Evren Tweetlendi

Marcus Chown & Govert Schilling - Evren Tweetlendi



EVREN TWEETLENDİ

Milyon Yıllık Sorulara Hayli Kısa Cevaplar

Marcus Chown & Govert Schilling

İÇİNDEKİLER

Önsöz
Gökyüzü
Dünya
Ay
Uzay
Güneş
Güneş Sistemi
Yıldızlar
Samanyolu
Gökadalar
Evren
Evrende Yaşam
Gökbilimin Tarihi
Teleskop
Evreni Görmek
Teşekkür


ÖNSÖZ

Her şey Karayipler'de, küçük bir adada başladı. Ne güzel hikâye olurdu ama, değil mi? Eh, yalan da olmazdı aslında.

Aruba Karayipler'in en kurak adası. Kumarhaneleriyle, rüzgârın dalgalandırdığı "divi-divi" ağaçlarıyla meşhur... başkada bir özelliği yok. Ne var ki 26 Şubat, 1998'deki Güneş, Dünya ve Ay hizalanması sayesinde Ay gün ortasında Güneş'i gölgelerken 3 dakika 32 saniye boyunca adaya Dünya'nın en muhteşem manzaralarından biri bahşedilir. Marcus İngiliz dergisi New Scientist'e "tam Güneş tutulmasını" rapor etmek üzere Aruba'dadır. Govert ise aynı şeyi Hollanda haftalık dergisi lntermediair için yapmak üzere yine aynı yerdedir. Aruba eski Hollanda Antilleri'nin bir parçasıdır.

Uzun lafın kısası Marcus ile Govert ilk kez rastlaşıp tanışırlar. Daha doğrusu Govert kibarlık ederek Marcus'u sabah 2'deki İngiltere'ye dönüş uçağına yetişmesi için arabayla havaalanına bırakır.

İleri saralım; yıl 2009. 1998'de kimsenin aklından hayalinden geçmeyecek, Twitter denen bir sosyal ağ sitesi hızla popülerlik kazanıyor. Govert de ona kucak açıyor. Aynı şekilde Marcus da. Aslında biraz abarttık. Çoğu insan gibi onlar da Twitter'a karşı epey şüpheciler. Marcus'un şöyle bir denemek için, yayımcısı Faber'in pazarlama müdürü John Grindrod tarafından teşvik edilmesi gerekiyor. Grindrod ona bunun, okuyucularla doğrudan konuşabilmenin bir yolu olduğunu söylüyor.

Govert ile Marcus Tvvitter üzerinde yeniden birbirlerini buluyorlar. Artık tvveet dostlarıdırlar. Ve Govert 2010 sonlarında Marcus'a ilginç bir teklif içeren bir e-posta gönderiyor.

Takipçileri Govert’a birçok soru sorduğundan, onun da aklına her Cuma akşamı bir gökbilim konusu üstüne haftalık Twitter kursu verme fikri gelmiştir. Govert’in Hollanda günlük gazetelerinden De Volkskrant'taki editörü bunu fark eder ve: "Aynı şeyi bizim için haftalık köşende yapsana?" der. Govert de yapar. 15 tweetin tamamını çevrimiçi yayımlandığı günün ertesi gazetede yayımlar. Gazete okuyucularından heyecan dolu tepkiler gelince Govert daha geniş bir okuyucu kitlesi için bir kitap yapmayı düşünmeye başlar; İngilizce. İşte o zaman aklına Marcus gelir. Acaba onunla bir tweetler kitabı yapmayı düşünür mü?

Marcus'un ilk düşüncesi: Ne saçma bir fikir, şeklinde oluyor. Yok, canım, şaka tabii, fikri çok beğeniyor. Bunun üzerine, Marcus, kendisinin fevrilikle uzaktan yakından alakası olmadığını itiraf edecek belki de ilk kişi olabilecek, Faber'deki editörü Neil Belton ile temasa geçiyor. İlginçtir ki Neil fikri heyecanla karşılıyor. Çok geçmeden bir sözleşme hazırlanıyor ve Govert ile Marcus işbirliğine başlıyor.

Büyük Patlama teorisi gibi kapsamlı konuları bir dizi tweete indirgemek, en hafif deyimiyle bir mücadele oluyor, tabii. Govert'in De Volkskrant'a yazdığı haftalık yazılardan biraz yazma deneyimi var. Marcus'un tek deneyimi ise İPad için Güneş Sistemi ki başka sayfaya geçmeden İPad ekranına sığsın diye orada da yazdığı hikâyelerin hiçbiri 275 kelimeden uzun değil. İki yüz yetmiş beş kelime kısa ama maksimum uzunluğu 140 karakter olan bir tweetle karşılaştırıldığında, roman uzunluğunda.

Marcus ile Govert çok geçmeden ilk başta nispeten kısa sürede biteceğini düşündükleri projenin sandıklarından çok daha fazla vakit alacağını keşfediyorlar. Aşırı sıkıştırma, anlaşılmazlıkla eş anlamlı olduğundan, bir konu başlığını özüne indirgeme ile gerçek anlamı okuyucuya aktarma arasında denge kurmaya çalışmak hayli zor oluyor. Buna bir de sürekli 140 karakter altında tutma çabası ekleniyor. Çoğu zaman birkaç fazla karakteri tıraşlamak, bir tweet oluşturmaktan daha çok vakit alıyor. Marcus kendisini parkta yürürken, süpermarket kuyruğunda beklerken, Londra otobüslerinin üst katında giderken, bir deftere notlar karalar halde buluyor. Masasında uzun saatler geçiren Govert için ise parkta yürüyüş, uzak bir hayalden başka bir şey olamıyor!

Ele alınması gereken konu başlığının doğal olarak 140 olması gerektiği konusunda hemfikir olan Govert ile Marcus, adam başı 70 tane üstleniyorlar. İşleri bittiğinde yaptıklarını değiş tokuş edip birbirlerinin kelimelerini düzeltiyorlar. Bu da hiç ummadıkları, zaman alıcı bir sürece dönüşüyor ama nihayetinde iş bitiyor. Bir yıllık bir süre içinde Marcus 275 kelime uzunluğunda yazmaktan 140 karakter uzunlukta yazmaya geçiş yapmış oluyor. Govert ise bir tweete sığmayacak tek bir cümle bile etmiyor artık. Faber'deki editör yeni proje olarak şimdiden evrenin kökeni, evrimi ve kaderini haiku formatında yazmalarını öneriyor. Şaka mı yapıyorsun, Neil?

Ne, yapmıyor musun?

Marcus Chovvn (Londra) ve
Govert Schilling (Amersfoort), 2011

Marcus Chown & Govert Schilling - Evren Tweetlendi

Bir sonraki bölüm hazırlandığında linki burada olacaktır


Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM