır. Ama uyku geçici bir çözüm, gerçek çözüm sadece ölümdür.”

* İntihar girişimi oldukça başarısızdı, önce kendini yüzünden vurdu ve burnuyla çenesinin bir kısmının parçalanmasına neden oldu. Sonra da kendini mektup açacağı ile boynundan ve göğsünden bıçakladı. Vücudunda açtığı 22 yaranın neden olduğu kan gölünde bilinçsizce yatarken bulundu. Beş ay acılar içinde yaşadı ve en sonunda enfeksiyon kaptığı yaralarından dolayı hayata gözlerini yumdu.

KENDİ SÖZLERİYLE

140 karakteri geçme

Aforizmalar insanın kişisel deneyimlerinden çıkardığı kısa ve kinik nükteli sözlerdir. Nicolas Chamfort 17. ve 18. yüzyıl sanat formunun tartışmasız efendisiydi. İşte sanatından bazı sıradışı örnekler:

• Kişi bir kadını sevmekle onu anlamak arasında bir tercih yapmalı, ikisinin ortası yoktur.

• Aşk salgın hastalıklara benzer; ne kadar çok korkarsanız yakalanma ihtimaliniz o kadar artar.

• Evlilik, dumanın alevi takip etmesi gibi aşkı takip eder.

• Aşk evlilikten daha çok haz verir. Tıpkı aşk romanlarının tarih kitaplarından daha fazla haz vermesi gibi.

Andrew Shaffer - Aşkta Kaybeden Büyük Filozoflar


Bir sonraki bölüm hazırlandığında linki burada olacaktır




Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM