Hızlandırılmış Ateizm Dersleri

Juan Ignacio Ferreras & Antonio Lopez Campillo - Hızlandırılmış Ateizm Dersleri

İkinci Ders

Ateist İçin İlk Zorunluluk Tüm Tanrılara İnanmaktır

Bu dersin başlığı paradoksal görünebilir. Ne var ki ateizmin ancak bütün tanrıların varlığına inanılmak koşuluyla mümkün olduğunu anlamak gerek.

Ateistin inandığı tanrıların varlığı, gayet mantıklı olarak, onların tarihsel gerçek varlığı demektir. Bildiğimiz tüm tanrıların bir tarihi, zamanı, yeri olmuştur ve, inananlara ne kadar acı gelirse gelsin, hepsinin bir başlangıcı vardır.

Ateist, zorunluluğun insanı birtakım tanrılar yaratmaya ittiğine inanır samimiyetle. Bir başka deyişle, hiçbir tanrı "haybeden" var olmamıştır. Aynı şekilde, Dinler Tarihi'nin temeli de işte bu kendi kendine birtakım tanrılar icat etme ihtiyacına açıklama bulmaya çalışmaktan ibarettir.

Evrene bir ilk açıklama bulma gerekliliği Sümerleri, günümüzden altı bin yıl kadar önce, bir panteon yaratmaya sevk etmiştir. Aynı dönemde Mısırlılar için de durum farklı olmamıştır. Artık ilkel diyemeyeceğimiz insan, bildiği evrenin kökeni ve gelişimi hakkında bir açıklamaya ihtiyaç duyuyordu.

Hayatları kile bağlı olan Sümerlere göre tanrılar insanı kilden yaratmıştı. Geçimlerini sürü hayvanlarından sağlayan ilk Mısırlılara göreyse, ilk tanrılar hayvan-biçimliydi.

Toplumsal, idari ve siyasal hayat karmaşıklaştıkça, insanın gitgide artan ihtiyaçlarını karşılayabilmek için tanrılar da karmaşık bir görünüm aldılar. Bunun sonucunda her insan faaliyeti, her meslek ve her heves, her umut için bir tanrı yaratıldı.

Dostça sayılamayacak bir çevre ile mücadele etme ihtiyacı İbranileri eli kanlı, kindar ve binlerce insanı katletmeye muktedir tanrılar olan Yehova'yı, ardından da Yahve'yi yaratmaya sevk etti, çünkü topraksız olan İbrani halkının toprağa ihtiyacı vardı ve, dönemin âdetlerine göre, bulundukları toprakların üstündekilerin işini bitirmeleri gerekiyordu.

Kuşkusuz, bu İbrani tanrısının yaydığı nefretten kurtulma ihtiyacı sonraki Yahudileri, evrensel sevgiyi tebliğ etmek için öz oğlu İsa'yı dahi feda etmeye kadar işi vardıran iyi kalpli bir Baba yaratmaya sevk etmiştir.

Bütün bir halkı birleştirme ve siyasal-evrensel bir dine ulaşma ihtiyacı Muhammed'i diğer tanrılara nispetle bağışlayıcı ve yargılayıcı olan bir Allah, özellikle de ordularına karşı rahman ve rahim olan bir Allah yaratmaya sevk etmiştir.

Evrenin ve insanın güçlerini tanıma ve sınıflandırma ihtiyacı Hinduları toplumun kaçınılmaz sınıflarını bir biçimde ve olanca çeşitliliğiyle yansıtan bir panteon yaratmak zorunda bırakmıştır.

Çin'de Laozi evreni ve insanı yaratmış ezeli, ebedi ve kavranamaz olan bir töz icat etmiştir: yani gözle görülür, gerçek tüm çelişkileri aşma meziyetine sahip Tao'yu.

Mısır halkın tüm dertlerine çare olduğu için, Mayalar da mısırı yaratmış bir tanrı icat etmeye muhtaçtı.

Yunanlar ve Romalıların hep insani kalsa da büyük olan hevesleri ise insan arzularının yüceltilmesine denk düşen alabildiğine insani tanrılar yaratmalarına yol açmıştır.

Ve saire, ve saire, çünkü insanın tarihinde ne zaman bir tanrı ortaya çıksa, temelinde, insani temelinde daima bir ihtiyaç bulunur, ilk şamanlardan bugünün deist "bilim adamları"na dek tanrıları yaratan hep ihtiyaç olmuştur.

Bütün bunlar gösteriyor ki, tüm tanrıları anlamak ve kabul etmek, yani toplumsal ve tarihsel varlıklarına inanmak, insanın bir dizi ihtiyacını anlamak ve ister istemez kabul etmek demektir.

Epikürcülerin ve Romalı şair Lucretius'un inandığı gibi tanrıları yaratan korku değildir, en azından yalnız korku değildir: Evreni açıklama, evrenin akılcılaştırılması ihtiyacı gibi daha soylu bir şeydir aynı zamanda tanrıları var eden.

Öyleyse bütün tanrıların evrendoğumla [cosmogonie] bağlantılı olmaları tesadüf değildir: Her tanrının dünyanın yaratılışını açıklamak gibi bir görevi vardı; hatta her tanrı evreni yaratmak zorundaydı, çünkü tanrılığını öne sürmesinin tek yolu buydu.

Tarihsel bakış açısından konuşursak, evrene ilişkin bilgilerimizin artmasıyla, tanrılar gitgide daha karmaşık bir hal almışlardır, ama varlıkları daima evrendoğuma, dünyanın kökeni ve, dolayısıyla, insanın yaradılışına bağlı kalmıştır.

Şayet tanrılar, bildiğimiz ve bileceğimiz tüm tanrılar, insanın bir ihtiyacına tabi ise, bundan tanrıların zorunlu, kaçınılmaz olduğu sonucunu çıkarabiliriz. Nitekim, insan aklı bu açıklamayla yetindiği ölçüde, tanrılar kaçınılmazdır da; ama sonraki derslerde göreceğimiz üzere, insan bilgi alanında ilerlemeler kaydetmeye devam etmiş ve şu anda, daha doğrusu en azından iki yüzyıldan bu yana, tanrıların zorunluluğu ortadan kalkmıştır.

Tek tanrı veya tek evrensel ilke kavramının da kendine ait bir tarihi, yani zamanı ve mekânı olduğuna da işaret etmek gerek. Batı uygarlığının temelinde yer aldığı için en iyi bildiğimiz kitap olan Kitabı Mukkaddes'de de İbrani tanrısı ile geriye kalan tanrılar arasında bir mücadele, sonradan tek tanrının yaratılmasıyla sonuçlanacak bir "tek tanrıya tapınma eğilimi" vardır.

Zira insanın yarattığı tanrıların da bir tarihleri olduğu, hatta kendilerini kabul ettirmek için birbirleriyle mücadeleye girdikleri açıktır. Bugün için, siyasal hakimiyeti sayesinde Babil’in Sümer-Babil panteonundaki diğer tanrılara kendi tanrısı Marduk'u kabul ettirebilmiş olduğunu biliyoruz. Aynı şekilde, tanrı İsa fikri de eski İbrani tanrısıyla mücadele etmiş olmalı, daha sonra da rahman ve rahim olmakla birlikte savaşçı da olan Allah geçmişin tanrıları karşısında kendisini kabul ettirmiş olmalıdır.

İnsanın ilk ihtiyaçlarına - yani doğanın tüm olgularına bir açıklama getirme ihtiyacına, umuduna, evrene dair bir görüşe sahip olma ihtiyacına - sonraları daha toplumsal, daha siyasal ihtiyaçlar eklendi ve bunun üzerine - tam da korkulması gerektiği gibi - çeşitli din savaşları, hala yakamızı sıyıramadığımız din savaşları patlak verdi.

Buraya kadar söylediklerimizi şöyle özetleyebiliriz: Ateist tüm tanrılara inanır, çünkü aslında o, insanın tarih boyunca karşılaştığı bütün o ihtiyaçlara inanır.

Juan Ignacio Ferreras & Antonio Lopez Campillo - Hızlandırılmış Ateizm Dersleri


Sonraki bölüm hazırlandığında linki burada olacaktır.




Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM