Böyle Buyurdu Zerdüşt

Friedrich Nietzsche - Böyle Buyurdu Zerdüşt

Dost Üstüne

“Etrafımda daima biri fazla!” Yalnızlığa çekilen kişi böyle düşünür. “Bir kere bir; bu, zamanla iki olur.”

‘Ben’ ve ‘beni’ sık sık şunu görüşürler; “Bir dost olmasaydı nasıl dayanırdık?”

Yalnız için dost, daima üçüncüdür. Üçüncü, bir mantardır ki iki kişi arasındaki konuşmanın derinlere dalmasını önler.

Ah bütün yalnızlar için çok fazla derinlikler vardır. Onun için bir dosta ve onun yüksekliklerine özlem çekerler.

Başkalarına olan imanımız, kendimizde neye inanmak istediğimizi açığa çıkarır. Bir dosta olan özlemimiz, bizi ele verir.

Çok defa sevgi ile yalnız, kıskançlığı atlamak isterler.

Çok defa tecavüz ederler ve bunu gizlemek için bir düşman ortaya çıkarırlar.

“Hiç olmazsa benim düşmanım ol.” Dostluk dilemeye cesaret edemeyen gerçek saygı, böyle der. Bir dosta sahip olmayı isteyen, onun uğrunda savaşı göze almalı ve savaş yapabilmek için düşman olabilmeli.

Dostundaki düşmana da saygı göstermeli.

Dostuna, kendisine ulaşmadan yanaşabilir misin?

İnsan dostunda en iyi düşmanını bulmalı. Ona karşı koyduğun zaman kalbinle ona en yakın olmalısın.

Dostunun karşısında çıplak olmak mı istersin?

Olduğun gibi görünmen; dostuna şeref vermeli. Fakat o seni bunun için şeytana havale etmek ister.

Olduğu gibi görünebilen, çıldırtır. Çıplaklıktan ürkmeye bu derece mecbursunuz. Evet, eğer tanrı olsaydınız elbiselerinizden utanmaya mecbur olurdunuz.

Dostun için ne kadar süslensen azdır. Çünkü sen onca ‘İnsanüstü’ne ok ve özlem ifade etmelisin.

Dostunun çehresini görmek için ona uyurken baktın mı?

Dostunun çehresini başka nasıl görürsün. O pürüzlü ve mükemmel olmayan bir aynada kendi şeklinin görünüşüdür.

Dostunu uyurken gördün mü? Dostunun görünümü sana dehşet vermedi mi? Ah dostum, insan aşılması gereken bir şeydir.

Sezmek ve susmakta dost usta olmalı. Her şeyi görmek istememelisin. Dostunun uyanıkken ne yaptığını rüyan meydana çıkarmalı.

Senin sezişin, dert ortaklığın olmalı. Ta ki dostunun dert ortaklığı edip etmeyeceğini bilesin. O, sende belki keskin gözü ve sonsuz bakışını seviyor.

Dostuna olan dert ortaklığın, sert bir kabuk altında saklanmalı. Ve bir dişin bu kabuğu ısırırken kırılmalı. O böyle tatlanır ve nefisleşir.

Dostun için temiz hava, yalnızlık, ekmek ve ilaç mısın? Bazıları kendi zincirlerini çözemezler. Fakat dostlarının kurtarıcılarıdır.

Köle misin? Dost olamazsın.

Uzak mısın? Dost olamazsın.

Kadın da pek uzun zaman köle olarak saklandı. Onun için kadın dostluğu bilmez.

O, yalnız aşkı tanır.

Kadının aşkında sevmediği her şeye karşı haksızlık ve körlük vardır. Kadının bilinçli aşkında bile ışık yanında karanlık, yıldırım ve baskın vardır.

Kadın henüz dostluğa elverişli değildir. Kadınlar, henüz kedi veya kuşturlar. Olsa olsa inektirler.

Kadın henüz dostluğa elverişli değildir. Fakat erkekler, söyleyin içinizde kim dostluğa yeteneklidir?

Ah, ey erkekler, sizin ruh cimriliğiniz ve yoksunluğunuz. Dostunuza verebildiğiniz kadarını ben düşmanıma verebilirim. Ve bununla yoksullaşmam.

Arkadaşlık var, dostluk da olmalı.

Zerdüşt böyle dedi.

Friedrich Nietzsche - Böyle Buyurdu Zerdüşt


Bir sonraki bölüm hazırlandığında linki burada olacaktır




Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM