Din ve Cinsellik

Turan Dursun - Din ve Cinsellik

Onanizm (Mastürbasyon, Yani Kendi Kendini Tatmin)

Yakup Peygamber'in Lea'dan olma oğlu Yahuda'nın, "Er", "Onan" ve "Şela" adlarında oğulları vardı. "Kendi kendini tatmin" (mastürbasyon) "Onan"a dayandırıldığı için, bu işe, "onanizm" de denir.

Onan, "mastürbasyon" yapmış mıdır ya da "Onan"ın yaptığı, cinsel birleşmeden sonra cinsel organını çekerek menisini yere akıtma işi miydi? Tevrat 'ta anlatılanlardan açıkça anlaşılmıyor bu:

"Ve vaki oldu ki Yahuda, kardeşlerinin yanındaydı ve Adullamlı bir adamın yanına indi. Ve onun adı Hira idi. Yahuda orada Kenanlı bir adamın kızını gördü, adamın adı Şua idi. Ve o kızı alıp yanına girdi ve kız gebe kalıp bir oğul doğurdu ve onun adını Er koydu. Ve yine gebe kalıp bir oğul doğurdu ve onun adını Onan koydu. Ve yine bir oğlan doğurup adını Şela koydu. Bu kadın doğurduğu zaman Yahuda Kezib'deydi. Yahuda ilk oğlu Er için bir karı aldı. Onun adı Tamar'dı. Er Rabbin gözünde kötüydü ve Rab onu öldürdü. Yahuda Onan'a dedi: Kardeşinin karısının yanına gir ve ona kayın-biraderlik görevini yap ve kendi kardeşine zürriyet yetiştir. Onan, o zürriyetin kendisinin olmayacağını bildi. Ve vaki oldu ki kardeşinin karısının yanına girdiği zaman, kardeşine zürriyet vermesin diye yere dökerdi. Ve Onan'ın yaptığı şey, Rabbin gözünde kötü oldu ve onu da öldürdü."

Burada anlatılanlardan anlaşılan şu: Yahuda’nın oğlu Er, işlediği bir günahtan ötürü Tanrı tarafından cezalandırılır ve öldürülür. Kardeşi Onan, Er'in dul kalan karısı Tamar'la evlenmek zorunda bırakılır. Çünkü "bekârlık" açıkça yasak edilmiş değildir ama, doğal da sayılmamaktadır. Yani belirli bir durumda bir erkeğin evlenmesi şarttır. Bir ağabey, eğer erkek çocuk doğurmadan ölecek olursa, küçük kardeşinin, ağabeyinin dul kalan karısıyla evlenmesi gerekir. Levirate (kocanın kardeşi) denen bu tür zorunlu evlenme, ilkel toplulukların çoğunda vardır. Yahudiler, pek sıkı uyguluyorlardı bu geleneği. Ama bu, evlenmek zorunda olan adam için her zaman hoş bir şey değildi. Üstelik böyle bir evlilikten doğan oğullar, ölen kardeşlerin meşru çocukları sayılıyordu." Onan da bu yüzden pek istememişti ağabeyinin karısı Tamar'la evlenmeyi.

Onan, istemeye istemeye Tamar'la yatmak üzere odaya girer, ama tohumunu Tamar'ın döl yatağına değil de, yere akıtır. Böylece geleneğe karşı çıkmış, suç işlemiş olur ve bu yüzden Tanrı tarafından cezalandırılarak öldürülür.

Ne var ki Tevrat'ın anlattıklarından bir nokta pek iyice anlaşılmıyor:

Onan'ın tohumu, bir "mastürbasyon" yani kendi kendini tatmin sonucu mu gelmiştir yoksa cinsel ilişki sonucu mu?

Bu açıklanmıyor Tevrat'ta. Ama genellikle Onan'ın "mastürbasyon" yaptığına inanılır ve öyle inanıldığı için "Onanizm" de denir bu işe. Bununla birlikte "Onan'ın suçu, kendi kendini tatmin değildi, kesintili birleşme yöntemiyle doğum kontrolü yapmaktı" diyenler de vardır. Bu görüşte olanlar şöyle derler:

"Onan, çocuksuz ölmüş olan kardeşinin (ağabeyinin) karısıyla cinsel birleşimde bulunarak ona çocuk sağlamak zorundaydı. Ancak kadının gebe kalmasını önlemek isteyen Onan, penisini erken çıkararak 'tohumunun yere boşalması'nı sağlamıştı."

"Kendi kendini tatmin" (mastürbasyon), kimi çevrelerce "büyük günah" sayılır. Bu inancın nedeni üzerinde duranlardan kimileri, bu konudaki "günah" inancının Tevrat'taki "Onan" öyküsüne, "Onan'ın Tanrı tarafından cezalandırılmış olması"na dayandığını ileri sürerler. Şöyle denir:

"Çocuk yapmaktan başka bir amaçla cinsel doyuru arayan kimseleri suçlamak isteyen bazı çevreler, (...) Onan'ın Tevrat'ta ölüm cezasına çarptırılmış olmasına işaret ederek mastürbasyon yapmanın bağışlanmayacak kadar kötü bir iş olduğunu iler sürmüşlerdir.

Baştan sona değin bir yanlış anlama sonucu ortaya çıkan suçlamalar, yıllar yılı bir sürü insana acı çektirmiş olup günümüzde de bir sürü ve tüm gereksiz vicdan acılarına neden olmaktadır. Bugün bile mastürbasyon yaptığı için utanç duyan ve sırf bu nedenle kendi kendini hadım eden delikanlılara rastlanmaktadır. Oysa bu, yüzyıllardan beri hemen hemen herkesin yaptığı olağan bir şeydir."

Bu konudaki "günah" inancının Müslümanlığa da geçtiğine tanık oluyoruz. Bir hadis: "Nâkihu'lyedi mel'ûnun." Yani: "Eliyle menisini getiren kimse lanetlenmiştir." İslam "fıkıh" kitaplarında şöyle bir açıklama yer alır:

"Şehvetini dindirmek için insanın kendi kendine menisini getirmesi caiz midir? Böyle bir insanın günaha girmiş olmayacağını umarım. Ama insan, sırf şehvetinin gereğini yerine getirmek için bu işi yaparsa, o zaman iş değişir ve ‘helal’ olmaktan çıkar. Çünkü Peygamber 'Eliyle menisini getiren, lanetlenmiştir!' der. 'Şir'atü'l-İslâm ve öteki fetva kitaplarında da fetva böyle verilmiştir. Zeylaî, bazı ulu kişilerden şöyle bir haber alıp aktarmıştır: 'Peygamberden işittim: Kıyamet günü kimi insanlar, elleri gebe olarak dirilecekler! Bunlar, menilerini avuçlarıyla getiren insanlar olsa gerek.’ (...) Şurası bilinmeli ki, haram olan yalnızca 'meniyi elle getirmek' değildir, bacakla ya da herhangi bir organla meniyi getirmek de aynı hükümdedir."

Turan Dursun - Din ve Cinsellik


Bir sonraki bölüm hazırlandığında linki burada olacaktır.




Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM